<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Cep Forum, Cepforum, Cepfrm, Cep Oyun, Cep Program, Cep Oyun İndir, Cep Oyunlar, Cep Oyunlar İndir, Cep Program İndir, Cep Programlar, Cep Telefonu Oyun İndir, Zil Sesi, Zil Sesleri, Zilsesi, Zilsesleri, Ödev İndir, Ödevindir, Atatürk resimleri, Edebiyat, Atatürk hayatı - ÖSS Soru ve Cevapları]]></title>
		<link>http://www.superfrm.org/</link>
		<description>Cep Forum, Cepforum, Cepfrm, Cep Oyun, Cep Program, Cep Oyun İndir, Cep Oyunlar, Cep Oyunlar İndir, Cep Program İndir, Cep Programlar, Cep Telefonu Oyun İndir, Zil Sesi, Zil Sesleri, Zilsesi, Zilsesleri, Ödev İndir, Ödevindir, Atatürk resimleri, Edebiyat, Atatürk hayatı - http://www.superfrm.org</description>
		<pubDate>Tue, 07 Sep 2010 05:01:14 +0300</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Üniversite Tercihleriniz Yapmadan Mutlaka Göz Atın !]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=7495</link>
			<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 19:14:52 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=7495</guid>
			<description><![CDATA[ Tercih döneminde ösym hataları, sistem belirsizliği herkesin canını sıkıyor. http://www.hangiuniversite.com/?aff=n40 bu sisteme üye olduğunuzda tercih listenizi hazırlayarak sisteme üye olan diğer üyeler arasında kaçıncı olduğunuzu ve tahmini olarak nereye yerleştirileceğinizi öğrenebilirsiniz. Diğer rehberlik hizmetlerini de bu siteden alabiliyorsunuz.http://www.hangiuniversite.com/?aff=n4a0]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ Tercih döneminde ösym hataları, sistem belirsizliği herkesin canını sıkıyor. http://www.hangiuniversite.com/?aff=n40 bu sisteme üye olduğunuzda tercih listenizi hazırlayarak sisteme üye olan diğer üyeler arasında kaçıncı olduğunuzu ve tahmini olarak nereye yerleştirileceğinizi öğrenebilirsiniz. Diğer rehberlik hizmetlerini de bu siteden alabiliyorsunuz.http://www.hangiuniversite.com/?aff=n4a0]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2007 ve 2008 yılı üniversiteye giren sayısı ve istatistik]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=7080</link>
			<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 17:19:44 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=7080</guid>
			<description><![CDATA[      Çizelge 1. Tercih Yapma Hakkına Sahip Olan ve Tercih Gönderen  Aday Sayıları                                Meslek Liseleri              Lise  Sınava  Sınavsız                Giren  Geçiş  Toplam        Tercih  Yapma Hakkı Olanlar  1.144.362  261.020  169.546  1.574.928         Tercih Gönderenler    876.210  207.685  96.049  1.179.944                                                                                        Çizelge 2. Örgün  Yükseköğretim Programlarının Kontenjanları                              Lisans  Önlisans  Toplam          Devlet  Üniversiteleri    225.035  227.028  452.063          Vakıf  Üniversiteleri    32.080  27.552  59.632          KKTC  Üniversiteleri    13.526  2.280  15.806          Diğer  Ülkelerdeki Üniversiteler  1.943  -  1.943          Toplam      272.584  256.860  529.444                                                                                          Çizelge 3. Örgün  Yükseköğretim Programlarına Yerleşen Aday Sayıları                              Lisans    Önlisans    Toplam            Yerleşen  Boş  Yerleşen  Boş  Yerleşen  Boş    Devlet  Üniversiteleri    224.910  125  220.416  6.612  445.326  6.737    Vakıf  Üniversiteleri    30.929  1.151  19.045  8.507  49.974  9.658    KKTC  Üniversiteleri    7.751  5.775  392  1.888  8.143  7.663    Diğer  Ülkelerdeki Üniversiteler  1.640  303          -      -  1.640  303    Toplam      265.230  7.354  239.853  17.007  505.083  24.361                                                                                    Çizelge 4.  Açıköğretim Programlarına Yerleşen Aday Sayıları                              Lisans  Önlisans  Toplam          Kontenjan  Sınırlaması Olmayanlar  195.020  130.318  325.338          Kontenjan  Sınırlaması Olanlar  2.594  500  3.094          Toplam      197.614  130.818  328.432                                                                      Çizelge 5. Okul  Türlerine Göre Başvuran ve Yerleşen Aday Sayıları                        Okul Türü      Yerleşen        ÖSYS'ye    Önlisans            Başvuran  Lisans  Sınavsız  ÖSS İle  AÖF  Toplam  Oran    Lise    880.398  104.212  -  112.583  192.148  408.943  %  46,4    Lise  (Yab.Dil Ağırlıklı)  149.376  53.702  -  13.264  12.849  79.815  %  53,4    Özel Lise    10.719  3.093  -  1.275  1.652  6.020  % 56,2    Anadolu  Lisesi  111.955  58.218  -  4.199  6.291  68.708  % 61,4    Yab.  Dilde Eğt.Özel Lise  24.419  10.698  -  1.856  2.827  15.381  % 63,0    Fen Lisesi    5.978  4.029  -  27  118  4.174  % 69,8    Çzel  Fen Lisesi  2.228  1.144  -  50  148  1.342  % 60,2    Askeri Lise    1.470  300  -  21  48  369  % 25,1    Akşam  Lisesi  233  2  -  8  111  121  % 51,9    Özel  Akşam Lisesi  5.457  397  -  764  1.689  2.850  % 52,2    Sosyal  Bilimler Lisesi  90  83  -  1  1  85  % 94,4    Spor Lisesi    110  6  -  2  16  24  % 21,8    Polis Koleji    98  26  -  4  11  41  % 41,8    Güzel  Sanatlar Liseleri  3.652  25  -  110  291  426  % 11,7    Öğretmen  Liseleri  18.150  11.459  -  219  887  12.565  % 69,2    İmam  Hatip Liseleri  59.481  3.668  -  3.064  24.929  31.661  % 53,2    Ticaret  Meslek Liseleri  78.490  1.581  25.113  589  21.318  48.601  % 61,9    Teknik  Liseler  16.933  1.450  5.911  202  2.749  10.312  % 60,9    Endüstri  Mes.Liseleri  139.620  5.945  42.668  1.496  24.892  75.001  % 53,7    Kız  Meslek Liseleri  87.217  3.451  14.973  1.160  17.088  36.672  % 42,0    Sağlık  Meslek Liseleri  36.161  558  5.339  243  15.408  21.548  % 59,6    Otel  ve Turizm Mes.Lis.  8.479  1.019  3.129  49  1.215  5.412  % 63,8    Sekreterlik  Mes.Lis.  106  2  13  3  48  66  % 62,3    Astsubay  Haz. Okulu  1.165  7  -  30  678  715  % 61,4    Diğer  Meslek Liseleri  4.232  149  1.384  98  986  2.617  % 61,8    Diğer    159  6  -  6  34  46  % 28,9    Genel  Toplam  1.646.376  265.230  98.530  141.323  328.432  833.515  % 50,6                                                                Çizelge 6.  Cinsiyete Göre Başvuran ve Yerleşen Aday Sayıları                          ÖSS'ye Başvuran  Sınavsız Geçişe Başvuran  Yerleşen        Önlisans          Lisans  Sınavsız  ÖSS İle  AÖF  Toplam  Oran    Kız  675.699  49.903  127.778  31.320  66.530  147.603  373.231  %  55,2    Erkek  855.485  65.289  137.452  67.210  74.793  180.829  460.284  %  53,8    Toplam  1.531.184  115.192  265.230  98.530  141.323  328.432  833.515  % 54,4                                                                Çizelge 7. Öğrenim  Durumuna Göre Başvuran ve Yerleşen Aday Sayıları                            ÖSYS'ye  Başvuran   Yerleşen          Lisans  Önlisans  AÖF  Toplam  Oran      Son  Sınıf Düzeyinde  287.132  71.462  47.677  28.837  147.976  %  51,5      Önceki  Yıllarda Yerleşmemiş  913.344  164.750  142.495  185.658  492.903  % 54,0      Daha  Önce Yerleşmiş  377.720  25.614  45.949  93.009  164.572  % 43,6      Bir  Yükseköğretim Programını Bitirmiş  68.104  3.398  3.720  20.896  28.014  % 41,1      Disiplin  Suçu Dışında Atılmış  76  6  12  32  50  %  65,8      TOPLAM    1.646.376  265.230  239.853  328.432  833.515  %  50,6                                                                  Çizelge 8. Okul  Birincilerine İlişkin Sayısal Bilgiler                  ÖSS'ye Başvuran  Sınavsız Geçişe Başvuran  Yerleşen        Önlisans          Lisans  Sınavsız  ÖSS İle  AÖF  Toplam  Oran    Kız  2.442  78  1.892  203  9  67  2.171  %  88,9    Erkek  1.656  84  1.005  300  9  56  1.370  %  82,7    Toplam  4.098  162  2.897  503  18  123  3.541  %  86,4 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[      Çizelge 1. Tercih Yapma Hakkına Sahip Olan ve Tercih Gönderen  Aday Sayıları                                Meslek Liseleri              Lise  Sınava  Sınavsız                Giren  Geçiş  Toplam        Tercih  Yapma Hakkı Olanlar  1.144.362  261.020  169.546  1.574.928         Tercih Gönderenler    876.210  207.685  96.049  1.179.944                                                                                        Çizelge 2. Örgün  Yükseköğretim Programlarının Kontenjanları                              Lisans  Önlisans  Toplam          Devlet  Üniversiteleri    225.035  227.028  452.063          Vakıf  Üniversiteleri    32.080  27.552  59.632          KKTC  Üniversiteleri    13.526  2.280  15.806          Diğer  Ülkelerdeki Üniversiteler  1.943  -  1.943          Toplam      272.584  256.860  529.444                                                                                          Çizelge 3. Örgün  Yükseköğretim Programlarına Yerleşen Aday Sayıları                              Lisans    Önlisans    Toplam            Yerleşen  Boş  Yerleşen  Boş  Yerleşen  Boş    Devlet  Üniversiteleri    224.910  125  220.416  6.612  445.326  6.737    Vakıf  Üniversiteleri    30.929  1.151  19.045  8.507  49.974  9.658    KKTC  Üniversiteleri    7.751  5.775  392  1.888  8.143  7.663    Diğer  Ülkelerdeki Üniversiteler  1.640  303          -      -  1.640  303    Toplam      265.230  7.354  239.853  17.007  505.083  24.361                                                                                    Çizelge 4.  Açıköğretim Programlarına Yerleşen Aday Sayıları                              Lisans  Önlisans  Toplam          Kontenjan  Sınırlaması Olmayanlar  195.020  130.318  325.338          Kontenjan  Sınırlaması Olanlar  2.594  500  3.094          Toplam      197.614  130.818  328.432                                                                      Çizelge 5. Okul  Türlerine Göre Başvuran ve Yerleşen Aday Sayıları                        Okul Türü      Yerleşen        ÖSYS'ye    Önlisans            Başvuran  Lisans  Sınavsız  ÖSS İle  AÖF  Toplam  Oran    Lise    880.398  104.212  -  112.583  192.148  408.943  %  46,4    Lise  (Yab.Dil Ağırlıklı)  149.376  53.702  -  13.264  12.849  79.815  %  53,4    Özel Lise    10.719  3.093  -  1.275  1.652  6.020  % 56,2    Anadolu  Lisesi  111.955  58.218  -  4.199  6.291  68.708  % 61,4    Yab.  Dilde Eğt.Özel Lise  24.419  10.698  -  1.856  2.827  15.381  % 63,0    Fen Lisesi    5.978  4.029  -  27  118  4.174  % 69,8    Çzel  Fen Lisesi  2.228  1.144  -  50  148  1.342  % 60,2    Askeri Lise    1.470  300  -  21  48  369  % 25,1    Akşam  Lisesi  233  2  -  8  111  121  % 51,9    Özel  Akşam Lisesi  5.457  397  -  764  1.689  2.850  % 52,2    Sosyal  Bilimler Lisesi  90  83  -  1  1  85  % 94,4    Spor Lisesi    110  6  -  2  16  24  % 21,8    Polis Koleji    98  26  -  4  11  41  % 41,8    Güzel  Sanatlar Liseleri  3.652  25  -  110  291  426  % 11,7    Öğretmen  Liseleri  18.150  11.459  -  219  887  12.565  % 69,2    İmam  Hatip Liseleri  59.481  3.668  -  3.064  24.929  31.661  % 53,2    Ticaret  Meslek Liseleri  78.490  1.581  25.113  589  21.318  48.601  % 61,9    Teknik  Liseler  16.933  1.450  5.911  202  2.749  10.312  % 60,9    Endüstri  Mes.Liseleri  139.620  5.945  42.668  1.496  24.892  75.001  % 53,7    Kız  Meslek Liseleri  87.217  3.451  14.973  1.160  17.088  36.672  % 42,0    Sağlık  Meslek Liseleri  36.161  558  5.339  243  15.408  21.548  % 59,6    Otel  ve Turizm Mes.Lis.  8.479  1.019  3.129  49  1.215  5.412  % 63,8    Sekreterlik  Mes.Lis.  106  2  13  3  48  66  % 62,3    Astsubay  Haz. Okulu  1.165  7  -  30  678  715  % 61,4    Diğer  Meslek Liseleri  4.232  149  1.384  98  986  2.617  % 61,8    Diğer    159  6  -  6  34  46  % 28,9    Genel  Toplam  1.646.376  265.230  98.530  141.323  328.432  833.515  % 50,6                                                                Çizelge 6.  Cinsiyete Göre Başvuran ve Yerleşen Aday Sayıları                          ÖSS'ye Başvuran  Sınavsız Geçişe Başvuran  Yerleşen        Önlisans          Lisans  Sınavsız  ÖSS İle  AÖF  Toplam  Oran    Kız  675.699  49.903  127.778  31.320  66.530  147.603  373.231  %  55,2    Erkek  855.485  65.289  137.452  67.210  74.793  180.829  460.284  %  53,8    Toplam  1.531.184  115.192  265.230  98.530  141.323  328.432  833.515  % 54,4                                                                Çizelge 7. Öğrenim  Durumuna Göre Başvuran ve Yerleşen Aday Sayıları                            ÖSYS'ye  Başvuran   Yerleşen          Lisans  Önlisans  AÖF  Toplam  Oran      Son  Sınıf Düzeyinde  287.132  71.462  47.677  28.837  147.976  %  51,5      Önceki  Yıllarda Yerleşmemiş  913.344  164.750  142.495  185.658  492.903  % 54,0      Daha  Önce Yerleşmiş  377.720  25.614  45.949  93.009  164.572  % 43,6      Bir  Yükseköğretim Programını Bitirmiş  68.104  3.398  3.720  20.896  28.014  % 41,1      Disiplin  Suçu Dışında Atılmış  76  6  12  32  50  %  65,8      TOPLAM    1.646.376  265.230  239.853  328.432  833.515  %  50,6                                                                  Çizelge 8. Okul  Birincilerine İlişkin Sayısal Bilgiler                  ÖSS'ye Başvuran  Sınavsız Geçişe Başvuran  Yerleşen        Önlisans          Lisans  Sınavsız  ÖSS İle  AÖF  Toplam  Oran    Kız  2.442  78  1.892  203  9  67  2.171  %  88,9    Erkek  1.656  84  1.005  300  9  56  1.370  %  82,7    Toplam  4.098  162  2.897  503  18  123  3.541  %  86,4 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2008 ÖSS SOSYAL BİLİMLER&#8211;1 SOS-1]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=6646</link>
			<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 18:45:07 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=6646</guid>
			<description><![CDATA[ÖSS SOS-1 / 2008SOSYAL BİLİMLER&#8211;1 TESTİ (Sos&#8211;1)1. İlk Çağda Mısır&#8217;da mimari eserler daha çok taştan yapıldığı hâlde Mezopotamya&#8217;da kerpiç ve tuğladan yapılmış, taş, Mısır&#8217;a nazaran daha az kullanılmıştır.Yalnız bu bilgiyle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?A) Mezopotamya taş işçiliği dalında Mısır&#8217;ın etkisinde kalmıştır.B) Mezopotamya&#8217;da sanattan çok bilime önem verilmiştir.C) Mezopotamya mimarisinde dinî duygu ve düşüncelerin etkisi olmuştur.D) Coğrafi durum ve yaşayış şartlarının farklı olması sanatta etkili olmuştur.E) Taşın mimaride kullanılması yapıların tarihî açıdan değerlendirilmelerini kolaylaştırmıştır.2. Aşkabat yakınlarında Anav&#8217;daki bir kurganda yapılan kazıda en alt katta evleri kerpiçten yapılmış bir köy bulunmuştur. Çıkan eşyalar arasında el değirmenleri ve evlerde kömür hâline gelmiş buğday ve arpa taneleri, yine aynı katta üzerleri boyanmış ve şekillerle süslenmiş kilden yapılma çömlekler, insan ve hayvan heykelleri çıkmıştır.Bu durumla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?A) Sanatla uğraşıldığıB) Bir yerleşim alanı olduğuC) Tahıl ürünlerinin tanındığıD) Topluluk hâlinde yaşanıldığıE) Üretim gereçlerinin ortak kullanıldığı3. Türkler uzun süre direndikten sonra, ancak X. yüzyılda topluca İslamiyet&#8217;e girmişlerdir.Aşağıdakilerden hangisi bu direnmeyi doğuran nedenler arasında sayılamaz?A) Din değiştirmenin toplumsal değişikliği de beraberinde getirmesiB) Müslüman olmayanlardan haraç ve cizye vergisinin alınmasıC) İslamiyet&#8217;in kılıç zoruyla kabul ettirilmek istenmesiD) Emevilerin güttüğü Arap milliyetçiliğiE) Bağımsızlığı kaybetme korkusu4. XVII. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti&#8217;nde ekonomik durumun bozulması ve merkezî yönetimin zayıflamasına paralel olarak aşağıdakilerin hangisinde azalma olduğu savunulabilir?A) Vergi miktarıB) Ayanların nüfuzuC) Timarlı sipahi sayısıD) Padişah değişikliğiE) Yeniçerilerin baskısı5. Aşağıdaki gelişmelerden hangisinin, Rusya&#8217;nın özgürlük ve milliyetçilik düşüncesi karşısında bir politika izlediğinin göstergesi olduğu savunulabilir?A) Balkan Slavlarını birleştirmek istemesiB) Lehistan&#8217;ın iç işlerine karışması ve istediği kişiyi Leh Kralı seçtirmek istemesiC) Mora&#8217;da Yunanlıların bağımsız olmak için çıkarttıkları isyanı desteklemesiD) Islahat hareketleriyle Osmanlı Devleti&#8217;nin güçlenmesinden çekinmesiE) Yunanistan&#8217;a katılmak isteyen Giritli Rumları İngiltere ve Fransa&#8217;yla birlikte desteklemesi6. Amasya Genelgesi&#8217;nde milletin özgürlüğünü ve devletin bağımsızlığını sağlamak amacıyla Sivas&#8217;ta bir kongrenin toplanacağı belirtilmiştir.Bu kararın aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesi olduğu savunulabilir?A) Seçimlerin yenilenmesine gerek duyulduğununB) Yerel cemiyetlerin kurulması gerektiğininC) Mebuslar Meclisinde Misakımillî&#8217;nin ilan edildiğininD) Yurt çapında başka kongrelerin değişik zamanlarda toplandığınınE) İstanbul Hükümetinin sorumluluğunu yerine getirmediğinin7. Londra Konferansı&#8217;nda, Sevr Antlaşması&#8217;nın bazı maddelerinde değişiklikler yapılması önerilmiş, bu önerileri Türk delegeler Ankara&#8217;ya bildirmeden Yunanlılar saldırıya geçmiştir.Yunanlıların hemen saldırıya geçmesinde, aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu savunulamaz?A) Tekâlif-i Milliye Emirleri (Ulusal Vergi Emirleri)&#8217; nin uygulamaya konmasıB) Yunanistan&#8217;ın Birinci İnönü Savaşı&#8217;nın yenilgisini unutturmak istemesiC) Türkiye&#8217;nin Misakımillî&#8217;yi dünya kamuoyuna duyurmasıD) Konferansın hiçbir sonuca varılmadan dağılmasıE) Anlaşma Devletlerinin Yunanistan&#8217;ı kışkırtması8. 1923 yılında Seçim Kanunu&#8217;nda yapılan değişiklikle yirmi beş yaş yerine on sekiz yaşını tamamlayan her erkek vatandaş milletvekili seçme hakkını kazanmıştır. Aşağıdakilerden hangisinin, Seçim Kanunu&#8217;nda yapılan bu değişikliğin sonuçlarından biri olduğu savunulabilir?A) Seçilen milletvekillerinin aynı siyasi görüşte olmasıB) Kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasına önem verilmesiC) Milletvekili sayısının artırılması için yeni seçim yöntemlerinin denenmesiD) Milletvekili seçiminde seçmen sayısının artırılmasıE) Seçmende okur-yazar olma özelliğinin aranması9. Lozan Antlaşması&#8217;nda aşağıdaki konuların hangisiyle ilgili kararın, Türkiye&#8217;nin egemenliğiyle bağdaştığı savunulamaz?A) Azınlık haklarıB) KapitülasyonlarC) Boğazların yönetimiD) Yunanistan ile sınırE) Borçların ödenme biçimi10. Atatürkçü milliyetçilik anlayışı, toplumu sadece ırk çizgileriyle değil din ve mezhep çizgileriyle bölmeyi de reddeder.Bu duruma göre aşağıdakilerden hangisinin öneminin vurgulandığı savunulabilir?A) Sınırları belli ve bölünmez vatan anlayışınınB) Ulusal ve insani değerleri kaynaştırmanınC) Devletin ulusal ve bağımsız olmasının öngörüldüğününD) Siyasi varlığının dışındaki Türklerin yönetimlerine saygılı olmanınE) Bir milletin mutluluğunun diğer milletlerin de mutluluğuna bağlı olduğuna inanmanın 11.I. Saltanatın kaldırılarak Cumhuriyet&#8217;in ilan edilmesiII. Toplumsal ve siyasal hayatta cinsiyet farkının kaldırılmasıIII. Gelen çağrı üzerine Türkiye&#8217;nin Milletler Cemiyetine üye olmasıYukarıdakilerden hangilerinin amacı demokrasinin sağlanmasıdır?A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve IID) I ve III E) I, II ve III12. Devletçilik ilkesi, mülkiyet hakkının ulusun yararlarına aykırı biçimde kullanılmasına karşıdır.Bu durumun,I. halkçılık,II. laiklik,III. inkılapçılıkilkelerinden hangilerinin doğrudan bir gereği olduğu savunulabilir?A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız IIID) I ve II E) II ve III13. Atatürk, &#8220;Bizi yok etmek gibi bir görüş karşısında varlığımızı silahla korumak ve savunmak pek tabiidir.Bundan daha haklı ve tabii bir hareket olamaz.&#8221; demiştir.Atatürk&#8217;ün bu sözü,I. bölgesel ittifakları destekleme,II. ülke bütünlüğünü koruma,III. bağımsızlığı ilke edinmedurumlarının hangilerinden ödün verilmemesi gerektiğini gösterir?A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız IIID) I ve II E) II ve III14. X noktası 20º Doğu meridyeni ile 40º Kuzey paraleli,Y noktası ise 10º Doğu meridyeni ile 30º Kuzey paraleli üzerindedir.Bu koordinatlar göz önüne alındığında Y noktası, X noktasına göre hangi yöndedir?A) Güneybatı B) GüneydoğuC) Kuzeybatı D) KuzeydoğuE) Doğu15. Aşağıdaki şekil, bir yerde, herhangi bir anda etkili olan basınç merkezini ve yatay yöndeki hava hareketlerini göstermektedir.Buna göre, bu basınç merkezinin;I. bulunduğu yarım küre,II. ortalama sıcaklık değeri,III. kara ya da deniz üzerinde olma,IV. yüksek ya da alçak basınç merkezi olma özelliklerinden hangileri kesinlikle belirlenebilir?A) I ve II B) I ve III C) I ve IVD) II ve III E) III ve IV 16. Aşağıda ekvatoral bölgede görülen ve birbirini doğuran olaylar sırasıyla verilmiştir.I. Güneş ışınları yıl boyunca dik ve dike yakın açıyla gelir.II. Sürekli olarak termik alçak basınç alanıdır.III. Yıllık yağış tutarı 2000 mm dolayındadır.IV. Çizgisel hız kutuplara göre fazladır.V. Yıl boyunca yeşil kalabilen yağmur ormanları görülür.Buna göre, kaç numaralı olayın bu sıralamada yeri yoktur?A) I B) II C) III D) IV E) V17. Aşağıda bir yöreye ait izohips haritası verilmiştir.1600ZYVK1800Bu izohips haritasıyla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?A) Y dağının güney yamacı kuzey yamacından daha diktir.B) Yörede üç tane kapalı çukur alan bulunmaktadır.C) Yöredeki en yüksek dağ V&#8217;dir.D) Z noktasının yükseltisi 2000 metrenin altındadır.E) Vadiler geniş tabanlıdır.18. Aşağıdakilerin hangisinde verilen doğal afetlerle, Endonezya&#8217;da büyük yıkımlara yol açan tsunami aynı nedene bağlı olarak oluşmaktadır?A) İsviçre&#8217;de kış aylarında çığ olaylarının görülmesiB) Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin güneydoğu kıyılarının sık sık kasırgalardan etkilenmesiC) Afganistan&#8217;da yaz aylarında şiddetli kuraklıkların yaşanmasıD) Hindistan&#8217;da sellerin büyük can ve mal kaybına neden olmasıE) Japonya&#8217;da her yıl çeşitli büyüklükte depremler olması19. (I) Oba, göçebe aileler tarafından kullanılan kırsal yerleşme türüdür. (II) Oba yerleşmeleri, Orta Karadeniz ve Adana bölümlerinde yaygındır. (III) Türkiye&#8217;deki oba yerleşmelerinin yarısından fazlası bu iki bölümde yer almaktadır. (IV) Asıl ekonomik fonksiyonu hayvancılık olan bu yerleşme şeklinde barınma gereksinimini genellikle çadırlar karşılamaktadır. (V) Sürüleri daha çok küçükbaş hayvanlardan oluşan obalarda çadırların yanı sıra ağıl da bulunmaktadır.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde coğrafyanın dağılış ilkesi kullanılmıştır?A) I ve II B) I ve IV C) II ve IIID) III ve V E) IV ve V20.I. Ürün toplama süresiII. Kırsal nüfusIII. Ekim alanıIV. Tarımsal üretimBir bölgede tarımda makine kullanımının yaygınlaşmasıyla yukarıdakilerden hangilerinde azalma beklenir?A) I ve II B) I ve III C) II ve IIID) II ve IV E) III ve IV21. Termik santraller, hidroelektrik santrallere göre daha fazla hava kirliliğine neden olur.Buna göre, aşağıdaki yerleşmelerden hangisinde, santrallere dayalı hava kirliliğinin daha az olması beklenir?A) Yatağan B) ManavgatC) Soma D) ElbistanE) Tavşanlı22. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının aşağıdaki özelliklerinden hangisi diğer dördünün nedeni olarak gösterilebilir?A) Balıkların mevsimlik göç dönemlerinde, yoğun birer avlanma alanı olmalarıB) Karadeniz&#8217;i Ege Denizi&#8217;ne bağlamalarıC) Deniz ticareti bakımından stratejik önem taşımalarıD) Alt ve üst akıntıların olmasıE) Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerin okyanuslara açılabildikleri tek su yolu olması23. Tarım ve hayvancılık etkinlikleri göz önüne alındığında,Türkiye&#8217;de,I. keten dokuma,II. ipekli dokuma,III. deri işlemeciliği,IV. pamuklu dokuma sektörlerinden hangi ikisinin ham madde üretimi diğerlerinden daha fazladır?A) I ve II B) I ve III C) II ve IIID) II ve IV E) III ve IV24. Felsefe yapmanın koşullarından ilki, aklımızı kurcalayan her soruyu dile getirme cesareti göstermek; diğeri de herkesçe doğal kabul edilen şeyleri tekrar göz önüne getirmek ve onlara sorun muamelesi etmektir. Ve nihayetinde, felsefe yapabilmek için avare olmalıdır tin. Bir hedefin peşinde koşuyor ve istem tarafından yönlendiriliyor olmamalı yani hiçbir şey onun dikkatini dağıtmamalı, kendini öğrenmeye vermelidir.Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi felsefe yapmanın koşulları arasında yer almaz?A) Özgürce soru sorabilmeB) Olaylara herkesten farklı bakabilmeC) Sorularını cesaretle dile getirebilmeD) Yönlendirmelere açık olabilmeE) Saplantılardan uzak durabilme25. Bir bilim adamı, buluşuyla ilgili olarak &#8220;Başkalarının otobana dönüştürebilecekleri bir patika açtım.&#8221; diyor.Bilim adamı bu sözüyle, aşağıdakilerden hangisini benimsediğini gösterir?A) Bilimin birikimli olarak ilerlediğiniB) Bilimsel çalışmanın kişiye özgü uğraş olduğunuC) Bilimsel çalışmanın, başkalarını düşünerek yapılması gerektiğiniD) Bilimsel çalışmanın sistemli olması gerektiğiniE) Bilimin teknolojiyle yakından ilişkili olduğunu26. Bizim varlık düzenimiz nesneleri kendine uydurur, her şeyi kendine göre değiştirir. Aslında dünyanın ne olduğunu bilemez oluruz, çünkü her şey bize duyularımızla bozulmuş, aslından ayrılmış olarak gelir. Pergel, gönye, cetvel bozuk oldu mu onlara göre yapılan bütün yapılar da ister istemez kusurlu, sakat olur. Duyularımız kesin olmadığı için onların ortaya koyduğu hiçbir şey de kesin değildir. Peki ama bu ayrılıklar karşısında doğruluk hükmünü kim verecek?Bu parçada, &#8220;bilgi kuramı&#8221; ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?A) Bilginin doğruluk değerineB) Duyu bilgisinin eleştirisineC) Bilginin göreceli oluşunaD) Bilginin kaynağınaE) Bilginin uygulanabilirliğine27. Umberto Eco&#8217;ya göre insan zihni, kendi dünyasını belirler, sonra da bu kendi belirlediği dünya içinde değerlerini oluşturur. Küçük bir çocuğun kendi hayalinde oluşturduğu canavarlardan korkması gibi, yetişkinler de kendi hayalinin ürünü olana, bunun hayal ürünü olduğunu bilseler bile inanmayı sürdürürler. Bu parçadan aşağıdaki sonuçların hangisi çıkarılabilir?A) İnançların gizli kalması gerektiğiB) İnanmanın temelinde korkunun bulunduğuC) İnancın nesnesinin, zihnin ürünü olduğuD) İnsanın bir şeylere inanmak zorunda olduğuE) İnanmanın, insanı diğer canlılardan ayıran özellik olduğu28. Okunu hedeften öteye atan okçu, okunu hedefe ulaştıramayan okçudan daha başarılı sayılmaz. İnsanın gözü karanlıkta da iyi görmez, fazla ışıkta da. İyiliğin aşırısı olmaz, aşırı oldu mu zaten iyi değil demektir. Erdemli kişi bunların farkında olan kişidir. Bu parçada sözü edilen &#8220;farkındalık&#8221; durumu aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilendirilebilir?A) Amaca sahip olmaylaB) Kötülükten kaçınmaylaC) İsteklerini bastırmaylaD) Kendini düşünmeyleE) Ölçülü olmayla29. Doğalcılığı modern resmin karşıtı olarak görenler var. Şimdiye kadar doğal bir sanat eseri gören var mı, bilmek isterdim doğrusu. Doğa ve sanat iki ayrı şeydir, aynı olamazlar. Doğadan ayrı bir şey olan düşüncemizi sanat yoluyla dışa vururuz. Doğayı olduğu gibi resimlemeye inanan sanat bile her zaman sanat olmuştur, doğa değil.Bu parçadan çıkarılacak sonuç aşağıdakilerden hangisidir?A) Doğa ve sanat özdeş kavramlardır.B) Sanat doğanın kopyasıdır.C) Sanat doğadan üstündür.D) Sanat ve doğa farklı varlık alanlarıdır.E) Modern resim, resim sanatının son aşamasıdır.30. Descartes, mutlak anlamda kesin olan başlangıç doğrusuna ulaşabilmek için, doğru olduğu açık ve seçik bir biçimde bilinmeyen hiçbir şeyi doğru kabul etmemek gerektiğini düşünür. Kuşku duymayacağı açık ve seçik bilgiden hareket etmek ister. Bu nedenle her şeyden kuşku duymaya, yanlış ya da kuşkulu olması muhtemel olduğunu düşündüğü her şeyi reddetmeye karar verir. Ancak yine de kuşku duyamayacağı tek şey olduğunu söyler. Bu da kuşku duyduğundan kuşku duymamasıdır.Bu parçaya dayanarak Descartes&#8217;la ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi ileri sürülebilir?A) Açık seçik bilgiye ulaşabildiğiB) Kuşkuyu sonuna kadar götürdüğüC) Akıl bilgisini diğerlerinden üstün gördüğüD) Doğuştan fikirlerinin var olduğunu kabul ettiğiE) Süjeden bağımsız nesneler dünyasının varlığını kabul ettiğiSOSYAL BİLİMLER&#8211;1 TESTİ BİTTİ.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ÖSS SOS-1 / 2008SOSYAL BİLİMLER&#8211;1 TESTİ (Sos&#8211;1)1. İlk Çağda Mısır&#8217;da mimari eserler daha çok taştan yapıldığı hâlde Mezopotamya&#8217;da kerpiç ve tuğladan yapılmış, taş, Mısır&#8217;a nazaran daha az kullanılmıştır.Yalnız bu bilgiyle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?A) Mezopotamya taş işçiliği dalında Mısır&#8217;ın etkisinde kalmıştır.B) Mezopotamya&#8217;da sanattan çok bilime önem verilmiştir.C) Mezopotamya mimarisinde dinî duygu ve düşüncelerin etkisi olmuştur.D) Coğrafi durum ve yaşayış şartlarının farklı olması sanatta etkili olmuştur.E) Taşın mimaride kullanılması yapıların tarihî açıdan değerlendirilmelerini kolaylaştırmıştır.2. Aşkabat yakınlarında Anav&#8217;daki bir kurganda yapılan kazıda en alt katta evleri kerpiçten yapılmış bir köy bulunmuştur. Çıkan eşyalar arasında el değirmenleri ve evlerde kömür hâline gelmiş buğday ve arpa taneleri, yine aynı katta üzerleri boyanmış ve şekillerle süslenmiş kilden yapılma çömlekler, insan ve hayvan heykelleri çıkmıştır.Bu durumla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?A) Sanatla uğraşıldığıB) Bir yerleşim alanı olduğuC) Tahıl ürünlerinin tanındığıD) Topluluk hâlinde yaşanıldığıE) Üretim gereçlerinin ortak kullanıldığı3. Türkler uzun süre direndikten sonra, ancak X. yüzyılda topluca İslamiyet&#8217;e girmişlerdir.Aşağıdakilerden hangisi bu direnmeyi doğuran nedenler arasında sayılamaz?A) Din değiştirmenin toplumsal değişikliği de beraberinde getirmesiB) Müslüman olmayanlardan haraç ve cizye vergisinin alınmasıC) İslamiyet&#8217;in kılıç zoruyla kabul ettirilmek istenmesiD) Emevilerin güttüğü Arap milliyetçiliğiE) Bağımsızlığı kaybetme korkusu4. XVII. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti&#8217;nde ekonomik durumun bozulması ve merkezî yönetimin zayıflamasına paralel olarak aşağıdakilerin hangisinde azalma olduğu savunulabilir?A) Vergi miktarıB) Ayanların nüfuzuC) Timarlı sipahi sayısıD) Padişah değişikliğiE) Yeniçerilerin baskısı5. Aşağıdaki gelişmelerden hangisinin, Rusya&#8217;nın özgürlük ve milliyetçilik düşüncesi karşısında bir politika izlediğinin göstergesi olduğu savunulabilir?A) Balkan Slavlarını birleştirmek istemesiB) Lehistan&#8217;ın iç işlerine karışması ve istediği kişiyi Leh Kralı seçtirmek istemesiC) Mora&#8217;da Yunanlıların bağımsız olmak için çıkarttıkları isyanı desteklemesiD) Islahat hareketleriyle Osmanlı Devleti&#8217;nin güçlenmesinden çekinmesiE) Yunanistan&#8217;a katılmak isteyen Giritli Rumları İngiltere ve Fransa&#8217;yla birlikte desteklemesi6. Amasya Genelgesi&#8217;nde milletin özgürlüğünü ve devletin bağımsızlığını sağlamak amacıyla Sivas&#8217;ta bir kongrenin toplanacağı belirtilmiştir.Bu kararın aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesi olduğu savunulabilir?A) Seçimlerin yenilenmesine gerek duyulduğununB) Yerel cemiyetlerin kurulması gerektiğininC) Mebuslar Meclisinde Misakımillî&#8217;nin ilan edildiğininD) Yurt çapında başka kongrelerin değişik zamanlarda toplandığınınE) İstanbul Hükümetinin sorumluluğunu yerine getirmediğinin7. Londra Konferansı&#8217;nda, Sevr Antlaşması&#8217;nın bazı maddelerinde değişiklikler yapılması önerilmiş, bu önerileri Türk delegeler Ankara&#8217;ya bildirmeden Yunanlılar saldırıya geçmiştir.Yunanlıların hemen saldırıya geçmesinde, aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu savunulamaz?A) Tekâlif-i Milliye Emirleri (Ulusal Vergi Emirleri)&#8217; nin uygulamaya konmasıB) Yunanistan&#8217;ın Birinci İnönü Savaşı&#8217;nın yenilgisini unutturmak istemesiC) Türkiye&#8217;nin Misakımillî&#8217;yi dünya kamuoyuna duyurmasıD) Konferansın hiçbir sonuca varılmadan dağılmasıE) Anlaşma Devletlerinin Yunanistan&#8217;ı kışkırtması8. 1923 yılında Seçim Kanunu&#8217;nda yapılan değişiklikle yirmi beş yaş yerine on sekiz yaşını tamamlayan her erkek vatandaş milletvekili seçme hakkını kazanmıştır. Aşağıdakilerden hangisinin, Seçim Kanunu&#8217;nda yapılan bu değişikliğin sonuçlarından biri olduğu savunulabilir?A) Seçilen milletvekillerinin aynı siyasi görüşte olmasıB) Kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasına önem verilmesiC) Milletvekili sayısının artırılması için yeni seçim yöntemlerinin denenmesiD) Milletvekili seçiminde seçmen sayısının artırılmasıE) Seçmende okur-yazar olma özelliğinin aranması9. Lozan Antlaşması&#8217;nda aşağıdaki konuların hangisiyle ilgili kararın, Türkiye&#8217;nin egemenliğiyle bağdaştığı savunulamaz?A) Azınlık haklarıB) KapitülasyonlarC) Boğazların yönetimiD) Yunanistan ile sınırE) Borçların ödenme biçimi10. Atatürkçü milliyetçilik anlayışı, toplumu sadece ırk çizgileriyle değil din ve mezhep çizgileriyle bölmeyi de reddeder.Bu duruma göre aşağıdakilerden hangisinin öneminin vurgulandığı savunulabilir?A) Sınırları belli ve bölünmez vatan anlayışınınB) Ulusal ve insani değerleri kaynaştırmanınC) Devletin ulusal ve bağımsız olmasının öngörüldüğününD) Siyasi varlığının dışındaki Türklerin yönetimlerine saygılı olmanınE) Bir milletin mutluluğunun diğer milletlerin de mutluluğuna bağlı olduğuna inanmanın 11.I. Saltanatın kaldırılarak Cumhuriyet&#8217;in ilan edilmesiII. Toplumsal ve siyasal hayatta cinsiyet farkının kaldırılmasıIII. Gelen çağrı üzerine Türkiye&#8217;nin Milletler Cemiyetine üye olmasıYukarıdakilerden hangilerinin amacı demokrasinin sağlanmasıdır?A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve IID) I ve III E) I, II ve III12. Devletçilik ilkesi, mülkiyet hakkının ulusun yararlarına aykırı biçimde kullanılmasına karşıdır.Bu durumun,I. halkçılık,II. laiklik,III. inkılapçılıkilkelerinden hangilerinin doğrudan bir gereği olduğu savunulabilir?A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız IIID) I ve II E) II ve III13. Atatürk, &#8220;Bizi yok etmek gibi bir görüş karşısında varlığımızı silahla korumak ve savunmak pek tabiidir.Bundan daha haklı ve tabii bir hareket olamaz.&#8221; demiştir.Atatürk&#8217;ün bu sözü,I. bölgesel ittifakları destekleme,II. ülke bütünlüğünü koruma,III. bağımsızlığı ilke edinmedurumlarının hangilerinden ödün verilmemesi gerektiğini gösterir?A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız IIID) I ve II E) II ve III14. X noktası 20º Doğu meridyeni ile 40º Kuzey paraleli,Y noktası ise 10º Doğu meridyeni ile 30º Kuzey paraleli üzerindedir.Bu koordinatlar göz önüne alındığında Y noktası, X noktasına göre hangi yöndedir?A) Güneybatı B) GüneydoğuC) Kuzeybatı D) KuzeydoğuE) Doğu15. Aşağıdaki şekil, bir yerde, herhangi bir anda etkili olan basınç merkezini ve yatay yöndeki hava hareketlerini göstermektedir.Buna göre, bu basınç merkezinin;I. bulunduğu yarım küre,II. ortalama sıcaklık değeri,III. kara ya da deniz üzerinde olma,IV. yüksek ya da alçak basınç merkezi olma özelliklerinden hangileri kesinlikle belirlenebilir?A) I ve II B) I ve III C) I ve IVD) II ve III E) III ve IV 16. Aşağıda ekvatoral bölgede görülen ve birbirini doğuran olaylar sırasıyla verilmiştir.I. Güneş ışınları yıl boyunca dik ve dike yakın açıyla gelir.II. Sürekli olarak termik alçak basınç alanıdır.III. Yıllık yağış tutarı 2000 mm dolayındadır.IV. Çizgisel hız kutuplara göre fazladır.V. Yıl boyunca yeşil kalabilen yağmur ormanları görülür.Buna göre, kaç numaralı olayın bu sıralamada yeri yoktur?A) I B) II C) III D) IV E) V17. Aşağıda bir yöreye ait izohips haritası verilmiştir.1600ZYVK1800Bu izohips haritasıyla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?A) Y dağının güney yamacı kuzey yamacından daha diktir.B) Yörede üç tane kapalı çukur alan bulunmaktadır.C) Yöredeki en yüksek dağ V&#8217;dir.D) Z noktasının yükseltisi 2000 metrenin altındadır.E) Vadiler geniş tabanlıdır.18. Aşağıdakilerin hangisinde verilen doğal afetlerle, Endonezya&#8217;da büyük yıkımlara yol açan tsunami aynı nedene bağlı olarak oluşmaktadır?A) İsviçre&#8217;de kış aylarında çığ olaylarının görülmesiB) Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin güneydoğu kıyılarının sık sık kasırgalardan etkilenmesiC) Afganistan&#8217;da yaz aylarında şiddetli kuraklıkların yaşanmasıD) Hindistan&#8217;da sellerin büyük can ve mal kaybına neden olmasıE) Japonya&#8217;da her yıl çeşitli büyüklükte depremler olması19. (I) Oba, göçebe aileler tarafından kullanılan kırsal yerleşme türüdür. (II) Oba yerleşmeleri, Orta Karadeniz ve Adana bölümlerinde yaygındır. (III) Türkiye&#8217;deki oba yerleşmelerinin yarısından fazlası bu iki bölümde yer almaktadır. (IV) Asıl ekonomik fonksiyonu hayvancılık olan bu yerleşme şeklinde barınma gereksinimini genellikle çadırlar karşılamaktadır. (V) Sürüleri daha çok küçükbaş hayvanlardan oluşan obalarda çadırların yanı sıra ağıl da bulunmaktadır.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde coğrafyanın dağılış ilkesi kullanılmıştır?A) I ve II B) I ve IV C) II ve IIID) III ve V E) IV ve V20.I. Ürün toplama süresiII. Kırsal nüfusIII. Ekim alanıIV. Tarımsal üretimBir bölgede tarımda makine kullanımının yaygınlaşmasıyla yukarıdakilerden hangilerinde azalma beklenir?A) I ve II B) I ve III C) II ve IIID) II ve IV E) III ve IV21. Termik santraller, hidroelektrik santrallere göre daha fazla hava kirliliğine neden olur.Buna göre, aşağıdaki yerleşmelerden hangisinde, santrallere dayalı hava kirliliğinin daha az olması beklenir?A) Yatağan B) ManavgatC) Soma D) ElbistanE) Tavşanlı22. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının aşağıdaki özelliklerinden hangisi diğer dördünün nedeni olarak gösterilebilir?A) Balıkların mevsimlik göç dönemlerinde, yoğun birer avlanma alanı olmalarıB) Karadeniz&#8217;i Ege Denizi&#8217;ne bağlamalarıC) Deniz ticareti bakımından stratejik önem taşımalarıD) Alt ve üst akıntıların olmasıE) Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerin okyanuslara açılabildikleri tek su yolu olması23. Tarım ve hayvancılık etkinlikleri göz önüne alındığında,Türkiye&#8217;de,I. keten dokuma,II. ipekli dokuma,III. deri işlemeciliği,IV. pamuklu dokuma sektörlerinden hangi ikisinin ham madde üretimi diğerlerinden daha fazladır?A) I ve II B) I ve III C) II ve IIID) II ve IV E) III ve IV24. Felsefe yapmanın koşullarından ilki, aklımızı kurcalayan her soruyu dile getirme cesareti göstermek; diğeri de herkesçe doğal kabul edilen şeyleri tekrar göz önüne getirmek ve onlara sorun muamelesi etmektir. Ve nihayetinde, felsefe yapabilmek için avare olmalıdır tin. Bir hedefin peşinde koşuyor ve istem tarafından yönlendiriliyor olmamalı yani hiçbir şey onun dikkatini dağıtmamalı, kendini öğrenmeye vermelidir.Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi felsefe yapmanın koşulları arasında yer almaz?A) Özgürce soru sorabilmeB) Olaylara herkesten farklı bakabilmeC) Sorularını cesaretle dile getirebilmeD) Yönlendirmelere açık olabilmeE) Saplantılardan uzak durabilme25. Bir bilim adamı, buluşuyla ilgili olarak &#8220;Başkalarının otobana dönüştürebilecekleri bir patika açtım.&#8221; diyor.Bilim adamı bu sözüyle, aşağıdakilerden hangisini benimsediğini gösterir?A) Bilimin birikimli olarak ilerlediğiniB) Bilimsel çalışmanın kişiye özgü uğraş olduğunuC) Bilimsel çalışmanın, başkalarını düşünerek yapılması gerektiğiniD) Bilimsel çalışmanın sistemli olması gerektiğiniE) Bilimin teknolojiyle yakından ilişkili olduğunu26. Bizim varlık düzenimiz nesneleri kendine uydurur, her şeyi kendine göre değiştirir. Aslında dünyanın ne olduğunu bilemez oluruz, çünkü her şey bize duyularımızla bozulmuş, aslından ayrılmış olarak gelir. Pergel, gönye, cetvel bozuk oldu mu onlara göre yapılan bütün yapılar da ister istemez kusurlu, sakat olur. Duyularımız kesin olmadığı için onların ortaya koyduğu hiçbir şey de kesin değildir. Peki ama bu ayrılıklar karşısında doğruluk hükmünü kim verecek?Bu parçada, &#8220;bilgi kuramı&#8221; ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?A) Bilginin doğruluk değerineB) Duyu bilgisinin eleştirisineC) Bilginin göreceli oluşunaD) Bilginin kaynağınaE) Bilginin uygulanabilirliğine27. Umberto Eco&#8217;ya göre insan zihni, kendi dünyasını belirler, sonra da bu kendi belirlediği dünya içinde değerlerini oluşturur. Küçük bir çocuğun kendi hayalinde oluşturduğu canavarlardan korkması gibi, yetişkinler de kendi hayalinin ürünü olana, bunun hayal ürünü olduğunu bilseler bile inanmayı sürdürürler. Bu parçadan aşağıdaki sonuçların hangisi çıkarılabilir?A) İnançların gizli kalması gerektiğiB) İnanmanın temelinde korkunun bulunduğuC) İnancın nesnesinin, zihnin ürünü olduğuD) İnsanın bir şeylere inanmak zorunda olduğuE) İnanmanın, insanı diğer canlılardan ayıran özellik olduğu28. Okunu hedeften öteye atan okçu, okunu hedefe ulaştıramayan okçudan daha başarılı sayılmaz. İnsanın gözü karanlıkta da iyi görmez, fazla ışıkta da. İyiliğin aşırısı olmaz, aşırı oldu mu zaten iyi değil demektir. Erdemli kişi bunların farkında olan kişidir. Bu parçada sözü edilen &#8220;farkındalık&#8221; durumu aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilendirilebilir?A) Amaca sahip olmaylaB) Kötülükten kaçınmaylaC) İsteklerini bastırmaylaD) Kendini düşünmeyleE) Ölçülü olmayla29. Doğalcılığı modern resmin karşıtı olarak görenler var. Şimdiye kadar doğal bir sanat eseri gören var mı, bilmek isterdim doğrusu. Doğa ve sanat iki ayrı şeydir, aynı olamazlar. Doğadan ayrı bir şey olan düşüncemizi sanat yoluyla dışa vururuz. Doğayı olduğu gibi resimlemeye inanan sanat bile her zaman sanat olmuştur, doğa değil.Bu parçadan çıkarılacak sonuç aşağıdakilerden hangisidir?A) Doğa ve sanat özdeş kavramlardır.B) Sanat doğanın kopyasıdır.C) Sanat doğadan üstündür.D) Sanat ve doğa farklı varlık alanlarıdır.E) Modern resim, resim sanatının son aşamasıdır.30. Descartes, mutlak anlamda kesin olan başlangıç doğrusuna ulaşabilmek için, doğru olduğu açık ve seçik bir biçimde bilinmeyen hiçbir şeyi doğru kabul etmemek gerektiğini düşünür. Kuşku duymayacağı açık ve seçik bilgiden hareket etmek ister. Bu nedenle her şeyden kuşku duymaya, yanlış ya da kuşkulu olması muhtemel olduğunu düşündüğü her şeyi reddetmeye karar verir. Ancak yine de kuşku duyamayacağı tek şey olduğunu söyler. Bu da kuşku duyduğundan kuşku duymamasıdır.Bu parçaya dayanarak Descartes&#8217;la ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi ileri sürülebilir?A) Açık seçik bilgiye ulaşabildiğiB) Kuşkuyu sonuna kadar götürdüğüC) Akıl bilgisini diğerlerinden üstün gördüğüD) Doğuştan fikirlerinin var olduğunu kabul ettiğiE) Süjeden bağımsız nesneler dünyasının varlığını kabul ettiğiSOSYAL BİLİMLER&#8211;1 TESTİ BİTTİ.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ilizyon]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=6645</link>
			<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 18:23:06 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=6645</guid>
			<description><![CDATA[Halkalar Ortadaki siyah noktaya odaklanın ve başınızı ileri geri hareket ettirin.Halkalar dönüyorlarmı?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Halkalar Ortadaki siyah noktaya odaklanın ve başınızı ileri geri hareket ettirin.Halkalar dönüyorlarmı?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[öss 2008 Matematik 2 (mat - 2) Soruları ve cevapları]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=6644</link>
			<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 17:38:35 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=6644</guid>
			<description><![CDATA[                                                                                                                                                                            ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[                                                                                                                                                                            ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[öss 2008 Matematik 1 (mat - 1) Soruları ve cevapları]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=6643</link>
			<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 17:37:04 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=6643</guid>
			<description><![CDATA[                                                                                     ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[                                                                                     ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2008 ÖSS puan hesaplama programı]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=6642</link>
			<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 17:25:20 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=6642</guid>
			<description><![CDATA[2008 ÖSS puan hesaplama programıÖssPuan Hesaplama Programi 1.0 2008 Bu program ile deneme sinav sonuclarihesaplanmadan kendi basiniza puanlarinizi ogrenebileceksiniz. Kucuk veucretsiz olmasi ve oldukca kolay kullanimi sayesinde her OSS'ye girecekogrencinin edinmesi gereken bir program. OSS denemelerinizdencikarttiginiz dogru yanlis sayisini girerek sizin* SAYISAL 1* SOZEL 1* ESIT AGIRLIK 1* SAYISAL 2* SOZEL 2* ESIT AGIRLIK 2Oss puanlarinizi 2008 Puanlama sistemine gore otomatik olarak hesaplayan programdir.Programı İndir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2008 ÖSS puan hesaplama programıÖssPuan Hesaplama Programi 1.0 2008 Bu program ile deneme sinav sonuclarihesaplanmadan kendi basiniza puanlarinizi ogrenebileceksiniz. Kucuk veucretsiz olmasi ve oldukca kolay kullanimi sayesinde her OSS'ye girecekogrencinin edinmesi gereken bir program. OSS denemelerinizdencikarttiginiz dogru yanlis sayisini girerek sizin* SAYISAL 1* SOZEL 1* ESIT AGIRLIK 1* SAYISAL 2* SOZEL 2* ESIT AGIRLIK 2Oss puanlarinizi 2008 Puanlama sistemine gore otomatik olarak hesaplayan programdir.Programı İndir]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2008 öss - oss soru ve cevap anahtarı]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=6641</link>
			<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 17:23:57 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=6641</guid>
			<description><![CDATA[2008 (ÖSS) - SORU KİTAPÇIKLARI VE YANITLARIBirinci BölümTürkçe Testi (Tür)Sosyal Bilimler Testi (Sos-1)Matematik Testi (Mat-1)Fen Bilimleri Testi (Fen-1)İkinci BölümEdebiyat Sosyal Bilimler Testi (Ed-Sos)Sosyal Bilimler Testi (Sos-2)Matematik Testi (Mat-2)Fen Bilimleri Testi (Fen-2)Cevap Anahtarı (İndir | Download)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2008 (ÖSS) - SORU KİTAPÇIKLARI VE YANITLARIBirinci BölümTürkçe Testi (Tür)Sosyal Bilimler Testi (Sos-1)Matematik Testi (Mat-1)Fen Bilimleri Testi (Fen-1)İkinci BölümEdebiyat Sosyal Bilimler Testi (Ed-Sos)Sosyal Bilimler Testi (Sos-2)Matematik Testi (Mat-2)Fen Bilimleri Testi (Fen-2)Cevap Anahtarı (İndir | Download)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ÖSS'de çıkmış anlatım bozukluğu soruları ve çözümleri - cevapları]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=6533</link>
			<pubDate>Thu, 04 Dec 2008 17:05:24 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=6533</guid>
			<description><![CDATA[Anlatım Bozuklukları ÖSS Soruları ve Cevapları &#8220;... yağmurlu geçerken&#8221; sözü, zaten &#8220;diğer yandan, buna karşılık&#8221; anlamlarını verir. Cümlede bir de &#8220;öte yandan&#8221; sözüne gerek yoktur. Gereksiz söz kullanılmıştır. Bu, cümleden çıkarılmalıdır.1. &#8220;İyi bir cümlede gereksiz sözcük bulunmaz. Bunu şöyle anlayabiliriz: Bir sözcüğü attığımızda cümlenin anlam ve anlatımında bir daralma oluyorsa o sözcük gerekli, olmuyorsa gereksizdir.&#8221;Bu ölçüte göre, aşağıdakilerden hangisi iyi bir cümle değildir?A) Neşeli, sağlıklı, şen bir görünüşü vardı.B) Yağmur, sabaha değin aralıksız yağdı.C) Bütün gün tarlada hiç ara vermeden çalıştık.D) Doğadaki canlılar üzerinde sayısız inceleme yapıldı.E) Ormanların iklim üzerindeki etkisi anlatıldı.    -   (1981 - ÖSS)Açıklama bölümünde gereksiz sözcüğün ne olduğu anlatılıyor. Bir sözcük cümlede başka bir sözcükle ifade edilmediği sürece gereklidir.Gereksiz sözcük değişik biçimlerde karşımıza çıkar.1. Eş anlamlı sözcüklerle ortaya çıkar.&#8220;Öğüt ve nasihatlere pek kulak vermez.&#8221; derken &#8220;öğüt&#8221; ve &#8220;nasihat&#8221; eş anlamlıdır. Birisi atılabilir.2. Bir sözcüğün anlamı içinde görülür:&#8220;Onunla aynı yaşıt olduğumu biliyorum.&#8221; derken zaten &#8220;yaşıt&#8221; aynı yaşta demektir. &#8220;Aynı&#8221; sözü gereksizdir.3. Eklerle ortaya çıkar: &#8220;Benim romanlarım şiirlerimden değerlidir.&#8221; derken romanlarım sözündeki iyelik eki onların bana ait olduğunu gösterir; &#8220;benim&#8221; sözü atılabilir.Soruya dönersek A&#8217;da &#8220;neşeli&#8221; ve &#8220;şen&#8221; sözcüklerinin eş anlamlı olduğunu görürüz. Gereksiz sözcük kullanıldığından bu cümle iyi bir cümle değildir.Diğerlerine kısaca bakacak olursak B&#8217;de &#8220;sabaha değin&#8221; ve &#8220;aralıksız&#8221; sözcüklerini görürüz. Aynı anlamda gibi ancak sabaha değin kısa aralıklarla yağmış olabilirdi. C&#8217;de &#8220;bütün gün&#8221; &#8220;hiç ara vermeden&#8221; yerine &#8220;sadece yemek araları vererek&#8221; de diyebilirdi. Demek ki farklı bir anlamı var. D ve E seçeneklerinde çeldirici yok.Cevap A2. &#8220;Sınıfa girer girmez insanı düşündüren, ilginç sorularIbaşlar. Çocukların düşüncelerine önem verince,şaşırtıcı sorular peş peşe gelir. Bir anda büyür oII IIIküçücük çocuklar, mantıkları ile kocaman olurlar.&#8221;IV VYukarıdaki parçada altı çizilmiş sözlerden, bulunduğu yere göre anlamca en gerekli olanı hangisidir?A) I B) II C) III D) IV E) V    -   (1982 - ÖSS)Bir sözün cümlede en gerekli durumda bulunması, onun anlamca yerini tutan başka bir sözün cümlede bulunmaması demektir. Buna göre cümleleri inceleyelim. &#8220;İlginç sorular&#8221; zaten insanı düşündüreceğinden (I) gereksizdir. Yine ilginç olması insanı şaşırtacağından (II) de gereksizdir. &#8220;Kocaman olur&#8221; sözünden &#8220;küçücük&#8221; çocukların &#8220;büyüdükleri&#8221; de bellidir. Öyleyse (III) ve (IV) atılabilir. Cümlede &#8220;mantıkları ile&#8221; sözünü karşılayacak başka bir söz olmadığından (V) cümlede en gerekli unsurdur.Cevap E3. &#8220;Hiçbiri - Ali Suavi&#8217;den başka - ülkede bir ayaklanmayı düşünmemiş, Padişaha bağlılığı kutsal bir görev saymıştır.&#8221;Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni, aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak belirtilmiştir?A) İkinci cümleciğin yükleminde özneyle uyum sağlanmamıştır.B) Birinci cümlecikteki arasöz, gereken biçimde düzenlenmemiştir.C) Birinci cümleciğin yükleminde özneyle uyum sağlanmamıştır.D) Birinci cümlecikteki yüklemin sonuna &#8220;- dir&#8221; eki getirilmemiştir.E) Her iki cümleciğin yüklemleri arasında olumluluk olumsuzluk bakımından uyum sağlanmamıştır.    -   (1982 - ÖSS)Cümleyi incelediğimizde iki ayrı cümle bulunduğunu görürüz. Bu tür cümlelerde ortak kullanılan öğelere dikkat edilmelidir. &#8220;Düşünmemiş&#8221; yükleminin ve &#8220;...görev saymıştır&#8221; yükleminin ortak öğesi öznedir; çünkü görev sayanla düşünmeyenler, aynı kişiler. Cümlede özne ise &#8220;hiçbiri&#8221; sözcüğüdür. Bu sözcük, özne olduğunda yüklem daima olumsuz çekimlenir. Buna göre bakarsak birinci yüklem olumsuz olduğu halde ikinci yüklem olumludur. Dolayısıyla ikinci cümlenin yükleminde özneyle uyum sağlanmamıştır.Cevap A4. &#8220;Genç saçlarına ak düşmemiş, şiirimize, hikâ-yeciliğimize taptaze bir hava getiren isimlerdi bu saydıklarım.&#8221;Bu cümlede hangi sözcükten sonra virgül (,) konursa anlam karışıklığı giderilmiş olur?A) genç B) saçlarınaC) hikâyeciliğimize D) getireE) bu    -   (1982 - ÖSS)Cümlede virgül &#8220;genç&#8221; sözünden sonra konmalıdır. Çünkü virgül olmadığında, sanki &#8220;genç&#8221; olan saçlarmış gibi bir anlam çıkıyor. Bunu virgülle önleyip genç olanın &#8220;isimler&#8221; olduğunu belirginleştirebiliriz.Cevap A5. &#8220;Yazar, bu özü, birtakım ilkelerden, hazır formüllerden yola çıkarak değil,somut gerçeklerden, yaşanmış deneyimlerden yola çıkarak yeniden buluyor.&#8221;Bu cümlede geçen kelimelerden hangileri atıldığında cümlenin anlamında hiçbir daralma olmaz?A) bu - yenidenB) ilkelerden - somutC) birtakım - değilD) yazar - gerçeklerdenE) hazır - yaşanmış    -   (1983 - ÖSS)Cümlede bir sözün anlamı içinde bulunan başka bir sözü kullanmak, gereksiz sözcük kullanımına girer. Cümlede de buna benzer sözler vardır. Örneğin &#8220;formül&#8221; zaten hazır hale gelmiş sembollerdir. Öyleyse &#8220;hazır&#8221; demeye gerek yok. &#8220;Deneyim&#8221; belli yaşantılardan sonra edinilen durumdur. Dolayısıyla &#8220;yaşanmış&#8221; sözü de gereksizdir. Bunlar cümleden atılabilir.Cevap E6. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili kelime çıkarılırsa cümlenin anlamı değişmez?A) Ortaklar arasındaki mevcut ikiliği giderdik.B) Parkın içindeki kurumuş ağaçları kestik.C) Yokuşun dibindeki ahşap eve taşındık.D) Babamla birlikte evdeki eski eşyaları dışarı taşıdık.E) Gölün kıyısındaki yaşlı çınar ağaçlarının altına koştuk.    -   (1983 - ÖSS)A&#8217;daki &#8220;mevcut&#8221; sözünü çıkarırsak değişmez. Çünkü &#8220;ortaklar arasında&#8221; sözü ikiliğin mevcut olduğunu gösteriyor zaten. Diğerlerindeki sıfatlar, isimlerin ayırıcı vasıflarını belirttiğinden cümleden çıkarılamaz.Cevap A7. Aşağıdakilerden hangisi dil ve anlatım yönünden yanlıştır?A) Yayınevinin çıkardığı bütün romanları alıyorum, okuyorum.B) Bu koşullar içinde pek çok sanatçı olduğunu duyuyorum, görüyorum.C) Bu konuda söylenenlere inanıyor, her yerde öne sürüyordu.D) Geçen ay yayımlanan aylık dergilerin birinde okudum, gördüm.E) Erken yatıp erken kalkmanın yararına inanırdı, herkesi de inandırırdı.    -   (1983 - ÖSS)Cümlelere baktığımızda sıralı cümlelerin bulunduğunu görüyoruz. Böyle cümlelerde ortak öğelere dikkat edilmelidir. Çünkü aynı öğeyi her fiil aynı eklerle almaz. Örneğin &#8220;Resimlere baktı, bana verdi&#8221; cümlesinde bakılan şeyle geri verilen şey resimlerdir. Ancak &#8220;baktı&#8221; sözcüğü &#8220;resimlere&#8221; şeklinde aldığı halde bu öğeyi, verdi sözcüğü almaz, yani &#8220;resimlere bana verdi&#8221; denmez. Öyleyse biz bu öğeyi, &#8220;vermek&#8221; fiiline uyduralım. Sözcük &#8220;resimleri bana verdi&#8221; şeklinde &#8220;-i&#8217;&#8217; hal eki alacaktır. Kısaca her fiil öğeleri uygun eklerle almalıdır. Buna göre seçeneklere baktığımızda, C&#8217;de &#8220;söylenenlere inanıyor&#8221; denmiş, diğer cümlede ise &#8220;her yerde öne sürüyor&#8221; denmiş; &#8220;Neyi her yerde öne sürüyor?&#8221; diye sorarsak &#8220;bu konuda söylenenleri&#8221; cevabı gelecektir. Oysa cümlede böyle bir nesne yoktur. Dolayısıyla cümle &#8220;onları her yerde öne sürüyordu.&#8221; şeklinde nesne ilavesiyle düzeltilmelidir.Cevap C8. &#8220;Cansız varlıkların ya da soyut kavramların çoğulları özne olduğunda bunların yüklemleri tekil olur.&#8221;Aşağıdakilerden hangisinde bu kurala uyulmamıştır?A) Köylüler, uzaktan uzağa bağrıştılar.B) Dağlar, gün batımına doğru kızıllaştı.C) Boksörler yaman dövüştüler.D) Bu düşünceler, geçerliliğini çoktan yitirdi.E) Bu tür duygular, gözlerimi yaşartırlar.    -   (1983 - ÖSS)A ve B&#8217;de özne insandır. B ve D&#8217;de cansız varlık ve soyut kavramdır, yüklemleri tekil olduğundan kurala uygundur. E&#8217;de ise &#8220;duygular&#8221; soyut bir kavramdır, buna rağmen yüklem çoğul eki almıştır. &#8220;Yaşartırlar&#8221; değil &#8220;yaşartır&#8221; olacaktır.Cevap E9. &#8220;Aldığı şehirlere Türkleri yerleştirmek suretiyle Türkleştirdi.&#8221; cümlesindeki anlatım pürüzü nasıl giderilebilir?A) &#8220;şehirlere&#8221; yerine &#8220;şehirlerde&#8221; kelimesini getirerekB) &#8220;Türkleştirdi&#8221; den önce, &#8220;insanları&#8221; kelimesini ekleyerekC) &#8220;yerleştirmek suretiyle&#8221; yerine &#8220;yerleştirerek&#8221; kelimesini getirerekD) &#8220;Türkleştirdi&#8221; yerine &#8220;Türkleştirildi&#8221; kelimesini ekleyerekE) &#8220;Türkleştirdi&#8221;den önce, &#8220;oraları&#8221; kelimesini ekleyerek    -   (1984 - ÖSS)Cümledeki &#8220;Türkleştirdi&#8221; yüklemine &#8220;Nereyi Türkleştirdi?&#8221; sorusunu sorarsak &#8220;şehirleri&#8221; cevabı gelir. Oysa &#8220;şehirler&#8221; sözü cümlede &#8220;-e&#8221; ekini almış. Dolayısıyla cümlenin nesnesi yoktur. Bu eksikliği gidermek için cümleye şehirlerin yerine geçecek bir nesne getirilmelidir. Bu ise &#8220;oraları&#8221; zamiri olacaktır. B&#8217;deki &#8220;insanları&#8221; sözü de nesnedir. Ancak cümlede kişilerden değil &#8220;şehirlerden&#8221; söz edilmiş.Cevap E10. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki &#8220;daha&#8221; kelimesi çıkarılınca cümlenin anlamında daralma olur?A) İstiyorsanız bir defa daha anlatayım.B) Bilmiyorum, ben göreve daha yeni başladım.C) Bekle, Müdür bey daha gelmedi.D) O zamanlar bu yol, şimdikinden daha kötüydü.E) Görünüşüne bakma, daha altı yaşına yeni girdi.    -   (1984 - ÖSS)A&#8217;daki &#8220;daha&#8221; sözü çıkarılırsa cümlenin anlamı daralır. Çünkü &#8220;daha&#8221; cümleye önceden de &#8216;&#8217;anlatma&#8217;&#8217; işinin yapıldığı anlamını veriyor. Eğer çıkarırsak anlatma işi bir kez yapılmış olacak.Cevap A11. Bu kitap, yayınevimizin, ölümünün 10. yıldönümündeI II IIIünlü şaire, onun yüce anısına armağandır.IV VBu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için hangi kelime ya da kelime grubu çıkarılmalıdır?A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.    -   (1985 - ÖSS)Bir sözcükte tamlayan eki (ilgi eki) &#8220;-ın -in...&#8221; bulunduğunda genellikle buna bağlı bir iyelik eki bulunur. Burada &#8220;yayınevimizin&#8221; denmiş, ancak onun nesi olduğu söylenmemiş. Aslında &#8220;yayınevimizin armağanı&#8221; şeklinde bir tamlama kurulması gerekir. Oysa &#8220;armağandır&#8221; sözünde iyelik eki yok. Dolayısıyla &#8220;yayınevimizin&#8221; sözündeki ek bağlantısız kalmış. Eğer bu sözcüğü çıkarırsak yapısal bozukluk ortadan kalkar.Cevap B12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde &#8220;kendi&#8221; kelimesinin çıkarılması, anlatımda bozukluğa yol açmaz?A) Bu ayrıcalığın sadece kendi için olduğunu sanıyorsa aldanıyor.B) Kendi gibi gece gündüz çalışacak birini arıyor.C) O da herkes gibi kendi hakkına razı olmalıdır.D) Herkesi kendi gibi düşünmeye zorluyor.E) Bu kez kendi değil, kardeşi gelmiş.    -   (1985 - ÖSS)&#8220;Kendi&#8221; sözü dönüşlülük zamiridir. Çoğunlukla kişilerin yerine geçer. Diğer zamirlerle ya da kişiyi karşılayan eklerle de kullanılabilir. Seçeneklere baktığımızda C&#8217;de &#8220;hakkına&#8221; sözünden cümlenin gelişine göre &#8220;onun hakkı&#8221; olduğu anlamı çıkar dolayısıyla &#8220;kendi&#8221; sözüne gerek yoktur. Pekiştirme anlamı veren bu sözü çıkarsak da cümlenin anlamı bozulmaz. Diğerlerinde &#8220;kendi&#8221; sözcüğüyle karşılanan kişinin yerine geçen başka ek ya da sözcük yoktur.Cevap C13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinden &#8220;onu&#8221; kelimesi çıkarılırsa cümlenin anlatımı bozulur?A) Çoğu zaman biçimsel özellikler üzerinde durur, az da olsa onu geliştirmeye çalışırız.B) Bulunduğu çevreyi inceliyor, onu yazılarında gereç olarak kullanıyor.C) Fıkranın geleneksel anlamını değiştirmiş, onu daha da zenginleştirmiştir.D) Yazma sözünden ne anladığımı açıklamak, onu tanımlamak istiyorum.E) Çevremizi duyu organlarımız yardımıyla tanır, onu bu organlarımızla öğreniriz.    -   (1985 - ÖSS)&#8220;Onu&#8221; sözü bir nesnedir. Cümleden bunu çıkardığımızda bu sözün karşıladığı nesneyi, başka bir sözün karşılayabilmesi gerekir. B, C, D, E&#8217;de birinci cümlelerin nesneleri &#8220;onu&#8221; sözcüğünün yerine kullanılabilir; yani &#8220;onu&#8221; nesnesine gerek yoktur. A&#8217;da ise birinci cümlede nesne olmadığından &#8220;onu&#8221; nesnesini karşılayan başka bir söz yoktur. Dolayısıyla &#8220;onu&#8221; cümleden çıkarılamaz.Cevap A14. Bu ilaç, mide yanmasına sebep olmadığı gibi ne de asit - baz dengesi üzerinde herhangi bir olumsuz etkiye de yol açmaz.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;ilaç&#8221; kelimesine &#8220;-ın&#8221; eki getirilerekB) &#8220;ne de&#8221; kelimeleri atılarakC) &#8220;yol açmaz&#8221; yerine &#8220;sebep olmaz&#8221; denilerekD) &#8220;olumsuz&#8221; kelimesi çıkarılarakE) &#8220;ne de&#8221; kelimeleri &#8220;üzerinde&#8221; kelimesinin sonuna alınarak    -   (1986 - ÖSS)Cümlede anlatım bozukluğu &#8220;ne de&#8221; sözünden meydana gelir. Çünkü &#8220;olmadığı gibi&#8221; sözü zaten &#8220;bunun yanında&#8221;, &#8216;&#8217;bu bir tarafa&#8221; anlamlarını katıyor. Yani &#8220;ne de&#8221; nin vereceği anlamı veriyor. Bu söze gerek yoktur.Cevap B15. Yoksul görünümlü biriydi bu. Boyu kısa, bedeni de pek biçimli değildi.Yukarıdaki ikinci cümlede bir anlatım bozukluğu vardır. Bu bozukluk, aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;kısa&#8221; yerine &#8220;kısaydı&#8221; getirilerekB) &#8220;kısa&#8221;dan sonra &#8220;ve&#8221; ekleyerekC) &#8220;kısa&#8221; yerine &#8220;ve&#8221; koyarakD) &#8220;kısa&#8221;dan sonra &#8220;değil&#8221; ekleyerekE) &#8220;boyu&#8221;dan sonra &#8220;da &#8220;ekleyerek    -   (1986 - ÖSS)İkinci cümlede &#8220;kısa&#8221; ve &#8220;biçimli&#8221; sözleri sıfat olan sözcüklerdir. Bunların yüklem olması için ekeylem almaları gerekir. Bu ekeylem &#8220;değildi&#8221; olumsuzluk edatıyla birlikte verilmiş. Ancak bu durumda &#8220;kısa değildi&#8221;, &#8220;biçimli değildi&#8221; gibi iki yargı oluşmuş. Oysa cümlede anlatılmak istenen, kişinin boyunun kısa olduğudur. Dolayısıyla biz &#8220;kısa&#8221; sözünü &#8220;değildi&#8221; ye bağlamadan yüklem yaparsak anlatılmak istenen belirginleşir. Bu ise A&#8217;daki değişikliğin yapılması demektir.Cevap A16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Öğretmenin, öğrencilerinin aile durumları ile de ilgilenmesi gerekir.B) Yazarlarımızın köy yaşayışına ilgilenmeleri toplumumuz açısından çok yararlıdır.C) Bir romancının şiirle ilgilenmesi sanatı için yararlı olur.D) Kişilerin meslekleri dışında başka işlerle ilgilenmeleri onları dinlendirir.E) Öğrencilerin iyi kitaplarla ilgilenmesini sağlamak bir eğitim işidir.    -   (1986 - ÖSS)Bozukluk B&#8217;de vardır. Burada ek yanlışlığı bozukluğa neden olmuştur. &#8220;İlgilenmek&#8221; sözü &#8216;&#8217;ile&#8217;&#8217; edatına bağlı sözlerle kullanılır. Dolayısıyla &#8220;köy yaşayışına ilgilenmeleri&#8217;&#8217; değil &#8216;&#8217;köy yaşayışıyla ilgilenmeleri&#8221; olması gerekirdi.Cevap B17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Bu kadar yorgunluktan sonra iyi bir tatili hak etmişti.B) Memur, dostça ve yumuşak başlılıkla cevap veriyordu.C) Fotoğrafçılıkla ilgili incelikleri ve teknik bilgileri bu kitapta bulabilirsiniz.D) Ayrıca, arasıra gözüme çarpan yanlışlıkları da belirttim.E) Durmadan gazoz ve çekirdek yenilen bu yerden hemen uzaklaştım.    -   (1986 - ÖSS)Anlatım bozukluğu E&#8217;dedir. Burada nitelikçe ayrı varlıkların aynı eyleme bağlanması bozukluğa neden olmuştur. Çekirdek, yenilen bir nesnedir, ama gazoz yenilmez, içilir. Öyleyse &#8220;gazoz içilen ve çekirdek yenilen&#8221; denmeliydi.Cevap E18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde &#8220;ise&#8221; kelimesine gerek yoktur?A) Mektup yazmış ise gelmekten vazgeçmiştir.B) Bunun nedeni ise beni çok sevmemesidir.C) Olayı ancak kendin gördün ise tanıklık yapabilirsin.D) Bunu yapan o ise gidip kendisiyle konuşun.E) Yanlış öğrenecek ise hiç öğrenmesin.    -   (1986 - ÖSS)&#8220;İse&#8221; şart bildirdiği yerde cümleden çıkarılamaz. Ancak bağlaç olduğu yerde çıkarılabilir. B&#8217;de şart anlamı vermeyen yani bağlaç olan &#8220;ise&#8221; kullanılmıştır. Cümlede bağladığı öğeler olmadığından çıkarabiliriz.Cevap B19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde &#8220;fazla&#8221; kelimesine gerek yoktur?A) Güneşte fazla dolaşmayın.B) Fazla kaleminiz var mı?C) Buralara fazla yağmur yağmaz.D) Bundan böyle, daha fazla erken kalkmalısın.E) Fırını fazla ısıtmanıza gerek yok.    -   (1986 - ÖSS)D&#8217;deki &#8220;fazla&#8221; sözcüğüne gerek yoktur. Zaten &#8220;daha&#8221; sözü erken kalkmanın derecesini bildirir. &#8220;Fazla&#8221; sözünün cümleye kattığı fazladan bir anlam yoktur.Cevap D20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, &#8220;ben&#8221; kelimesi çıkarılınca anlam bozulur?A) En çok ben merak ediyordum.B) Ben hemen evimize koştum.C) Yarışta ben hepsini geçmiştim.D) Ben 1963 yılında doğdum.E) Ben geç geleceğini biliyordum.    -   (1986 - ÖSS)Bu tip sorularda deneme yoluna gidilmelidir. A&#8217;da &#8220;En çok merak ediyordum.&#8221; olmayacağına göre buradaki &#8220;ben&#8221; sözü cümleden çıkarılamaz.Cevap A21. Ölçümlere ne zamandan beri başladınız?Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?A) &#8220;ne zamandan beri&#8221; yerine &#8220;ne zaman&#8221; getirilmeliB) &#8220;ne zamandan&#8221; yerine &#8220;hangi tarihten&#8221; getirilmeliC) &#8220;başladınız&#8221; yerine &#8220;başlıyorsunuz&#8221; getirilmeliD) &#8220;beri&#8221; yerine &#8220;bu yana&#8221; getirilmeliE) &#8220;başladınız&#8221; yerine &#8220;başlamıştınız&#8221; getirilmeli    -   (1987 - ÖSS)Cümledeki &#8220;beri&#8221; sözü işe önceden başlandığını işin hâlâ devam ettiğini ifade eder. Cümlenin yüklemi ise &#8220;başladınız&#8221; sözüdür, yani &#8216;&#8217;devam etme&#8217;&#8217; anlamı yok. Bu uyumsuzluğu gidermek için &#8220;beri&#8221; cümleden çıkarılmalıdır. Dolayısıyla A&#8217;da söylenen yapılmalıdır.Cevap A22. Bu sonuca ulaşılacağını belki de biliyor olmalılar.Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?A) &#8220;ulaşılacağını&#8221; yerine &#8220;ulaşılabileceğini&#8221; getirilmeliB) &#8220;belki de&#8221; yerine &#8220;sanıyorum&#8221; getirilmeliC) &#8220;ulaşılacağını&#8221; yerine &#8220;ulaşılmayacağını&#8221; getirilmeliD) &#8220;biliyor olmalılar&#8221; yerine &#8220;biliyorlardır&#8221; getirilmeliE) &#8220;olmalılar&#8221; yerine &#8220;olabilirler&#8221; getirilmeli    -   (1987 - ÖSS)Cümlede ihtimal anlamı var, bu anlam ise hem &#8220;belki de&#8221; hem &#8220;olmalılar&#8221; sözleriyle ifade edilmiş. Bunlardan biri cümleden atılmalıdır. Cevapta &#8220;olmalılar&#8221; atılmış. Onun atılmasıyla &#8220;biliyor&#8221; sözü tekil bir kişi bildirir hale gelmiş. Bunu gidermek için D&#8217;deki değişiklik yapılmalıdır.Cevap D23. Önümüzdeki haftanın programlarından bazılarını sizlere hatırlatmaya çalıştık sayın seyirciler.Bu cümledeki düşünme hatasını gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?A) &#8220;önümüzdeki&#8221; yerine &#8220;gelecek&#8221; kelimesi getirilmeliB) &#8220;çalıştık&#8221; yerine &#8220;çalışıyoruz&#8221; kelimesi getirilmeliC) &#8220;hatırlamaya&#8221; yerine &#8220;tanıtmaya&#8221; kelimesi getirilmeliD) &#8220;önemli&#8221; kelimesi &#8220;bazılarını&#8221; kelimesinden önce getirilmeliE) &#8220;sayın dinleyiciler&#8221; sözü cümle başına alınmalı    -   (1987 - ÖSS)Cümlede &#8220;önümüzdeki haftanın&#8221; programlarından söz edilmiş. Yapılan iş ise &#8220;hatırlatmakla&#8221; karşılanmış. Oysa &#8220;hatırlatmak&#8221; geçmiş konular hakkında yapılır. Dolayısıyla bu söz &#8220;tanıtmak&#8221; şeklinde düzeltilmelidir.Cevap C24. Shakespeare&#8217;in oyunları arasında en sık sahnelenen ve Türk seyircisi tarafından en çok benimsenenler arasında Hamlet ve Othello&#8217;dur.Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?A) &#8220;en çok&#8221; sözü kaldırılmalıB) &#8220;en sık&#8221; sözü kaldırılmalıC) &#8220;ve&#8221; yerine &#8220;ile&#8221; kelimesi getirilmeliD) &#8220;oyunları&#8221; sözünden sonra gelen &#8220;arasında&#8221; kelimesi kaldırılmalıE) &#8220;Hamlet&#8221; sözünden önce gelen &#8220;arasında&#8221; kelimesi kaldırılmalı    -   (1987 - ÖSS)Cümlenin yüklemi &#8220;Hamlet ve Othello&#8221;dur. Öznesi ise &#8220;... benimsenenler&#8221; sözüne kadar olan kısımdır. Dolayısıyla &#8220;benimsenenler&#8221; sözünden sonraki &#8220;arasında&#8221; ya gerek yoktur.Cevap E25. Bunun üzerine üyeler, bir an sessizlik içinde kaldılar ve herkes ellerini havaya kaldırarak söz istediler.Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?A) &#8220;üyeler&#8221; kelimesi kaldırılmalıB) &#8220;ve&#8221; kelimesi çıkarılıp, yerine virgül (,) konmalıC) &#8220;herkes&#8221; kelimesi kaldırılmalıD) &#8220;bunun üzerine&#8221; sözü &#8220;üyeler&#8221; kelimesinden sonra getirilmeliE) &#8220;ellerini&#8221; kelimesi kaldırılmalı    -   (1987 - ÖSS)İkinci cümlenin yüklemi &#8220;söz istediler&#8221; öğesidir. &#8220;Söz isteyen kim?&#8221; diye sorarsak &#8220;herkes&#8221; öznesi cevap verir. Oysa bu özne daima tekil yüklemle kullanılır. Dolayısıyla ya &#8220;söz istediler&#8221; den çoğul eki kaldırılacak ya da &#8220;herkes&#8221; öznesi kaldırılacaktır. Seçeneklerde ikinci yol verilmiş.Cevap C26. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde, &#8220;yaklaşık&#8221; kelimesi yanlış kullanılmıştır?A) Ev ona, yaklaşık hesapla otuz milyon liraya mal olmuştu.B) Köy Ankara&#8217;ya yaklaşık olarak yetmiş kilometre uzaktaydı.C) Doğup büyüdüğü kasabaya, yaklaşık on yıldır uğramamıştı.D) Bu büyük apartmanlar, birbirine yaklaşık yapılmıştı.E) Yaklaşık olarak üç metre kumaşın yeteceğini sanıyordu.    -   (1987 - ÖSS)&#8220;Yaklaşık&#8221; sözü &#8220;aşağı yukarı&#8221; anlamına gelir. Bu anlamın sadece D&#8217;de olmadığını görüyoruz. Burada evlerin birbirine &#8220;yakın&#8221; ya da &#8220;bitişik&#8221; olduğu söylenmek istenmiş. Burada &#8220;yaklaşık&#8221; sözü kullanılmaz.Cevap D27. İçtenlikle söylüyorum; eğer vapur biletini almamışI II IIIolsaydım, bu geziden vazgeçerdim.IV VBu cümleden altı çizili sözcüklerin hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamı değişmez?A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.    -   (1988 - ÖSS)Türkçede &#8220;eğer&#8221; sözünün kullanıldığı her yerde ona bağlı&#8220;-se, -sa&#8221; şart ekli sözcük de kullanılır. Bu cümlede de &#8220;eğer ... olsaydım&#8221; denmiş. Hem &#8220;eğer&#8221; hem &#8220;-se, -sa&#8221; şart anlamı verdiğinden &#8220;eğer&#8221; cümleden çıkarılabilir.Cevap B28. Arkadaşım gördüklerini, duyduklarını gizli bir sırmış gibi yavaşça kulağıma fısıldadı.Bu cümlede gereksiz kullanılmış iki sözcük aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?A) Arkadaşım - bir B) Bir - yavaşçaC) Arkadaşım - gibi D) Gizli - yavaşçaE) Gizli - sırmış    -   (1988 - ÖSS)Bir sözün anlamı içinde bulunan başka sözcüklerin cümlede olması, gereksiz sözcüğün ortaya çıkmasına yol açar. Burada &#8220;sır&#8221; zaten &#8220;gizli&#8221; dir, &#8220;fısıldamak&#8221; da &#8220;yavaşça&#8221; yapılır. Öyleyse &#8220;gizli&#8221; ve &#8220;yavaşça&#8221; sözleri gereksizdir.Cevap D29. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Hastalığı nedeniyle bir süre geri hizmete alınması onu bir hayli üzdü.B) Hemen getireceğini söyleyerek aldığı makası hâlâ geri iade etmemiş.C) Onun, bu küçücük ricamı geri çevireceğini hiç sanmıyorum.D) Bu işte geri planda kalmak istemem.E) Olayın geri kalan bölümünü siz anlatın.    -   (1988 - ÖSS)Anlatım bozukluğu B&#8217;deki cümlededir. Çünkü &#8220;iade etmemek&#8221; aldığını geri vermemek demektir. Öyleyse cümlede &#8220;geri&#8221; sözüne gerek yoktur.Cevap B30. Genç sanatçılara, yapıtlarının konularını seçerken nelere önem vermelerini anlatıyor.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;vermelerini&#8221; yerine &#8220;vermeleri gerektiğini&#8221; sözü getirilmeli.B) &#8220;nelere&#8221; yerine &#8220;hangi noktalara&#8221; sözü getirilmeli.C) &#8220;sanatçılara&#8221; yerine &#8220;sanatçıların&#8221; sözü getirilmeli.D) &#8220;seçerken&#8221; yerine &#8220;seçmekte&#8221; sözü getirilmeli.E) &#8220;anlatıyor&#8221; yerine &#8220;belirtiyor&#8221; sözü getirilmeli.    -   (1988 - ÖSS)Burada bir kural ortaya koyuluyor. Olan bir durum değil, olması gereken bir durum açıklanıyor, ancak cümlede gereklilik ifadesi bulunmuyor. A&#8217;daki değişiklik yapılırsa anlam düzelir.Cevap A31. Vergilerin yeni sisteme göre toplanacağını sağlayacaklar.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;göre&#8221; yerine &#8220;uyularak&#8221; sözü getirilmeli.B) &#8220;toplanacağını&#8221; yerine &#8220;toplanmasını&#8221; sözü getirilmeli.C) &#8220;yeni&#8221; den sonra &#8220;bir&#8221; sözü getirilmeli.D) &#8220;sisteme&#8221; yerine &#8220;kurala&#8221; sözü getirilmeli.E) &#8220;sağlayacaklar&#8221; yerine &#8220;sağlamalılar&#8221; sözü getirilmeli.    -   (1988 - ÖSS)&#8220;Toplanacağını&#8221; sözü gelecekte yapılacak bir işi bildirir. Oysa cümlede gelecekte yapılacak bir işten çok bir eylemin yapılmasının sağlanması söz konusudur. Sağlanan işin adının verilmesi gerekiyor. Öyleyse &#8220;toplanacağını&#8221; değil &#8220;toplanmasını&#8221; demek gerekir.Cevap B32. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Okula başladığımızdan beri birbirimizden hiç ayrılmadık.B) Okula başlayışımızdan beri birbirimizden hiç ayrılmadık.C) Okula başlayalı beri birbirimizden hiç ayrılmadık.D) Okula başlayışımızdan bu yana birbirimizden hiç ayrılmadık.E) Okula başladığımızdan itibaren birbirimizden hiç ayrılmadık.    -   (1988 - ÖSS)Bozukluk E&#8217;de vardır. Çünkü itibaren sözcüğü &#8220;... başlamak üzere&#8221; anlamına gelir. Yani, &#8220;Bu kural yarından itibaren geçerli olacak.&#8221; cümlesindeki gibi, &#8220;yarından başlamak üzere&#8221; anlamına gelir. Oysa cümledeki &#8220;itibaren&#8221; yerine &#8220;başlamak üzere&#8221; getirilemez.Cevap E33. Ülkemizde başarıyla gerçekleştirilen bu tür ameliyatlarda, ölüm şansı, Amerika&#8217;da yapılanlardan ancak yüzde bir fazladır.Bu cümledeki bir sözcüğün yerinde kullanılmamasından doğan anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;tür&#8221; sözcüğü atılarakB) &#8220;gerçekleştirilen&#8221; yerine &#8220;yapılabilen&#8221; sözcüğü getirilerekC) &#8220;yapılanlardan&#8221; yerine &#8220;yapılan ameliyatlardan&#8221; getirilerekD) &#8220;ancak&#8221; sözü atılarakE) &#8220;şansı&#8221; yerine &#8220;olasılığı&#8221; sözcüğü getirilerek    -   (1989 - ÖSS)&#8220;Şans&#8221; sözcüğü istenen durumlarda, insanın elde etmek istediğine kavuşmak istediği yerlerde kullanılır. Yukarıdaki cümlede ise &#8220;ölüm şansı&#8221; denmiş. &#8220;Ölüm&#8221; normal insanların istediği bir durum olmadığına göre burada &#8220;şans&#8221; kullanılamaz. Onun yerine &#8220;olasılık&#8221; sözü getirilmelidir.Cevap E34. Batı ve güney bölgeleri yağmurlu geçerken, öte yandan doğu ve kuzey bölgeleri soğuk olacak.Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?A) &#8220;yağmurlu geçerken&#8221; yerine &#8220;ile&#8221; sözcüğü getirilmeli.B) &#8220;geçerken&#8221; yerine &#8220;geçip&#8221; sözcüğü getirilmeli.C) &#8220;öte yandan&#8221; sözü atılmalıD) &#8220;doğu ve kuzey&#8221; yerine &#8220;doğu ile kuzey&#8221; sözü getirilmeli.E) &#8220;kuzey bölgeleri&#8221; yerine &#8220;kuzey bölgesi&#8221; sözü getirilmeli.    -   (1989 - ÖSS)Cevap C35. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Önemsiz şeyler üzerinde boşu boşuna zaman harcadı.B) Görüşleri doğru ya da yanılmış olabilir.C) Dünyada kaç türü olduğu bilinmemektedir.D) En çok tartışılan konulardan biri de müziktir.E) Doğanın kış aylarında başka bir çekiciliği vardır.    -   (1989 - ÖSS)Anlatım bozukluğu B&#8217;deki cümlededir. &#8220;Ya da&#8221; bağlaçtır ve eş görevli söz öbeklerini birbirine bağlar. Burada &#8220;doğru&#8221; olan &#8220;görüşler&#8221;dir &#8220;Yanılmış&#8221; olabilen ise &#8220;o&#8221;dur. Dolayısıyla bu iki yargının birbirinden tam olarak ayrılması gerekir. Bu da doğru sözünün &#8220;doğrudur&#8221; şekline getirilmesidir. Diğer bir yol ise, görüşlerin doğru olup olmadığının bilinmediği ifade edilerek yapılır. Bu da &#8220;doğru ya da yanlış olabilir&#8221; şeklinde bir düzeltmeyle ortaya çıkar.Cevap B36. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Burada, en çok eski arkadaşlarımı arıyor, özlüyorum.B) Konunun az bilinen bir yönüne ışık tutuyor, aydınlatıyor.C) Yeni çıkan kitapları alıyor, hemen okuyorum.D) Gezilerinde yeni yerler görüyor, değişik insanlar tanıyor.E) Yaptıklarını yeterli bulmuyor, eleştiriyor.    -   (1990 - ÖSS)Bozukluk B&#8217;deki cümlededir. Çünkü &#8220;aydınlatıyor&#8221; yüklemine &#8220;neyi aydınlatıyor?&#8221; diye sorduğumuzda, &#8220;konunun az bilinen bir yönünü&#8221; cevabı geliyor. Oysa cümlede &#8220;konunun az bilinen bir yönüne&#8221; denmiş. Bu, birinci cümleye uygun, ancak ikinci cümleye uygun değildir. Cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir bozukluk söz konusudur.Cevap B37. Bu yasadan, özel ve kamu kuruluşlarında çalışanlar yararlanacak.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;yasadan&#8221; dan sonra &#8220;bütün&#8221; sözcüğü getirilerekB) &#8220;ve&#8221; sözcüğü kaldırılarakC) &#8220;ve&#8221; yerine, &#8220;kuruluşlarla&#8221; sözcüğü getirilerekD) &#8220;çalışanlar&#8221;dan sonra &#8220;kesinlikle&#8221; sözcüğü getirilerekE) &#8220;yararlanacak&#8221; yerine &#8220;yararlanabilir&#8221; sözcüğü getirilerek    -   (1990 - ÖSS)Örnek cümlede tamlama uyumsuzluğu vardır. Sıfat ve isim tamlamaları aynı tamlanana bağlı olmaz. Çünkü isim tamlamasında tamlanan ek alır, sıfat tamlamasında ise almaz. Cümlede &#8220;özel ve kamu kuruluşları&#8221; denmiş. Tamlamaları bölsek &#8220;kamu kuruluşları&#8221; doğrudur, ancak, &#8220;özel kuruluşları&#8221; doğru değildir. Öyleyse &#8220;özel&#8221; sıfatına uygun olan &#8220;kuruluşlar&#8221; tamlananı da cümlede bulunmalıdır.Cevap C38. Beyin zarı iltihapları iyi tedavi edilmezse, ölüme hatta sara nöbetlerine yol açabilir.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;sara nöbetlerine&#8221; sözü ile &#8220;ölüme&#8221; sözcüğü yer değiştirilerekB) &#8220;yol açabilir&#8221; yerine &#8220;neden olabilir&#8221; sözü getirilerekC) &#8220;sara&#8221; sözcüğü kaldırılarakD) &#8220;zarı&#8221; yerine &#8220;zarının&#8221; sözcüğü getirilerekE) &#8220;edilmezse&#8221; yerine &#8220;edilmediğinde&#8221; sözcüğü getirilerek    -   (1990 - ÖSS)&#8220;Hatta&#8221; sözünün anlamından kaynaklanan bir bozukluk oluşmuş. Bu söz önceki söylenenden daha değerli daha önemsenen bir durumu sonra getirerek birbirine bağlar. Cümlede ise &#8220;ölüme hatta sara nöbetlerine&#8221; derken, sara nöbetlerinin ölümden daha önemli olduğu anlamı verilmiş. Elbette bu, mantıksız bir durum oluşturur. Öyleyse bunlar yer değiştirmelidir.Cevap A39. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde &#8220;ilk kez&#8221; sözü gereksiz kullanılmıştır?A) Onu ilk kez bu kadar üzgün görüyordum.B) Uçağa ilk kez bineceği için çok heyecanlıydı.C) Bu kıyı kasabasına ilk kez gidiyordum.D) Böyle bir yarışmaya ilk kez katılıyorum.E) Onunla ilk kez bir arkadaş toplantısında tanıştık.    -   (1990 - ÖSS)Bu söz E&#8217;de gereksiz kullanılmıştır. Çünkü &#8220;tanışmak&#8221; sözü zaten birbirini tanımayanların ilk kez yaptıkları bir durumdur.Cevap E40. Aşağıdaki cümlelerin hangisinden altı çizili sözcük çıkarılırsa cümlenin anlamında bir değişme olmaz?A) Buradaki gerçek, kanımca sanat gerçeğidir.B) Her şey sanki aynı anda olup bitiyor gibidir.C) Bunun nereden kaynaklandığını kestirmek oldukça zordur.D) Oyunda ayrıca, gülünç bulunabilecek mantıksızlıklara rastlanıyor.E) Yaşamdaki gerçek ile sanattaki gerçek çoğunlukla aynı değildir.    -   (1990 - ÖSS)B&#8217;deki &#8220;sanki&#8221; sözü atılabilir. Çünkü &#8220;olup bitiyor gibidir&#8221; sözünde &#8220;sanki&#8221; nin cümleye kattığı anlam zaten vardır.Cevap B41. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Tiyatrolarımızda bu ay, on yeni oyun sahnelemeyi düşünüyoruz.B) Müzik alanında çok önemli bir yeri olan bu festivalin yaşatılması gerekir.C) Bu sanatçıların çalışmaları üç yıldır ilgiyle izlenmektedir.D) Şehrimizde çeşitli kültürel ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi.E) Edebiyatını ve balesini tanıdığınız bu ulus, yakında resimde de varlığını gösterecektir.    -   (1991 - ÖSS)D&#8217;deki cümlede görülen tamlama uyumsuzluğu anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Bunu 67. soruda da anlattık. &#8220;Kültürel ve sanat etkinlikleri&#8221; tamlamasında &#8220;kültürel&#8221; sıfat olduğundan &#8220;kültürel etkinlikleri&#8221; olmaz. &#8220;Kültürel etkinlikler ve sanat etkinlikleri&#8221; şeklinde söylenir veya &#8220;kültürel&#8221; sözü &#8220;kültür&#8221; şekline getirilir ve bozukluk giderilir.Cevap D42. Hitit tabletlerinde orman kelimesinin adı sık sık geçmektedir.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;sık sık&#8221; sözü atılarakB) &#8220;kelimesinin&#8221; yerine &#8220;kelimesi&#8221; sözcüğü getirilerekC) &#8220;geçmektedir&#8221; yerine &#8220;geçer&#8221; sözcüğü getirilerekD) &#8220;kelimesinin adı&#8221; yerine &#8220;kelimesi&#8221; sözcüğü getirilerekE) &#8220;tabletlerinde&#8221; yerine &#8220;tabletlerindeki&#8221; sözcüğü getirilerek    -   (1991 - ÖSS)Bir kelimenin adı olmaz. Kelime zaten bir kavramı, nesneyi karşılar. Varlığın adı olur ancak. Bu nedenle &#8220;kelimesinin adı&#8221; yerine &#8220;kelimesi&#8221; denmelidir.Cevap D43. Ona, buraya gelmeden önce mi sonra mı telefon ettin?Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;ona&#8221; sözcüğü, &#8220;sonra mı&#8221; sözünün arkasına getirilerekB) &#8220;buraya&#8221; sözcüğü kaldırılarakC) &#8220;gelmeden&#8221; yerine &#8220;gelince&#8221; sözcüğü getirilerekD) &#8220;mi&#8221; yerine &#8220;veya&#8221; sözcüğü getirilerekE) &#8220;önce mi&#8221; den sonra &#8220;geldikten&#8221; sözcüğü getirilerek    -   (1991 - ÖSS)Cümlede &#8220;önce&#8221; ve &#8220;sonra&#8221; sözcüklerinin ikisi de &#8220;gelmeden&#8221; fiiline bağlanmış. Oysa &#8220;gelmeden önce&#8221; denir ama &#8220;gelmeden sonra&#8221; denmez, &#8220;geldikten sonra&#8221; denir.Cevap E44. (I) Ankara&#8217;da bahar, kırkikindi yağmurlarıyla başlar. (II) Öğleden sonra birdenbire gökyüzü kararır şimşekler çakar, yağmur boşanır birden. (III) Sonra gökyüzü aydınlanır; ağaçlar daha yeşil, sokaklar daha temiz görünür. (IV) Havada taze bir esinti ve toprak kokusu kaplar ortalığı. (V) Çiçeğe duran tomurcuklar patlar, tepeden tırnağa baharı yaşamaya başlar ağaçlar.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.    -   (1991 - ÖSS)Bozukluk IV. cümlede yapılmıştır. &#8220;Havada taze bir esinti... kaplar ortalığı&#8221; gibi bir anlam çıkıyor cümleden. &#8220;Ve&#8221; bağlacından önce &#8220;esinti&#8221; sözünün bir eyleme, bir yükleme bağlanması gerekir.Cevap D45. (I) Dil insanların birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlayan bir araçtır. (II) Toplumsal yapıya bağlı olarak sürekli gelişir ve değişir. (III) Bunun doğal bir sonucu olarak da dilde durmadan yeni kavramlar ortaya çıkar. (IV) Bu kavramları karşılamak için yeni sözcükler yaratılır. (V) Yeni sözcükler yaratmak için her ulus, dilinin sunduğu olanaklardan yararlanma yoluna gitmesi gerekir.Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.    -   (1992 - ÖSS)Son cümlede özneyle yüklem arasında uyumsuzluk vardır. &#8220;Her ulus&#8221; özne olduğunda &#8220;gitmesi gerekir&#8221; yüklem olmaz. Çünkü &#8220;gitmesi&#8221; sözcüğündeki iyelik ekinin neye bağlı olduğu belli değildir. Öyleyse ya yüklem &#8220;gitmelidir&#8221; olacak ya da ulus sözcüğü &#8220;ulusun&#8221; şekline getirilecek.Cevap E46. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) İlkbaharda, sabahları bülbül sesleriyle uyanırdım.B) Sokağa bakan, küçük ama şirin bir evimiz vardı.C) Mahallenin çocukları çoğunlukla bizim bahçede oynarlardı.D) O yıllarda ben otuz, o ise otuz beş yaşlarındaydı.E) Komşularımızla sık sık birbirimize gider gelirdik.    -   (1992 - ÖSS)Bozukluk D&#8217;deki cümlededir. Cümlede &#8220;otuz&#8221; sözcüğü, &#8220;yaşlarındaydı&#8221; yüklemine bağlanmış. Oysa &#8220;ben otuz yaşlarındaydı&#8221; denmez. Öyleyse cümleye &#8220;otuz&#8221; sözünden sonra &#8220;yaşlarındaydım&#8221; yüklemi getirilmelidir. Ya da &#8220;yaşlarındaydı&#8221; yüklemi &#8220;yaşlarındaydık&#8221; şeklinde çekimlenmelidir.Cevap D47. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Sabahları durağa kadar yürüyor ve otobüse biniyorum.B) Konuşmacının düşüncelerine katılıyor ve destekliyorum.C) Bu dergiyi ilk yayımlandığı günden beri alıyor ve zevkle okuyorum.D) Televizyondaki açık oturumları beğeniyor ve sonuna kadar izliyorum.E) Akşamları, bir süre çalışıyor ve sonra dinleniyorum.    -   (1992 - ÖSS)B&#8217;de nesne eksikliğinden kaynaklanan bir bozukluk vardır. Çünkü &#8220;düşüncelerine katılıyorum&#8221; olsa da &#8220;düşüncelerine destekliyorum&#8221; olmaz. İkinci cümleye &#8220;düşünceleri&#8221; karşılayan &#8220;onları&#8221; nesnesi getirilmelidir.Cevap B48. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Düşüncelerini yazıyla değil, sözle anlatmayı seviyordu.B) Önerilerimizi dinliyor ne var ki onların hiçbirini uygulamıyordu.C) Sağlık durumlarının iyi ancak çok yorgun oldukları görülüyordu.D) Gazetesini sürekli yanında taşıyor ama bir türlü okumaya fırsat bulamıyordu.E) Bu konuda bilgi sahibi olmasına karşın, görüşlerini belirtmekten kaçınıyordu.    -   (1992 - ÖSS)C&#8217;deki cümlede &#8220;iyi&#8221; sözü &#8220;oldukları görülüyordu&#8221; yüklemine bağlanmış. Oysa &#8220;sağlık durumlarının iyi oldukları görülüyordu&#8221; gibi bir ifade, çoğulluğun iki kez tekrarlanmasından dolayı bozuktur. &#8220;İyi&#8221; sözünden sonra &#8220;olduğu&#8221; getirilirse bozukluk düzelir.Cevap C49. Kendisine söylenen bu sözü duyar duymaz oturduğuI II IIIyerden ayağa kalktı, kürsüye yöneldi.IV VBu cümlede, altı çizili sözcüklerin hangisi gereksiz kullanılmıştır?A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.    -   (1992 - ÖSS)İnsan oturduğu yerden kalkmışsa elbette &#8220;ayağa&#8221; kalkmıştır. Başka bir hareket yapamayacağına göre &#8220;ayağa&#8221; sözüne gerek yoktur.Cevap E50. Hava kirliliğinin nedenlerinden biri de....Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümle anlatım bakımından bozuk olur?A) yeşil alanların azlığındandır.B) motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazlarıdır.C) sanayi kuruluşlarının kent içinde bulunmasıdır.D) ısınmada kükürt oranı yüksek olan kömür kullanılmasıdır.E) çarpık yapılaşmanın, hava dolaşımını engellemesidir.    -   (1992 - ÖSS)Cümlede &#8220;nedenlerinden biri de&#8221; denmiş. Eğer buna A&#8217;daki sözleri eklersek &#8220;azlığındandır&#8221; sözündeki &#8220;- dan&#8221; ekinin de neden bildirmesinden dolayı iki kez &#8220;neden&#8221; anlamı verilmiş olur. Dolayısıyla gereksiz ek kullanımından doğan bir anlatım bozukluğu oluşur.Cevap A51. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen sözler, gereksiz yere bir arada kullanılmıştır?A) Bu arkadaşını ötekilerden farklı tutar, incitmemeye çalışırdı.B) Umduğunu bulamamış, bir süre sonra köyüne dönmüştü.C) Buralara ayda yılda bir, seyrek olarak gelirdi.D) O, bu yörede tanınmış, sözüne güvenilir bir kişiydi.E) Söylenenleri dinliyor, anlıyormuş gibi davranıyordu.    -   (1993 - ÖSS)C&#8217;deki &#8220;ayda yılda bir&#8221; sözüyle &#8220;seyrek olarak&#8221; sözü aynı anlama geliyor. Burada gereksiz yere bir arada kullanılmışlardır.Cevap C52. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Bugün tatil olduğundan, sabahleyin geç kalktım.B) Arkadaşımız, çok çalışkan bir çocuktu.C) Dün akşam, rüzgâr ortalığı altüst etti.D) Birbirlerini çok iyi anlar, inanırlardı.E) Dün gece çok garip bir rüya gördüm.    -   (1993 - ÖSS)D&#8217;de dolaylı tümleç eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. &#8220;Birbirlerini&#8221; sözü iki yüklemin ortak öğesidir. Ancak &#8220;birbirlerini anlar&#8221; olsa da &#8220;birbirlerini inanırlardı&#8221; olmaz. &#8220;Birbirlerine inanırlardı&#8221; olması gerekir. İkinci cümleye dolaylı tümleç getirilmelidir.Cevap D53. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Toprak kaymasının en çok nerelerde görüldüğünü saptayarak buna karşı hangi önlemlerin alınabileceğini tartışacağız.B) Araştırmamda, anaokuluna giden çocuklarla gitmeyenlerin dil gelişimini karşılaştırıp aralarındaki farkı belirleyeceğim.C) Bu mevsimde, balkondaki çiçeklerin kapalı bir yere taşınması gerekiyor.D) Bu toplantıda çeşitli hastalıklar ve bunların nedenleri konusunda ayrıntılı açıklamalar yapılacak.E) Neşeli ve güldürü unsurlarının çokça kullanıldığı bu filmi mutlaka görmelisiniz.    -   (1993 - ÖSS)E&#8217;deki cümlede bozukluk vardır. &#8220;Neşeli&#8221; sözcüğünün hangi sözlerle ilgili olduğu belli değildir. Belki &#8220;film&#8221; sözünden önce getirilirse anlam düzelir. Gerçi güldürü unsurunun olduğu filmler zaten neşelidir. Bu söz cümleden atılabilir de.Cevap E54. (I) Yazılarınızda, dilimize önem verilmeyişinden yakınıyorsunuz. (II) Dilimize gereken ilgi ve önemi vermek zorundayız, diyorsunuz. (III) Bu konuda sizi içtenlikle destekliyorum. (IV) Ne var ki, dile gösterilmesi gereken özeni siz de göstermiyorsunuz. (V) Birçok sözcüğü yerinde kullanmadığınızı üzülerek görüyorum.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.    -   (1993 - ÖSS)Parçanın ikinci cümlesindeki &#8220;ilgi ve önemi vermek&#8221; sözü yanlıştır. Çünkü &#8220;önem vermek&#8221; doğru olsa bile &#8220;ilgi vermek&#8221; yanlıştır. &#8220;İlgi&#8221; verilmez gösterilir.Cevap B55. Enerji (I) çocuklar (II) ergenlik çağındakiler ve (III) hastalık sonrası güçlenme (IV) dönemindeki kişiler için (V) önemlidir.Yukarıdaki cümlede numaralanmış yerlerden hangisine &#8220;özellikle&#8221; sözcüğü getirilemez?A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.    -   (1993 - ÖSS)&#8220;Güçlenme dönemi&#8221; isim tamlaması olduğundan bir terim özelliği gösteriyor. Araya &#8220;özellikle&#8221; sözü getirilemez. Zaten bunu uygulayarak da anlayabiliriz.Cevap D56. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, gereksiz kullanılmıştır?A) Ürünlerimiz ilk defa olarak o yıl dünya pazarlarına çıktı.B) Şehrin kuzeyindeki gölün çevresinde büyük çam ağaçları vardı.C) Akşamları müzik dinleyerek ya da kitap okuyarak vakit geçirirdi.D) Burada kışın en büyük sorunumuz hava kirliliği oluyor.E) Turizmin yararları konusunda bir toplantı düzenlenecek.    -   (1993 - ÖSS)A&#8217;daki &#8220;olarak&#8221; sözünün cümleye kattığı herhangi bir anlam yoktur; gereksizdir. Diğerlerindeki altı çizili sözcükleri çıkardığımızda cümlenin anlamının bozulduğunu görüyoruz.Cevap A57. Türkçede, bir cümlenin öznesi, birinci ve üçüncü tekil kişiden oluşuyorsa, yüklemi birinci çoğul kişi olur.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymamaktan kaynaklanan bir bozukluk vardır?A) Ben onunla ilk kez sizin evde karşılaştım.B) O filmi seninle birlikte izlemiştik sanırım.C) Son durağa geldiğimizde, otobüste bir ben bir de o yaşlı adam kalmıştı.D) O, ağabeyinle aynı lisede okumuştu.E) Hatırlarsan, geçen sene bu günlerde sen, ben ve kardeşim denize giriyorduk.    -   (1993 - ÖSS)C&#8217;deki cümlenin öznesi &#8220;bir ben bir de o yaşlı adam&#8221; şeklinde söylenen I. tekil ve III. tekil şahıslardır. Yüklemin I. çoğula göre yani &#8220;biz&#8221; zamirine göre çekimlenmesi lazım, oysa bu cümlenin &#8220;kalmıştı&#8221; yüklemi III. tekile göre çekimlenmiş, dolayısıyla açıklanan kurala uymuyor.Cevap C58. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Genellikle kitap okuyarak vakit geçiriyorum.B) Arkadaşlarımızın sorununa sahip çıkarak desteklemeliyiz.C) Bu yıl, tatilimi İstanbul&#8217;da geçirmek istiyorum.D) Orada, eski arkadaşlarımla görüşeceğim.E) Onunla geçen yıl burada karşılaşmıştık.    -   (1994 - ÖSS)B&#8217;deki cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. Cümleye &#8220;arkadaşlarımızı&#8221; sözünün yerine geçen &#8220;onları&#8221; sözü getirilmeli ve &#8220;onları desteklemeliyiz&#8221; şeklinde cümle düzeltilmelidir.Cevap B59. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) İş konusunda ben onu, o da beni etkilemek istemez.B) Onun bu durumda nasıl davranacağını sen benden iyi bilirsin.C) Görüşlerinizi sözle değil, yazıyla belirtmelisiniz.D) Yazılarında ayrıntılara girmeyip konunun özünü vurgular.E) Söylediği sözün doğruluğuna inanıyorsa onu asla geri almaz.    -   (1994 - ÖSS)Anlatım bozukluğu A&#8217;dadır. Cümlede iki şahıs var &#8220;ben&#8221; ve &#8220;o&#8221;. Birinci şahsı kullandığımızda &#8220;ben onu etkilemek istemez&#8217;&#8217; gibi bir yargı ortaya çıkıyor. Elbette bu, hatalıdır. Yüklem &#8220;istemeyiz&#8221; yapılırsa cümle düzelir.Cevap A60. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Eldeki sonuçlar, bugüne değin yanlış bir yol izlendiğini açıkça ortaya koyuyor.B) Olayla ilgili olarak herkes başka başka şeyler söylüyor.C) Çoğu kişi, sorunun bir başka çözümünün olmadığı kanısında.D) Bu tutumuyla ailesine zarar mı veriyor yarar mı anlayamadık.E) Dostların birbirlerini eleştirmekten kaçınmaları gerektiğine inanıyorum.    -   (1994 - ÖSS)D&#8217;deki cümlede &#8220;zarar ve yarar&#8221; sözcükleri &#8220;vermek&#8221; fiiline bağlanmış. Ancak &#8220;zarar vermek&#8221; doğru olsa da &#8220;yarar vermek&#8221; doğru değildir. &#8220;Yarar sağlamak&#8221; olmalıydı. Yani cümle &#8220;zarar mı veriyor, yarar mı sağlıyor.. &#8220; şeklinde olmalıydı.Cevap D]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Anlatım Bozuklukları ÖSS Soruları ve Cevapları &#8220;... yağmurlu geçerken&#8221; sözü, zaten &#8220;diğer yandan, buna karşılık&#8221; anlamlarını verir. Cümlede bir de &#8220;öte yandan&#8221; sözüne gerek yoktur. Gereksiz söz kullanılmıştır. Bu, cümleden çıkarılmalıdır.1. &#8220;İyi bir cümlede gereksiz sözcük bulunmaz. Bunu şöyle anlayabiliriz: Bir sözcüğü attığımızda cümlenin anlam ve anlatımında bir daralma oluyorsa o sözcük gerekli, olmuyorsa gereksizdir.&#8221;Bu ölçüte göre, aşağıdakilerden hangisi iyi bir cümle değildir?A) Neşeli, sağlıklı, şen bir görünüşü vardı.B) Yağmur, sabaha değin aralıksız yağdı.C) Bütün gün tarlada hiç ara vermeden çalıştık.D) Doğadaki canlılar üzerinde sayısız inceleme yapıldı.E) Ormanların iklim üzerindeki etkisi anlatıldı.    -   (1981 - ÖSS)Açıklama bölümünde gereksiz sözcüğün ne olduğu anlatılıyor. Bir sözcük cümlede başka bir sözcükle ifade edilmediği sürece gereklidir.Gereksiz sözcük değişik biçimlerde karşımıza çıkar.1. Eş anlamlı sözcüklerle ortaya çıkar.&#8220;Öğüt ve nasihatlere pek kulak vermez.&#8221; derken &#8220;öğüt&#8221; ve &#8220;nasihat&#8221; eş anlamlıdır. Birisi atılabilir.2. Bir sözcüğün anlamı içinde görülür:&#8220;Onunla aynı yaşıt olduğumu biliyorum.&#8221; derken zaten &#8220;yaşıt&#8221; aynı yaşta demektir. &#8220;Aynı&#8221; sözü gereksizdir.3. Eklerle ortaya çıkar: &#8220;Benim romanlarım şiirlerimden değerlidir.&#8221; derken romanlarım sözündeki iyelik eki onların bana ait olduğunu gösterir; &#8220;benim&#8221; sözü atılabilir.Soruya dönersek A&#8217;da &#8220;neşeli&#8221; ve &#8220;şen&#8221; sözcüklerinin eş anlamlı olduğunu görürüz. Gereksiz sözcük kullanıldığından bu cümle iyi bir cümle değildir.Diğerlerine kısaca bakacak olursak B&#8217;de &#8220;sabaha değin&#8221; ve &#8220;aralıksız&#8221; sözcüklerini görürüz. Aynı anlamda gibi ancak sabaha değin kısa aralıklarla yağmış olabilirdi. C&#8217;de &#8220;bütün gün&#8221; &#8220;hiç ara vermeden&#8221; yerine &#8220;sadece yemek araları vererek&#8221; de diyebilirdi. Demek ki farklı bir anlamı var. D ve E seçeneklerinde çeldirici yok.Cevap A2. &#8220;Sınıfa girer girmez insanı düşündüren, ilginç sorularIbaşlar. Çocukların düşüncelerine önem verince,şaşırtıcı sorular peş peşe gelir. Bir anda büyür oII IIIküçücük çocuklar, mantıkları ile kocaman olurlar.&#8221;IV VYukarıdaki parçada altı çizilmiş sözlerden, bulunduğu yere göre anlamca en gerekli olanı hangisidir?A) I B) II C) III D) IV E) V    -   (1982 - ÖSS)Bir sözün cümlede en gerekli durumda bulunması, onun anlamca yerini tutan başka bir sözün cümlede bulunmaması demektir. Buna göre cümleleri inceleyelim. &#8220;İlginç sorular&#8221; zaten insanı düşündüreceğinden (I) gereksizdir. Yine ilginç olması insanı şaşırtacağından (II) de gereksizdir. &#8220;Kocaman olur&#8221; sözünden &#8220;küçücük&#8221; çocukların &#8220;büyüdükleri&#8221; de bellidir. Öyleyse (III) ve (IV) atılabilir. Cümlede &#8220;mantıkları ile&#8221; sözünü karşılayacak başka bir söz olmadığından (V) cümlede en gerekli unsurdur.Cevap E3. &#8220;Hiçbiri - Ali Suavi&#8217;den başka - ülkede bir ayaklanmayı düşünmemiş, Padişaha bağlılığı kutsal bir görev saymıştır.&#8221;Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni, aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak belirtilmiştir?A) İkinci cümleciğin yükleminde özneyle uyum sağlanmamıştır.B) Birinci cümlecikteki arasöz, gereken biçimde düzenlenmemiştir.C) Birinci cümleciğin yükleminde özneyle uyum sağlanmamıştır.D) Birinci cümlecikteki yüklemin sonuna &#8220;- dir&#8221; eki getirilmemiştir.E) Her iki cümleciğin yüklemleri arasında olumluluk olumsuzluk bakımından uyum sağlanmamıştır.    -   (1982 - ÖSS)Cümleyi incelediğimizde iki ayrı cümle bulunduğunu görürüz. Bu tür cümlelerde ortak kullanılan öğelere dikkat edilmelidir. &#8220;Düşünmemiş&#8221; yükleminin ve &#8220;...görev saymıştır&#8221; yükleminin ortak öğesi öznedir; çünkü görev sayanla düşünmeyenler, aynı kişiler. Cümlede özne ise &#8220;hiçbiri&#8221; sözcüğüdür. Bu sözcük, özne olduğunda yüklem daima olumsuz çekimlenir. Buna göre bakarsak birinci yüklem olumsuz olduğu halde ikinci yüklem olumludur. Dolayısıyla ikinci cümlenin yükleminde özneyle uyum sağlanmamıştır.Cevap A4. &#8220;Genç saçlarına ak düşmemiş, şiirimize, hikâ-yeciliğimize taptaze bir hava getiren isimlerdi bu saydıklarım.&#8221;Bu cümlede hangi sözcükten sonra virgül (,) konursa anlam karışıklığı giderilmiş olur?A) genç B) saçlarınaC) hikâyeciliğimize D) getireE) bu    -   (1982 - ÖSS)Cümlede virgül &#8220;genç&#8221; sözünden sonra konmalıdır. Çünkü virgül olmadığında, sanki &#8220;genç&#8221; olan saçlarmış gibi bir anlam çıkıyor. Bunu virgülle önleyip genç olanın &#8220;isimler&#8221; olduğunu belirginleştirebiliriz.Cevap A5. &#8220;Yazar, bu özü, birtakım ilkelerden, hazır formüllerden yola çıkarak değil,somut gerçeklerden, yaşanmış deneyimlerden yola çıkarak yeniden buluyor.&#8221;Bu cümlede geçen kelimelerden hangileri atıldığında cümlenin anlamında hiçbir daralma olmaz?A) bu - yenidenB) ilkelerden - somutC) birtakım - değilD) yazar - gerçeklerdenE) hazır - yaşanmış    -   (1983 - ÖSS)Cümlede bir sözün anlamı içinde bulunan başka bir sözü kullanmak, gereksiz sözcük kullanımına girer. Cümlede de buna benzer sözler vardır. Örneğin &#8220;formül&#8221; zaten hazır hale gelmiş sembollerdir. Öyleyse &#8220;hazır&#8221; demeye gerek yok. &#8220;Deneyim&#8221; belli yaşantılardan sonra edinilen durumdur. Dolayısıyla &#8220;yaşanmış&#8221; sözü de gereksizdir. Bunlar cümleden atılabilir.Cevap E6. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili kelime çıkarılırsa cümlenin anlamı değişmez?A) Ortaklar arasındaki mevcut ikiliği giderdik.B) Parkın içindeki kurumuş ağaçları kestik.C) Yokuşun dibindeki ahşap eve taşındık.D) Babamla birlikte evdeki eski eşyaları dışarı taşıdık.E) Gölün kıyısındaki yaşlı çınar ağaçlarının altına koştuk.    -   (1983 - ÖSS)A&#8217;daki &#8220;mevcut&#8221; sözünü çıkarırsak değişmez. Çünkü &#8220;ortaklar arasında&#8221; sözü ikiliğin mevcut olduğunu gösteriyor zaten. Diğerlerindeki sıfatlar, isimlerin ayırıcı vasıflarını belirttiğinden cümleden çıkarılamaz.Cevap A7. Aşağıdakilerden hangisi dil ve anlatım yönünden yanlıştır?A) Yayınevinin çıkardığı bütün romanları alıyorum, okuyorum.B) Bu koşullar içinde pek çok sanatçı olduğunu duyuyorum, görüyorum.C) Bu konuda söylenenlere inanıyor, her yerde öne sürüyordu.D) Geçen ay yayımlanan aylık dergilerin birinde okudum, gördüm.E) Erken yatıp erken kalkmanın yararına inanırdı, herkesi de inandırırdı.    -   (1983 - ÖSS)Cümlelere baktığımızda sıralı cümlelerin bulunduğunu görüyoruz. Böyle cümlelerde ortak öğelere dikkat edilmelidir. Çünkü aynı öğeyi her fiil aynı eklerle almaz. Örneğin &#8220;Resimlere baktı, bana verdi&#8221; cümlesinde bakılan şeyle geri verilen şey resimlerdir. Ancak &#8220;baktı&#8221; sözcüğü &#8220;resimlere&#8221; şeklinde aldığı halde bu öğeyi, verdi sözcüğü almaz, yani &#8220;resimlere bana verdi&#8221; denmez. Öyleyse biz bu öğeyi, &#8220;vermek&#8221; fiiline uyduralım. Sözcük &#8220;resimleri bana verdi&#8221; şeklinde &#8220;-i&#8217;&#8217; hal eki alacaktır. Kısaca her fiil öğeleri uygun eklerle almalıdır. Buna göre seçeneklere baktığımızda, C&#8217;de &#8220;söylenenlere inanıyor&#8221; denmiş, diğer cümlede ise &#8220;her yerde öne sürüyor&#8221; denmiş; &#8220;Neyi her yerde öne sürüyor?&#8221; diye sorarsak &#8220;bu konuda söylenenleri&#8221; cevabı gelecektir. Oysa cümlede böyle bir nesne yoktur. Dolayısıyla cümle &#8220;onları her yerde öne sürüyordu.&#8221; şeklinde nesne ilavesiyle düzeltilmelidir.Cevap C8. &#8220;Cansız varlıkların ya da soyut kavramların çoğulları özne olduğunda bunların yüklemleri tekil olur.&#8221;Aşağıdakilerden hangisinde bu kurala uyulmamıştır?A) Köylüler, uzaktan uzağa bağrıştılar.B) Dağlar, gün batımına doğru kızıllaştı.C) Boksörler yaman dövüştüler.D) Bu düşünceler, geçerliliğini çoktan yitirdi.E) Bu tür duygular, gözlerimi yaşartırlar.    -   (1983 - ÖSS)A ve B&#8217;de özne insandır. B ve D&#8217;de cansız varlık ve soyut kavramdır, yüklemleri tekil olduğundan kurala uygundur. E&#8217;de ise &#8220;duygular&#8221; soyut bir kavramdır, buna rağmen yüklem çoğul eki almıştır. &#8220;Yaşartırlar&#8221; değil &#8220;yaşartır&#8221; olacaktır.Cevap E9. &#8220;Aldığı şehirlere Türkleri yerleştirmek suretiyle Türkleştirdi.&#8221; cümlesindeki anlatım pürüzü nasıl giderilebilir?A) &#8220;şehirlere&#8221; yerine &#8220;şehirlerde&#8221; kelimesini getirerekB) &#8220;Türkleştirdi&#8221; den önce, &#8220;insanları&#8221; kelimesini ekleyerekC) &#8220;yerleştirmek suretiyle&#8221; yerine &#8220;yerleştirerek&#8221; kelimesini getirerekD) &#8220;Türkleştirdi&#8221; yerine &#8220;Türkleştirildi&#8221; kelimesini ekleyerekE) &#8220;Türkleştirdi&#8221;den önce, &#8220;oraları&#8221; kelimesini ekleyerek    -   (1984 - ÖSS)Cümledeki &#8220;Türkleştirdi&#8221; yüklemine &#8220;Nereyi Türkleştirdi?&#8221; sorusunu sorarsak &#8220;şehirleri&#8221; cevabı gelir. Oysa &#8220;şehirler&#8221; sözü cümlede &#8220;-e&#8221; ekini almış. Dolayısıyla cümlenin nesnesi yoktur. Bu eksikliği gidermek için cümleye şehirlerin yerine geçecek bir nesne getirilmelidir. Bu ise &#8220;oraları&#8221; zamiri olacaktır. B&#8217;deki &#8220;insanları&#8221; sözü de nesnedir. Ancak cümlede kişilerden değil &#8220;şehirlerden&#8221; söz edilmiş.Cevap E10. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki &#8220;daha&#8221; kelimesi çıkarılınca cümlenin anlamında daralma olur?A) İstiyorsanız bir defa daha anlatayım.B) Bilmiyorum, ben göreve daha yeni başladım.C) Bekle, Müdür bey daha gelmedi.D) O zamanlar bu yol, şimdikinden daha kötüydü.E) Görünüşüne bakma, daha altı yaşına yeni girdi.    -   (1984 - ÖSS)A&#8217;daki &#8220;daha&#8221; sözü çıkarılırsa cümlenin anlamı daralır. Çünkü &#8220;daha&#8221; cümleye önceden de &#8216;&#8217;anlatma&#8217;&#8217; işinin yapıldığı anlamını veriyor. Eğer çıkarırsak anlatma işi bir kez yapılmış olacak.Cevap A11. Bu kitap, yayınevimizin, ölümünün 10. yıldönümündeI II IIIünlü şaire, onun yüce anısına armağandır.IV VBu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için hangi kelime ya da kelime grubu çıkarılmalıdır?A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.    -   (1985 - ÖSS)Bir sözcükte tamlayan eki (ilgi eki) &#8220;-ın -in...&#8221; bulunduğunda genellikle buna bağlı bir iyelik eki bulunur. Burada &#8220;yayınevimizin&#8221; denmiş, ancak onun nesi olduğu söylenmemiş. Aslında &#8220;yayınevimizin armağanı&#8221; şeklinde bir tamlama kurulması gerekir. Oysa &#8220;armağandır&#8221; sözünde iyelik eki yok. Dolayısıyla &#8220;yayınevimizin&#8221; sözündeki ek bağlantısız kalmış. Eğer bu sözcüğü çıkarırsak yapısal bozukluk ortadan kalkar.Cevap B12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde &#8220;kendi&#8221; kelimesinin çıkarılması, anlatımda bozukluğa yol açmaz?A) Bu ayrıcalığın sadece kendi için olduğunu sanıyorsa aldanıyor.B) Kendi gibi gece gündüz çalışacak birini arıyor.C) O da herkes gibi kendi hakkına razı olmalıdır.D) Herkesi kendi gibi düşünmeye zorluyor.E) Bu kez kendi değil, kardeşi gelmiş.    -   (1985 - ÖSS)&#8220;Kendi&#8221; sözü dönüşlülük zamiridir. Çoğunlukla kişilerin yerine geçer. Diğer zamirlerle ya da kişiyi karşılayan eklerle de kullanılabilir. Seçeneklere baktığımızda C&#8217;de &#8220;hakkına&#8221; sözünden cümlenin gelişine göre &#8220;onun hakkı&#8221; olduğu anlamı çıkar dolayısıyla &#8220;kendi&#8221; sözüne gerek yoktur. Pekiştirme anlamı veren bu sözü çıkarsak da cümlenin anlamı bozulmaz. Diğerlerinde &#8220;kendi&#8221; sözcüğüyle karşılanan kişinin yerine geçen başka ek ya da sözcük yoktur.Cevap C13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinden &#8220;onu&#8221; kelimesi çıkarılırsa cümlenin anlatımı bozulur?A) Çoğu zaman biçimsel özellikler üzerinde durur, az da olsa onu geliştirmeye çalışırız.B) Bulunduğu çevreyi inceliyor, onu yazılarında gereç olarak kullanıyor.C) Fıkranın geleneksel anlamını değiştirmiş, onu daha da zenginleştirmiştir.D) Yazma sözünden ne anladığımı açıklamak, onu tanımlamak istiyorum.E) Çevremizi duyu organlarımız yardımıyla tanır, onu bu organlarımızla öğreniriz.    -   (1985 - ÖSS)&#8220;Onu&#8221; sözü bir nesnedir. Cümleden bunu çıkardığımızda bu sözün karşıladığı nesneyi, başka bir sözün karşılayabilmesi gerekir. B, C, D, E&#8217;de birinci cümlelerin nesneleri &#8220;onu&#8221; sözcüğünün yerine kullanılabilir; yani &#8220;onu&#8221; nesnesine gerek yoktur. A&#8217;da ise birinci cümlede nesne olmadığından &#8220;onu&#8221; nesnesini karşılayan başka bir söz yoktur. Dolayısıyla &#8220;onu&#8221; cümleden çıkarılamaz.Cevap A14. Bu ilaç, mide yanmasına sebep olmadığı gibi ne de asit - baz dengesi üzerinde herhangi bir olumsuz etkiye de yol açmaz.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;ilaç&#8221; kelimesine &#8220;-ın&#8221; eki getirilerekB) &#8220;ne de&#8221; kelimeleri atılarakC) &#8220;yol açmaz&#8221; yerine &#8220;sebep olmaz&#8221; denilerekD) &#8220;olumsuz&#8221; kelimesi çıkarılarakE) &#8220;ne de&#8221; kelimeleri &#8220;üzerinde&#8221; kelimesinin sonuna alınarak    -   (1986 - ÖSS)Cümlede anlatım bozukluğu &#8220;ne de&#8221; sözünden meydana gelir. Çünkü &#8220;olmadığı gibi&#8221; sözü zaten &#8220;bunun yanında&#8221;, &#8216;&#8217;bu bir tarafa&#8221; anlamlarını katıyor. Yani &#8220;ne de&#8221; nin vereceği anlamı veriyor. Bu söze gerek yoktur.Cevap B15. Yoksul görünümlü biriydi bu. Boyu kısa, bedeni de pek biçimli değildi.Yukarıdaki ikinci cümlede bir anlatım bozukluğu vardır. Bu bozukluk, aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;kısa&#8221; yerine &#8220;kısaydı&#8221; getirilerekB) &#8220;kısa&#8221;dan sonra &#8220;ve&#8221; ekleyerekC) &#8220;kısa&#8221; yerine &#8220;ve&#8221; koyarakD) &#8220;kısa&#8221;dan sonra &#8220;değil&#8221; ekleyerekE) &#8220;boyu&#8221;dan sonra &#8220;da &#8220;ekleyerek    -   (1986 - ÖSS)İkinci cümlede &#8220;kısa&#8221; ve &#8220;biçimli&#8221; sözleri sıfat olan sözcüklerdir. Bunların yüklem olması için ekeylem almaları gerekir. Bu ekeylem &#8220;değildi&#8221; olumsuzluk edatıyla birlikte verilmiş. Ancak bu durumda &#8220;kısa değildi&#8221;, &#8220;biçimli değildi&#8221; gibi iki yargı oluşmuş. Oysa cümlede anlatılmak istenen, kişinin boyunun kısa olduğudur. Dolayısıyla biz &#8220;kısa&#8221; sözünü &#8220;değildi&#8221; ye bağlamadan yüklem yaparsak anlatılmak istenen belirginleşir. Bu ise A&#8217;daki değişikliğin yapılması demektir.Cevap A16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Öğretmenin, öğrencilerinin aile durumları ile de ilgilenmesi gerekir.B) Yazarlarımızın köy yaşayışına ilgilenmeleri toplumumuz açısından çok yararlıdır.C) Bir romancının şiirle ilgilenmesi sanatı için yararlı olur.D) Kişilerin meslekleri dışında başka işlerle ilgilenmeleri onları dinlendirir.E) Öğrencilerin iyi kitaplarla ilgilenmesini sağlamak bir eğitim işidir.    -   (1986 - ÖSS)Bozukluk B&#8217;de vardır. Burada ek yanlışlığı bozukluğa neden olmuştur. &#8220;İlgilenmek&#8221; sözü &#8216;&#8217;ile&#8217;&#8217; edatına bağlı sözlerle kullanılır. Dolayısıyla &#8220;köy yaşayışına ilgilenmeleri&#8217;&#8217; değil &#8216;&#8217;köy yaşayışıyla ilgilenmeleri&#8221; olması gerekirdi.Cevap B17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Bu kadar yorgunluktan sonra iyi bir tatili hak etmişti.B) Memur, dostça ve yumuşak başlılıkla cevap veriyordu.C) Fotoğrafçılıkla ilgili incelikleri ve teknik bilgileri bu kitapta bulabilirsiniz.D) Ayrıca, arasıra gözüme çarpan yanlışlıkları da belirttim.E) Durmadan gazoz ve çekirdek yenilen bu yerden hemen uzaklaştım.    -   (1986 - ÖSS)Anlatım bozukluğu E&#8217;dedir. Burada nitelikçe ayrı varlıkların aynı eyleme bağlanması bozukluğa neden olmuştur. Çekirdek, yenilen bir nesnedir, ama gazoz yenilmez, içilir. Öyleyse &#8220;gazoz içilen ve çekirdek yenilen&#8221; denmeliydi.Cevap E18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde &#8220;ise&#8221; kelimesine gerek yoktur?A) Mektup yazmış ise gelmekten vazgeçmiştir.B) Bunun nedeni ise beni çok sevmemesidir.C) Olayı ancak kendin gördün ise tanıklık yapabilirsin.D) Bunu yapan o ise gidip kendisiyle konuşun.E) Yanlış öğrenecek ise hiç öğrenmesin.    -   (1986 - ÖSS)&#8220;İse&#8221; şart bildirdiği yerde cümleden çıkarılamaz. Ancak bağlaç olduğu yerde çıkarılabilir. B&#8217;de şart anlamı vermeyen yani bağlaç olan &#8220;ise&#8221; kullanılmıştır. Cümlede bağladığı öğeler olmadığından çıkarabiliriz.Cevap B19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde &#8220;fazla&#8221; kelimesine gerek yoktur?A) Güneşte fazla dolaşmayın.B) Fazla kaleminiz var mı?C) Buralara fazla yağmur yağmaz.D) Bundan böyle, daha fazla erken kalkmalısın.E) Fırını fazla ısıtmanıza gerek yok.    -   (1986 - ÖSS)D&#8217;deki &#8220;fazla&#8221; sözcüğüne gerek yoktur. Zaten &#8220;daha&#8221; sözü erken kalkmanın derecesini bildirir. &#8220;Fazla&#8221; sözünün cümleye kattığı fazladan bir anlam yoktur.Cevap D20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, &#8220;ben&#8221; kelimesi çıkarılınca anlam bozulur?A) En çok ben merak ediyordum.B) Ben hemen evimize koştum.C) Yarışta ben hepsini geçmiştim.D) Ben 1963 yılında doğdum.E) Ben geç geleceğini biliyordum.    -   (1986 - ÖSS)Bu tip sorularda deneme yoluna gidilmelidir. A&#8217;da &#8220;En çok merak ediyordum.&#8221; olmayacağına göre buradaki &#8220;ben&#8221; sözü cümleden çıkarılamaz.Cevap A21. Ölçümlere ne zamandan beri başladınız?Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?A) &#8220;ne zamandan beri&#8221; yerine &#8220;ne zaman&#8221; getirilmeliB) &#8220;ne zamandan&#8221; yerine &#8220;hangi tarihten&#8221; getirilmeliC) &#8220;başladınız&#8221; yerine &#8220;başlıyorsunuz&#8221; getirilmeliD) &#8220;beri&#8221; yerine &#8220;bu yana&#8221; getirilmeliE) &#8220;başladınız&#8221; yerine &#8220;başlamıştınız&#8221; getirilmeli    -   (1987 - ÖSS)Cümledeki &#8220;beri&#8221; sözü işe önceden başlandığını işin hâlâ devam ettiğini ifade eder. Cümlenin yüklemi ise &#8220;başladınız&#8221; sözüdür, yani &#8216;&#8217;devam etme&#8217;&#8217; anlamı yok. Bu uyumsuzluğu gidermek için &#8220;beri&#8221; cümleden çıkarılmalıdır. Dolayısıyla A&#8217;da söylenen yapılmalıdır.Cevap A22. Bu sonuca ulaşılacağını belki de biliyor olmalılar.Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?A) &#8220;ulaşılacağını&#8221; yerine &#8220;ulaşılabileceğini&#8221; getirilmeliB) &#8220;belki de&#8221; yerine &#8220;sanıyorum&#8221; getirilmeliC) &#8220;ulaşılacağını&#8221; yerine &#8220;ulaşılmayacağını&#8221; getirilmeliD) &#8220;biliyor olmalılar&#8221; yerine &#8220;biliyorlardır&#8221; getirilmeliE) &#8220;olmalılar&#8221; yerine &#8220;olabilirler&#8221; getirilmeli    -   (1987 - ÖSS)Cümlede ihtimal anlamı var, bu anlam ise hem &#8220;belki de&#8221; hem &#8220;olmalılar&#8221; sözleriyle ifade edilmiş. Bunlardan biri cümleden atılmalıdır. Cevapta &#8220;olmalılar&#8221; atılmış. Onun atılmasıyla &#8220;biliyor&#8221; sözü tekil bir kişi bildirir hale gelmiş. Bunu gidermek için D&#8217;deki değişiklik yapılmalıdır.Cevap D23. Önümüzdeki haftanın programlarından bazılarını sizlere hatırlatmaya çalıştık sayın seyirciler.Bu cümledeki düşünme hatasını gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?A) &#8220;önümüzdeki&#8221; yerine &#8220;gelecek&#8221; kelimesi getirilmeliB) &#8220;çalıştık&#8221; yerine &#8220;çalışıyoruz&#8221; kelimesi getirilmeliC) &#8220;hatırlamaya&#8221; yerine &#8220;tanıtmaya&#8221; kelimesi getirilmeliD) &#8220;önemli&#8221; kelimesi &#8220;bazılarını&#8221; kelimesinden önce getirilmeliE) &#8220;sayın dinleyiciler&#8221; sözü cümle başına alınmalı    -   (1987 - ÖSS)Cümlede &#8220;önümüzdeki haftanın&#8221; programlarından söz edilmiş. Yapılan iş ise &#8220;hatırlatmakla&#8221; karşılanmış. Oysa &#8220;hatırlatmak&#8221; geçmiş konular hakkında yapılır. Dolayısıyla bu söz &#8220;tanıtmak&#8221; şeklinde düzeltilmelidir.Cevap C24. Shakespeare&#8217;in oyunları arasında en sık sahnelenen ve Türk seyircisi tarafından en çok benimsenenler arasında Hamlet ve Othello&#8217;dur.Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?A) &#8220;en çok&#8221; sözü kaldırılmalıB) &#8220;en sık&#8221; sözü kaldırılmalıC) &#8220;ve&#8221; yerine &#8220;ile&#8221; kelimesi getirilmeliD) &#8220;oyunları&#8221; sözünden sonra gelen &#8220;arasında&#8221; kelimesi kaldırılmalıE) &#8220;Hamlet&#8221; sözünden önce gelen &#8220;arasında&#8221; kelimesi kaldırılmalı    -   (1987 - ÖSS)Cümlenin yüklemi &#8220;Hamlet ve Othello&#8221;dur. Öznesi ise &#8220;... benimsenenler&#8221; sözüne kadar olan kısımdır. Dolayısıyla &#8220;benimsenenler&#8221; sözünden sonraki &#8220;arasında&#8221; ya gerek yoktur.Cevap E25. Bunun üzerine üyeler, bir an sessizlik içinde kaldılar ve herkes ellerini havaya kaldırarak söz istediler.Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?A) &#8220;üyeler&#8221; kelimesi kaldırılmalıB) &#8220;ve&#8221; kelimesi çıkarılıp, yerine virgül (,) konmalıC) &#8220;herkes&#8221; kelimesi kaldırılmalıD) &#8220;bunun üzerine&#8221; sözü &#8220;üyeler&#8221; kelimesinden sonra getirilmeliE) &#8220;ellerini&#8221; kelimesi kaldırılmalı    -   (1987 - ÖSS)İkinci cümlenin yüklemi &#8220;söz istediler&#8221; öğesidir. &#8220;Söz isteyen kim?&#8221; diye sorarsak &#8220;herkes&#8221; öznesi cevap verir. Oysa bu özne daima tekil yüklemle kullanılır. Dolayısıyla ya &#8220;söz istediler&#8221; den çoğul eki kaldırılacak ya da &#8220;herkes&#8221; öznesi kaldırılacaktır. Seçeneklerde ikinci yol verilmiş.Cevap C26. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde, &#8220;yaklaşık&#8221; kelimesi yanlış kullanılmıştır?A) Ev ona, yaklaşık hesapla otuz milyon liraya mal olmuştu.B) Köy Ankara&#8217;ya yaklaşık olarak yetmiş kilometre uzaktaydı.C) Doğup büyüdüğü kasabaya, yaklaşık on yıldır uğramamıştı.D) Bu büyük apartmanlar, birbirine yaklaşık yapılmıştı.E) Yaklaşık olarak üç metre kumaşın yeteceğini sanıyordu.    -   (1987 - ÖSS)&#8220;Yaklaşık&#8221; sözü &#8220;aşağı yukarı&#8221; anlamına gelir. Bu anlamın sadece D&#8217;de olmadığını görüyoruz. Burada evlerin birbirine &#8220;yakın&#8221; ya da &#8220;bitişik&#8221; olduğu söylenmek istenmiş. Burada &#8220;yaklaşık&#8221; sözü kullanılmaz.Cevap D27. İçtenlikle söylüyorum; eğer vapur biletini almamışI II IIIolsaydım, bu geziden vazgeçerdim.IV VBu cümleden altı çizili sözcüklerin hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamı değişmez?A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.    -   (1988 - ÖSS)Türkçede &#8220;eğer&#8221; sözünün kullanıldığı her yerde ona bağlı&#8220;-se, -sa&#8221; şart ekli sözcük de kullanılır. Bu cümlede de &#8220;eğer ... olsaydım&#8221; denmiş. Hem &#8220;eğer&#8221; hem &#8220;-se, -sa&#8221; şart anlamı verdiğinden &#8220;eğer&#8221; cümleden çıkarılabilir.Cevap B28. Arkadaşım gördüklerini, duyduklarını gizli bir sırmış gibi yavaşça kulağıma fısıldadı.Bu cümlede gereksiz kullanılmış iki sözcük aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?A) Arkadaşım - bir B) Bir - yavaşçaC) Arkadaşım - gibi D) Gizli - yavaşçaE) Gizli - sırmış    -   (1988 - ÖSS)Bir sözün anlamı içinde bulunan başka sözcüklerin cümlede olması, gereksiz sözcüğün ortaya çıkmasına yol açar. Burada &#8220;sır&#8221; zaten &#8220;gizli&#8221; dir, &#8220;fısıldamak&#8221; da &#8220;yavaşça&#8221; yapılır. Öyleyse &#8220;gizli&#8221; ve &#8220;yavaşça&#8221; sözleri gereksizdir.Cevap D29. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Hastalığı nedeniyle bir süre geri hizmete alınması onu bir hayli üzdü.B) Hemen getireceğini söyleyerek aldığı makası hâlâ geri iade etmemiş.C) Onun, bu küçücük ricamı geri çevireceğini hiç sanmıyorum.D) Bu işte geri planda kalmak istemem.E) Olayın geri kalan bölümünü siz anlatın.    -   (1988 - ÖSS)Anlatım bozukluğu B&#8217;deki cümlededir. Çünkü &#8220;iade etmemek&#8221; aldığını geri vermemek demektir. Öyleyse cümlede &#8220;geri&#8221; sözüne gerek yoktur.Cevap B30. Genç sanatçılara, yapıtlarının konularını seçerken nelere önem vermelerini anlatıyor.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;vermelerini&#8221; yerine &#8220;vermeleri gerektiğini&#8221; sözü getirilmeli.B) &#8220;nelere&#8221; yerine &#8220;hangi noktalara&#8221; sözü getirilmeli.C) &#8220;sanatçılara&#8221; yerine &#8220;sanatçıların&#8221; sözü getirilmeli.D) &#8220;seçerken&#8221; yerine &#8220;seçmekte&#8221; sözü getirilmeli.E) &#8220;anlatıyor&#8221; yerine &#8220;belirtiyor&#8221; sözü getirilmeli.    -   (1988 - ÖSS)Burada bir kural ortaya koyuluyor. Olan bir durum değil, olması gereken bir durum açıklanıyor, ancak cümlede gereklilik ifadesi bulunmuyor. A&#8217;daki değişiklik yapılırsa anlam düzelir.Cevap A31. Vergilerin yeni sisteme göre toplanacağını sağlayacaklar.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;göre&#8221; yerine &#8220;uyularak&#8221; sözü getirilmeli.B) &#8220;toplanacağını&#8221; yerine &#8220;toplanmasını&#8221; sözü getirilmeli.C) &#8220;yeni&#8221; den sonra &#8220;bir&#8221; sözü getirilmeli.D) &#8220;sisteme&#8221; yerine &#8220;kurala&#8221; sözü getirilmeli.E) &#8220;sağlayacaklar&#8221; yerine &#8220;sağlamalılar&#8221; sözü getirilmeli.    -   (1988 - ÖSS)&#8220;Toplanacağını&#8221; sözü gelecekte yapılacak bir işi bildirir. Oysa cümlede gelecekte yapılacak bir işten çok bir eylemin yapılmasının sağlanması söz konusudur. Sağlanan işin adının verilmesi gerekiyor. Öyleyse &#8220;toplanacağını&#8221; değil &#8220;toplanmasını&#8221; demek gerekir.Cevap B32. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Okula başladığımızdan beri birbirimizden hiç ayrılmadık.B) Okula başlayışımızdan beri birbirimizden hiç ayrılmadık.C) Okula başlayalı beri birbirimizden hiç ayrılmadık.D) Okula başlayışımızdan bu yana birbirimizden hiç ayrılmadık.E) Okula başladığımızdan itibaren birbirimizden hiç ayrılmadık.    -   (1988 - ÖSS)Bozukluk E&#8217;de vardır. Çünkü itibaren sözcüğü &#8220;... başlamak üzere&#8221; anlamına gelir. Yani, &#8220;Bu kural yarından itibaren geçerli olacak.&#8221; cümlesindeki gibi, &#8220;yarından başlamak üzere&#8221; anlamına gelir. Oysa cümledeki &#8220;itibaren&#8221; yerine &#8220;başlamak üzere&#8221; getirilemez.Cevap E33. Ülkemizde başarıyla gerçekleştirilen bu tür ameliyatlarda, ölüm şansı, Amerika&#8217;da yapılanlardan ancak yüzde bir fazladır.Bu cümledeki bir sözcüğün yerinde kullanılmamasından doğan anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;tür&#8221; sözcüğü atılarakB) &#8220;gerçekleştirilen&#8221; yerine &#8220;yapılabilen&#8221; sözcüğü getirilerekC) &#8220;yapılanlardan&#8221; yerine &#8220;yapılan ameliyatlardan&#8221; getirilerekD) &#8220;ancak&#8221; sözü atılarakE) &#8220;şansı&#8221; yerine &#8220;olasılığı&#8221; sözcüğü getirilerek    -   (1989 - ÖSS)&#8220;Şans&#8221; sözcüğü istenen durumlarda, insanın elde etmek istediğine kavuşmak istediği yerlerde kullanılır. Yukarıdaki cümlede ise &#8220;ölüm şansı&#8221; denmiş. &#8220;Ölüm&#8221; normal insanların istediği bir durum olmadığına göre burada &#8220;şans&#8221; kullanılamaz. Onun yerine &#8220;olasılık&#8221; sözü getirilmelidir.Cevap E34. Batı ve güney bölgeleri yağmurlu geçerken, öte yandan doğu ve kuzey bölgeleri soğuk olacak.Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?A) &#8220;yağmurlu geçerken&#8221; yerine &#8220;ile&#8221; sözcüğü getirilmeli.B) &#8220;geçerken&#8221; yerine &#8220;geçip&#8221; sözcüğü getirilmeli.C) &#8220;öte yandan&#8221; sözü atılmalıD) &#8220;doğu ve kuzey&#8221; yerine &#8220;doğu ile kuzey&#8221; sözü getirilmeli.E) &#8220;kuzey bölgeleri&#8221; yerine &#8220;kuzey bölgesi&#8221; sözü getirilmeli.    -   (1989 - ÖSS)Cevap C35. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Önemsiz şeyler üzerinde boşu boşuna zaman harcadı.B) Görüşleri doğru ya da yanılmış olabilir.C) Dünyada kaç türü olduğu bilinmemektedir.D) En çok tartışılan konulardan biri de müziktir.E) Doğanın kış aylarında başka bir çekiciliği vardır.    -   (1989 - ÖSS)Anlatım bozukluğu B&#8217;deki cümlededir. &#8220;Ya da&#8221; bağlaçtır ve eş görevli söz öbeklerini birbirine bağlar. Burada &#8220;doğru&#8221; olan &#8220;görüşler&#8221;dir &#8220;Yanılmış&#8221; olabilen ise &#8220;o&#8221;dur. Dolayısıyla bu iki yargının birbirinden tam olarak ayrılması gerekir. Bu da doğru sözünün &#8220;doğrudur&#8221; şekline getirilmesidir. Diğer bir yol ise, görüşlerin doğru olup olmadığının bilinmediği ifade edilerek yapılır. Bu da &#8220;doğru ya da yanlış olabilir&#8221; şeklinde bir düzeltmeyle ortaya çıkar.Cevap B36. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Burada, en çok eski arkadaşlarımı arıyor, özlüyorum.B) Konunun az bilinen bir yönüne ışık tutuyor, aydınlatıyor.C) Yeni çıkan kitapları alıyor, hemen okuyorum.D) Gezilerinde yeni yerler görüyor, değişik insanlar tanıyor.E) Yaptıklarını yeterli bulmuyor, eleştiriyor.    -   (1990 - ÖSS)Bozukluk B&#8217;deki cümlededir. Çünkü &#8220;aydınlatıyor&#8221; yüklemine &#8220;neyi aydınlatıyor?&#8221; diye sorduğumuzda, &#8220;konunun az bilinen bir yönünü&#8221; cevabı geliyor. Oysa cümlede &#8220;konunun az bilinen bir yönüne&#8221; denmiş. Bu, birinci cümleye uygun, ancak ikinci cümleye uygun değildir. Cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir bozukluk söz konusudur.Cevap B37. Bu yasadan, özel ve kamu kuruluşlarında çalışanlar yararlanacak.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;yasadan&#8221; dan sonra &#8220;bütün&#8221; sözcüğü getirilerekB) &#8220;ve&#8221; sözcüğü kaldırılarakC) &#8220;ve&#8221; yerine, &#8220;kuruluşlarla&#8221; sözcüğü getirilerekD) &#8220;çalışanlar&#8221;dan sonra &#8220;kesinlikle&#8221; sözcüğü getirilerekE) &#8220;yararlanacak&#8221; yerine &#8220;yararlanabilir&#8221; sözcüğü getirilerek    -   (1990 - ÖSS)Örnek cümlede tamlama uyumsuzluğu vardır. Sıfat ve isim tamlamaları aynı tamlanana bağlı olmaz. Çünkü isim tamlamasında tamlanan ek alır, sıfat tamlamasında ise almaz. Cümlede &#8220;özel ve kamu kuruluşları&#8221; denmiş. Tamlamaları bölsek &#8220;kamu kuruluşları&#8221; doğrudur, ancak, &#8220;özel kuruluşları&#8221; doğru değildir. Öyleyse &#8220;özel&#8221; sıfatına uygun olan &#8220;kuruluşlar&#8221; tamlananı da cümlede bulunmalıdır.Cevap C38. Beyin zarı iltihapları iyi tedavi edilmezse, ölüme hatta sara nöbetlerine yol açabilir.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;sara nöbetlerine&#8221; sözü ile &#8220;ölüme&#8221; sözcüğü yer değiştirilerekB) &#8220;yol açabilir&#8221; yerine &#8220;neden olabilir&#8221; sözü getirilerekC) &#8220;sara&#8221; sözcüğü kaldırılarakD) &#8220;zarı&#8221; yerine &#8220;zarının&#8221; sözcüğü getirilerekE) &#8220;edilmezse&#8221; yerine &#8220;edilmediğinde&#8221; sözcüğü getirilerek    -   (1990 - ÖSS)&#8220;Hatta&#8221; sözünün anlamından kaynaklanan bir bozukluk oluşmuş. Bu söz önceki söylenenden daha değerli daha önemsenen bir durumu sonra getirerek birbirine bağlar. Cümlede ise &#8220;ölüme hatta sara nöbetlerine&#8221; derken, sara nöbetlerinin ölümden daha önemli olduğu anlamı verilmiş. Elbette bu, mantıksız bir durum oluşturur. Öyleyse bunlar yer değiştirmelidir.Cevap A39. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde &#8220;ilk kez&#8221; sözü gereksiz kullanılmıştır?A) Onu ilk kez bu kadar üzgün görüyordum.B) Uçağa ilk kez bineceği için çok heyecanlıydı.C) Bu kıyı kasabasına ilk kez gidiyordum.D) Böyle bir yarışmaya ilk kez katılıyorum.E) Onunla ilk kez bir arkadaş toplantısında tanıştık.    -   (1990 - ÖSS)Bu söz E&#8217;de gereksiz kullanılmıştır. Çünkü &#8220;tanışmak&#8221; sözü zaten birbirini tanımayanların ilk kez yaptıkları bir durumdur.Cevap E40. Aşağıdaki cümlelerin hangisinden altı çizili sözcük çıkarılırsa cümlenin anlamında bir değişme olmaz?A) Buradaki gerçek, kanımca sanat gerçeğidir.B) Her şey sanki aynı anda olup bitiyor gibidir.C) Bunun nereden kaynaklandığını kestirmek oldukça zordur.D) Oyunda ayrıca, gülünç bulunabilecek mantıksızlıklara rastlanıyor.E) Yaşamdaki gerçek ile sanattaki gerçek çoğunlukla aynı değildir.    -   (1990 - ÖSS)B&#8217;deki &#8220;sanki&#8221; sözü atılabilir. Çünkü &#8220;olup bitiyor gibidir&#8221; sözünde &#8220;sanki&#8221; nin cümleye kattığı anlam zaten vardır.Cevap B41. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Tiyatrolarımızda bu ay, on yeni oyun sahnelemeyi düşünüyoruz.B) Müzik alanında çok önemli bir yeri olan bu festivalin yaşatılması gerekir.C) Bu sanatçıların çalışmaları üç yıldır ilgiyle izlenmektedir.D) Şehrimizde çeşitli kültürel ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi.E) Edebiyatını ve balesini tanıdığınız bu ulus, yakında resimde de varlığını gösterecektir.    -   (1991 - ÖSS)D&#8217;deki cümlede görülen tamlama uyumsuzluğu anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Bunu 67. soruda da anlattık. &#8220;Kültürel ve sanat etkinlikleri&#8221; tamlamasında &#8220;kültürel&#8221; sıfat olduğundan &#8220;kültürel etkinlikleri&#8221; olmaz. &#8220;Kültürel etkinlikler ve sanat etkinlikleri&#8221; şeklinde söylenir veya &#8220;kültürel&#8221; sözü &#8220;kültür&#8221; şekline getirilir ve bozukluk giderilir.Cevap D42. Hitit tabletlerinde orman kelimesinin adı sık sık geçmektedir.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;sık sık&#8221; sözü atılarakB) &#8220;kelimesinin&#8221; yerine &#8220;kelimesi&#8221; sözcüğü getirilerekC) &#8220;geçmektedir&#8221; yerine &#8220;geçer&#8221; sözcüğü getirilerekD) &#8220;kelimesinin adı&#8221; yerine &#8220;kelimesi&#8221; sözcüğü getirilerekE) &#8220;tabletlerinde&#8221; yerine &#8220;tabletlerindeki&#8221; sözcüğü getirilerek    -   (1991 - ÖSS)Bir kelimenin adı olmaz. Kelime zaten bir kavramı, nesneyi karşılar. Varlığın adı olur ancak. Bu nedenle &#8220;kelimesinin adı&#8221; yerine &#8220;kelimesi&#8221; denmelidir.Cevap D43. Ona, buraya gelmeden önce mi sonra mı telefon ettin?Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?A) &#8220;ona&#8221; sözcüğü, &#8220;sonra mı&#8221; sözünün arkasına getirilerekB) &#8220;buraya&#8221; sözcüğü kaldırılarakC) &#8220;gelmeden&#8221; yerine &#8220;gelince&#8221; sözcüğü getirilerekD) &#8220;mi&#8221; yerine &#8220;veya&#8221; sözcüğü getirilerekE) &#8220;önce mi&#8221; den sonra &#8220;geldikten&#8221; sözcüğü getirilerek    -   (1991 - ÖSS)Cümlede &#8220;önce&#8221; ve &#8220;sonra&#8221; sözcüklerinin ikisi de &#8220;gelmeden&#8221; fiiline bağlanmış. Oysa &#8220;gelmeden önce&#8221; denir ama &#8220;gelmeden sonra&#8221; denmez, &#8220;geldikten sonra&#8221; denir.Cevap E44. (I) Ankara&#8217;da bahar, kırkikindi yağmurlarıyla başlar. (II) Öğleden sonra birdenbire gökyüzü kararır şimşekler çakar, yağmur boşanır birden. (III) Sonra gökyüzü aydınlanır; ağaçlar daha yeşil, sokaklar daha temiz görünür. (IV) Havada taze bir esinti ve toprak kokusu kaplar ortalığı. (V) Çiçeğe duran tomurcuklar patlar, tepeden tırnağa baharı yaşamaya başlar ağaçlar.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.    -   (1991 - ÖSS)Bozukluk IV. cümlede yapılmıştır. &#8220;Havada taze bir esinti... kaplar ortalığı&#8221; gibi bir anlam çıkıyor cümleden. &#8220;Ve&#8221; bağlacından önce &#8220;esinti&#8221; sözünün bir eyleme, bir yükleme bağlanması gerekir.Cevap D45. (I) Dil insanların birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlayan bir araçtır. (II) Toplumsal yapıya bağlı olarak sürekli gelişir ve değişir. (III) Bunun doğal bir sonucu olarak da dilde durmadan yeni kavramlar ortaya çıkar. (IV) Bu kavramları karşılamak için yeni sözcükler yaratılır. (V) Yeni sözcükler yaratmak için her ulus, dilinin sunduğu olanaklardan yararlanma yoluna gitmesi gerekir.Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.    -   (1992 - ÖSS)Son cümlede özneyle yüklem arasında uyumsuzluk vardır. &#8220;Her ulus&#8221; özne olduğunda &#8220;gitmesi gerekir&#8221; yüklem olmaz. Çünkü &#8220;gitmesi&#8221; sözcüğündeki iyelik ekinin neye bağlı olduğu belli değildir. Öyleyse ya yüklem &#8220;gitmelidir&#8221; olacak ya da ulus sözcüğü &#8220;ulusun&#8221; şekline getirilecek.Cevap E46. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) İlkbaharda, sabahları bülbül sesleriyle uyanırdım.B) Sokağa bakan, küçük ama şirin bir evimiz vardı.C) Mahallenin çocukları çoğunlukla bizim bahçede oynarlardı.D) O yıllarda ben otuz, o ise otuz beş yaşlarındaydı.E) Komşularımızla sık sık birbirimize gider gelirdik.    -   (1992 - ÖSS)Bozukluk D&#8217;deki cümlededir. Cümlede &#8220;otuz&#8221; sözcüğü, &#8220;yaşlarındaydı&#8221; yüklemine bağlanmış. Oysa &#8220;ben otuz yaşlarındaydı&#8221; denmez. Öyleyse cümleye &#8220;otuz&#8221; sözünden sonra &#8220;yaşlarındaydım&#8221; yüklemi getirilmelidir. Ya da &#8220;yaşlarındaydı&#8221; yüklemi &#8220;yaşlarındaydık&#8221; şeklinde çekimlenmelidir.Cevap D47. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Sabahları durağa kadar yürüyor ve otobüse biniyorum.B) Konuşmacının düşüncelerine katılıyor ve destekliyorum.C) Bu dergiyi ilk yayımlandığı günden beri alıyor ve zevkle okuyorum.D) Televizyondaki açık oturumları beğeniyor ve sonuna kadar izliyorum.E) Akşamları, bir süre çalışıyor ve sonra dinleniyorum.    -   (1992 - ÖSS)B&#8217;de nesne eksikliğinden kaynaklanan bir bozukluk vardır. Çünkü &#8220;düşüncelerine katılıyorum&#8221; olsa da &#8220;düşüncelerine destekliyorum&#8221; olmaz. İkinci cümleye &#8220;düşünceleri&#8221; karşılayan &#8220;onları&#8221; nesnesi getirilmelidir.Cevap B48. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Düşüncelerini yazıyla değil, sözle anlatmayı seviyordu.B) Önerilerimizi dinliyor ne var ki onların hiçbirini uygulamıyordu.C) Sağlık durumlarının iyi ancak çok yorgun oldukları görülüyordu.D) Gazetesini sürekli yanında taşıyor ama bir türlü okumaya fırsat bulamıyordu.E) Bu konuda bilgi sahibi olmasına karşın, görüşlerini belirtmekten kaçınıyordu.    -   (1992 - ÖSS)C&#8217;deki cümlede &#8220;iyi&#8221; sözü &#8220;oldukları görülüyordu&#8221; yüklemine bağlanmış. Oysa &#8220;sağlık durumlarının iyi oldukları görülüyordu&#8221; gibi bir ifade, çoğulluğun iki kez tekrarlanmasından dolayı bozuktur. &#8220;İyi&#8221; sözünden sonra &#8220;olduğu&#8221; getirilirse bozukluk düzelir.Cevap C49. Kendisine söylenen bu sözü duyar duymaz oturduğuI II IIIyerden ayağa kalktı, kürsüye yöneldi.IV VBu cümlede, altı çizili sözcüklerin hangisi gereksiz kullanılmıştır?A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.    -   (1992 - ÖSS)İnsan oturduğu yerden kalkmışsa elbette &#8220;ayağa&#8221; kalkmıştır. Başka bir hareket yapamayacağına göre &#8220;ayağa&#8221; sözüne gerek yoktur.Cevap E50. Hava kirliliğinin nedenlerinden biri de....Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümle anlatım bakımından bozuk olur?A) yeşil alanların azlığındandır.B) motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazlarıdır.C) sanayi kuruluşlarının kent içinde bulunmasıdır.D) ısınmada kükürt oranı yüksek olan kömür kullanılmasıdır.E) çarpık yapılaşmanın, hava dolaşımını engellemesidir.    -   (1992 - ÖSS)Cümlede &#8220;nedenlerinden biri de&#8221; denmiş. Eğer buna A&#8217;daki sözleri eklersek &#8220;azlığındandır&#8221; sözündeki &#8220;- dan&#8221; ekinin de neden bildirmesinden dolayı iki kez &#8220;neden&#8221; anlamı verilmiş olur. Dolayısıyla gereksiz ek kullanımından doğan bir anlatım bozukluğu oluşur.Cevap A51. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen sözler, gereksiz yere bir arada kullanılmıştır?A) Bu arkadaşını ötekilerden farklı tutar, incitmemeye çalışırdı.B) Umduğunu bulamamış, bir süre sonra köyüne dönmüştü.C) Buralara ayda yılda bir, seyrek olarak gelirdi.D) O, bu yörede tanınmış, sözüne güvenilir bir kişiydi.E) Söylenenleri dinliyor, anlıyormuş gibi davranıyordu.    -   (1993 - ÖSS)C&#8217;deki &#8220;ayda yılda bir&#8221; sözüyle &#8220;seyrek olarak&#8221; sözü aynı anlama geliyor. Burada gereksiz yere bir arada kullanılmışlardır.Cevap C52. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Bugün tatil olduğundan, sabahleyin geç kalktım.B) Arkadaşımız, çok çalışkan bir çocuktu.C) Dün akşam, rüzgâr ortalığı altüst etti.D) Birbirlerini çok iyi anlar, inanırlardı.E) Dün gece çok garip bir rüya gördüm.    -   (1993 - ÖSS)D&#8217;de dolaylı tümleç eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. &#8220;Birbirlerini&#8221; sözü iki yüklemin ortak öğesidir. Ancak &#8220;birbirlerini anlar&#8221; olsa da &#8220;birbirlerini inanırlardı&#8221; olmaz. &#8220;Birbirlerine inanırlardı&#8221; olması gerekir. İkinci cümleye dolaylı tümleç getirilmelidir.Cevap D53. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Toprak kaymasının en çok nerelerde görüldüğünü saptayarak buna karşı hangi önlemlerin alınabileceğini tartışacağız.B) Araştırmamda, anaokuluna giden çocuklarla gitmeyenlerin dil gelişimini karşılaştırıp aralarındaki farkı belirleyeceğim.C) Bu mevsimde, balkondaki çiçeklerin kapalı bir yere taşınması gerekiyor.D) Bu toplantıda çeşitli hastalıklar ve bunların nedenleri konusunda ayrıntılı açıklamalar yapılacak.E) Neşeli ve güldürü unsurlarının çokça kullanıldığı bu filmi mutlaka görmelisiniz.    -   (1993 - ÖSS)E&#8217;deki cümlede bozukluk vardır. &#8220;Neşeli&#8221; sözcüğünün hangi sözlerle ilgili olduğu belli değildir. Belki &#8220;film&#8221; sözünden önce getirilirse anlam düzelir. Gerçi güldürü unsurunun olduğu filmler zaten neşelidir. Bu söz cümleden atılabilir de.Cevap E54. (I) Yazılarınızda, dilimize önem verilmeyişinden yakınıyorsunuz. (II) Dilimize gereken ilgi ve önemi vermek zorundayız, diyorsunuz. (III) Bu konuda sizi içtenlikle destekliyorum. (IV) Ne var ki, dile gösterilmesi gereken özeni siz de göstermiyorsunuz. (V) Birçok sözcüğü yerinde kullanmadığınızı üzülerek görüyorum.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.    -   (1993 - ÖSS)Parçanın ikinci cümlesindeki &#8220;ilgi ve önemi vermek&#8221; sözü yanlıştır. Çünkü &#8220;önem vermek&#8221; doğru olsa bile &#8220;ilgi vermek&#8221; yanlıştır. &#8220;İlgi&#8221; verilmez gösterilir.Cevap B55. Enerji (I) çocuklar (II) ergenlik çağındakiler ve (III) hastalık sonrası güçlenme (IV) dönemindeki kişiler için (V) önemlidir.Yukarıdaki cümlede numaralanmış yerlerden hangisine &#8220;özellikle&#8221; sözcüğü getirilemez?A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.    -   (1993 - ÖSS)&#8220;Güçlenme dönemi&#8221; isim tamlaması olduğundan bir terim özelliği gösteriyor. Araya &#8220;özellikle&#8221; sözü getirilemez. Zaten bunu uygulayarak da anlayabiliriz.Cevap D56. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, gereksiz kullanılmıştır?A) Ürünlerimiz ilk defa olarak o yıl dünya pazarlarına çıktı.B) Şehrin kuzeyindeki gölün çevresinde büyük çam ağaçları vardı.C) Akşamları müzik dinleyerek ya da kitap okuyarak vakit geçirirdi.D) Burada kışın en büyük sorunumuz hava kirliliği oluyor.E) Turizmin yararları konusunda bir toplantı düzenlenecek.    -   (1993 - ÖSS)A&#8217;daki &#8220;olarak&#8221; sözünün cümleye kattığı herhangi bir anlam yoktur; gereksizdir. Diğerlerindeki altı çizili sözcükleri çıkardığımızda cümlenin anlamının bozulduğunu görüyoruz.Cevap A57. Türkçede, bir cümlenin öznesi, birinci ve üçüncü tekil kişiden oluşuyorsa, yüklemi birinci çoğul kişi olur.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymamaktan kaynaklanan bir bozukluk vardır?A) Ben onunla ilk kez sizin evde karşılaştım.B) O filmi seninle birlikte izlemiştik sanırım.C) Son durağa geldiğimizde, otobüste bir ben bir de o yaşlı adam kalmıştı.D) O, ağabeyinle aynı lisede okumuştu.E) Hatırlarsan, geçen sene bu günlerde sen, ben ve kardeşim denize giriyorduk.    -   (1993 - ÖSS)C&#8217;deki cümlenin öznesi &#8220;bir ben bir de o yaşlı adam&#8221; şeklinde söylenen I. tekil ve III. tekil şahıslardır. Yüklemin I. çoğula göre yani &#8220;biz&#8221; zamirine göre çekimlenmesi lazım, oysa bu cümlenin &#8220;kalmıştı&#8221; yüklemi III. tekile göre çekimlenmiş, dolayısıyla açıklanan kurala uymuyor.Cevap C58. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Genellikle kitap okuyarak vakit geçiriyorum.B) Arkadaşlarımızın sorununa sahip çıkarak desteklemeliyiz.C) Bu yıl, tatilimi İstanbul&#8217;da geçirmek istiyorum.D) Orada, eski arkadaşlarımla görüşeceğim.E) Onunla geçen yıl burada karşılaşmıştık.    -   (1994 - ÖSS)B&#8217;deki cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. Cümleye &#8220;arkadaşlarımızı&#8221; sözünün yerine geçen &#8220;onları&#8221; sözü getirilmeli ve &#8220;onları desteklemeliyiz&#8221; şeklinde cümle düzeltilmelidir.Cevap B59. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) İş konusunda ben onu, o da beni etkilemek istemez.B) Onun bu durumda nasıl davranacağını sen benden iyi bilirsin.C) Görüşlerinizi sözle değil, yazıyla belirtmelisiniz.D) Yazılarında ayrıntılara girmeyip konunun özünü vurgular.E) Söylediği sözün doğruluğuna inanıyorsa onu asla geri almaz.    -   (1994 - ÖSS)Anlatım bozukluğu A&#8217;dadır. Cümlede iki şahıs var &#8220;ben&#8221; ve &#8220;o&#8221;. Birinci şahsı kullandığımızda &#8220;ben onu etkilemek istemez&#8217;&#8217; gibi bir yargı ortaya çıkıyor. Elbette bu, hatalıdır. Yüklem &#8220;istemeyiz&#8221; yapılırsa cümle düzelir.Cevap A60. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Eldeki sonuçlar, bugüne değin yanlış bir yol izlendiğini açıkça ortaya koyuyor.B) Olayla ilgili olarak herkes başka başka şeyler söylüyor.C) Çoğu kişi, sorunun bir başka çözümünün olmadığı kanısında.D) Bu tutumuyla ailesine zarar mı veriyor yarar mı anlayamadık.E) Dostların birbirlerini eleştirmekten kaçınmaları gerektiğine inanıyorum.    -   (1994 - ÖSS)D&#8217;deki cümlede &#8220;zarar ve yarar&#8221; sözcükleri &#8220;vermek&#8221; fiiline bağlanmış. Ancak &#8220;zarar vermek&#8221; doğru olsa da &#8220;yarar vermek&#8221; doğru değildir. &#8220;Yarar sağlamak&#8221; olmalıydı. Yani cümle &#8220;zarar mı veriyor, yarar mı sağlıyor.. &#8220; şeklinde olmalıydı.Cevap D]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Öss 2008 Puan Hesaplama Programı]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5273</link>
			<pubDate>Thu, 04 Sep 2008 12:21:58 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5273</guid>
			<description><![CDATA[Bu programımla Öss 2008 Puanınızı en az sapma ile hesaplayabilirsiniz.Programın çalışması için sisteminizde .Net Framework 2.0 yüklü olmalıdır. (Net Framework iNDiR).... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu programımla Öss 2008 Puanınızı en az sapma ile hesaplayabilirsiniz.Programın çalışması için sisteminizde .Net Framework 2.0 yüklü olmalıdır. (Net Framework iNDiR).... ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[24 Adet ÖSS Sayısal Denemesi]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5055</link>
			<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 20:09:43 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5055</guid>
			<description><![CDATA[24 Adet ÖSS Sayısal Denemesi.... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[24 Adet ÖSS Sayısal Denemesi.... ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Online Sınav Scripti]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5054</link>
			<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 20:09:17 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5054</guid>
			<description><![CDATA[Bir online sınav scripti olan Hafun F-1.0 tüm türkiye genelinde daha önce eşine rastlayamayacağınız türden bir online sınav scriptidir.Kolay ve rahat anlaşılır aynı zamanda her türlü değişikliği rahatlıkla yapabileceğiniz bir üyelik sistemi bulunmaktadır.Her türlü sınavı anında dilediğiniz sorulardan seçerek sınav süresini kendiniz belirleyerek sınav oluşturabilirsiniz. Scripte bulunan özelliklerSite istatistikleri (Toplam sınav,günlük ziyaretçi,toplam ziyaretçi, toplam üye)Site içi mesajlaşmaHaftanın en fazla puan alan öğrencilerini Sistemde ek olarak 2 oyun mevcut1-&gt;Kim 500 milyara benzer bilgi yarışması2-&gt;Sitedeki üyelerle online aynı anda yarışabilmeSisteme üyelerde soru ekleyebiliyor.Böylece sitedeki soru sayısı kolaylıkla artırılabiliyor. Tüm bunların bir arada toplanmış tek örneği olan Hafun F-1.0 test yayınını www.sinavyeri.net ziyaret edip görebilirsiniz. Script Resmi: http://www.fetanet.net/images/sinav_sayfasi.jpg....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bir online sınav scripti olan Hafun F-1.0 tüm türkiye genelinde daha önce eşine rastlayamayacağınız türden bir online sınav scriptidir.Kolay ve rahat anlaşılır aynı zamanda her türlü değişikliği rahatlıkla yapabileceğiniz bir üyelik sistemi bulunmaktadır.Her türlü sınavı anında dilediğiniz sorulardan seçerek sınav süresini kendiniz belirleyerek sınav oluşturabilirsiniz. Scripte bulunan özelliklerSite istatistikleri (Toplam sınav,günlük ziyaretçi,toplam ziyaretçi, toplam üye)Site içi mesajlaşmaHaftanın en fazla puan alan öğrencilerini Sistemde ek olarak 2 oyun mevcut1-&gt;Kim 500 milyara benzer bilgi yarışması2-&gt;Sitedeki üyelerle online aynı anda yarışabilmeSisteme üyelerde soru ekleyebiliyor.Böylece sitedeki soru sayısı kolaylıkla artırılabiliyor. Tüm bunların bir arada toplanmış tek örneği olan Hafun F-1.0 test yayınını www.sinavyeri.net ziyaret edip görebilirsiniz. Script Resmi: http://www.fetanet.net/images/sinav_sayfasi.jpg....]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[22 Adet ÖSS Denemesi]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5053</link>
			<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 20:08:36 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5053</guid>
			<description><![CDATA[22 Adet ÖSS Denemesi... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[22 Adet ÖSS Denemesi... ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[1999-2007 ÖSS Soru ve Cevapları]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5052</link>
			<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 20:07:07 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5052</guid>
			<description><![CDATA[1999-2007 arası tüm ÖSS Soruları Son 9 yılın ÖSS soruları (winrar ve winzip programları ile sıkıştırılmıştır.)Not: İki farklı linkten, herhangi biriyle dosyayı indirebilirsiniz. Her iki linkteki dosya da aynıdır. Link:1 1999-2007 ÖSS Soru ve Cevapları Link:2 1999-2007 ÖSS Soru ve Cevapları ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1999-2007 arası tüm ÖSS Soruları Son 9 yılın ÖSS soruları (winrar ve winzip programları ile sıkıştırılmıştır.)Not: İki farklı linkten, herhangi biriyle dosyayı indirebilirsiniz. Her iki linkteki dosya da aynıdır. Link:1 1999-2007 ÖSS Soru ve Cevapları Link:2 1999-2007 ÖSS Soru ve Cevapları ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[1966-1980 ÜSS Soruları]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5051</link>
			<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 20:05:33 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5051</guid>
			<description><![CDATA[1966-1980 ÜSS Soruları      indirrar şifre: http://www.superfrm.org... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1966-1980 ÜSS Soruları      indirrar şifre: http://www.superfrm.org... ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ÖSS'de Çıkmış Son 10 Yılın Anlatım Bozukluğu Soruları ve Bunların Çözümleri]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5050</link>
			<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 20:04:48 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5050</guid>
			<description><![CDATA[SON 10 YILDA ÖSS'DE SORULMUŞ ANLATIM BOZUKLUĞU SORULARI ve CEVAPLARI SORULAR1.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Genellikle kitap okuyarak vaktimi geçiriyorum.B) Arkadaşlarımızın sorununa sahip çıkarak desteklemeliyiz.C) Bu yıl,tatilimi İstanbul&#8217;da geçirmek istiyorum.D) Orada, eski arkadaşlarımla görüşeceğim.E) Onunla geçen yıl burada karşılaşmıştık.2.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) İş konusunda ben onu, onu o da beni etkilemek istemez.B) Onun bu durumda nasıl davranacağınısen benden iyi bilirsin.C) Görüşlerinizi sözle değil, yazıyla belirmelisiniz.D) Yazılarında ayrıntılara girmeyip konunun özünü vurgular.E) Söylediği sözün doğruluğuna inanırsa onu asla geri almaz.3.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Eldeki sonuçlar, bügüne geğin yanlış bir yol izlediğini açıkça ortaya koyuyor.B) Olayla ilgili herkes başka başka şeyler söylüyorC) Çoğu kişi, sorunun bir başka çözümünün olmadığı kanısında.D) Bu tutumuyla ailesine zarar mı veriyor yarar mı anlayamadık.E) Dostlrın birbirlerini eleştirmekten kaçınmaları gerektiğine inanıyorum.4.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Böyle bir yarışmaya ilk kez katılıyorumB) Yarışmaya katılmadan önce özel bir hazırlrk yapmadım.C) Özel zevklerim arasında kitap okumayı severim.D) Bu tür yarışmalarda sorula n souları kolay buluyorum.E) Öteki arkadaşlara başarılar dilerim.5.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Okula yeni başlayan çocukların okulu sevmesinde öğretmenin rolü büyüktür.B) Çocuklara, okula başlamadan önce aileler, okulda da öğretmenler okulun yaralarını anlatmalı.C) İlk okula başlayan çocuklara, yeni arkadaşlar edinecekleri söylenmelidir.D) Okula giden çocuk sonra anne-babasıyla olduğu gibi öğretmenleriyle de iletişim kurmayı öğrenir.E) Anne ve babalar çocuklarıyla sürekli ilgilenmeli, öğretmenine durumunu sormalıdır.6.Aşağıdaki dizelerin hangisinde özne-yüklem uyşmazlığı vardır?A) Gözümün değdiği yere gül düşer.B) Dinle de gönlümü alıver gitsin.C) Yer yüzünde bir sen bir de ben varım.D) İstersen dünyayı çağır imdada.E) Arkandan gelecek hep ayak sesi.7.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen sözler gereksiz yere bir arada kullanılmıştır?A) Kahvaltıdan önce tüm öğrenciler, ellerinde süpürgeler, derslikleri ve spor salonunu temizliyorlar.B) Bu gençler, ölmek üzere olan, can çekişen bir sanat dalını canlandırmak için yetiştiriliyorlar.C) Onlar, işyerlerini temiz ve düzenli tutmayı, vazgeçilmesi olanaksız bir görev bilmişler.D) Öğrenciler öğretmenlerine ve arkadaşlarına her zaman saygılı davranıyorlar.E) bu eğitim merkezinde, gençler oyma mobilya ve dekorasyon işleri öğretiliyor.8.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Üyelerimize derneğimizin çalışmaları konusunda bilgi vermek istiyoruz.B) Bu yılki etkinliklerimiz arasında çeşitli geziler de yer alacaktır.C) İşte bu yüzden dolayı sizleri buraya toplamış bulunuyoruz.D) Çevre ile ilgili çalışmalarımızda başarıya ulaştığımız söylenebilir.E) Bu komuları yeni üyelerimizle ayrıca görüşmeyi düşünüyoruz.9.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Türkiye&#8217;nin birkaç bölgesi hariç henüz kar görmedi.B) Hava sıcaklığının bir kaç derece daha düşmesi bekleniyor.C) Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için belirli saatlerde dışarıya çıkmak gerekir.D) Şiddetli rüzgârın deniz trafiğini aksattığı söyleniyor.E) Kar yağışı sürerse okulların tatil edilmesi düşünülebilir.10.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Çocukların eğitiminde hem ailenin hem de okulun önemli rolü vardır.B) Okuma sevgisi konusunda çocukların en çok anne ve babalarını örnek aldıkları unutulmamalıdır.C) Çocuklara, yeteneklerini geliştirmek için gerekli olanaklar sağlanmalıdır.D) Çocuklar bundan en az zarar ya da hiç zarar görmeden kurtarılmalıdır.E) Oyuncak seçerken çocuğun yaşına uygun olanlar tercih edilmelidir.11.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Toplantıya katılırsak biz de düşüncelerimizi açıklayacağız.B) Sorunu çözebilmek için sizden de bilgi isteyeceğiz.C) Bu konuyla ilgili açıklamayı yarın yapacağız.D) Oraya zamanında varabilmek için erkenden yola çıkacağız.E) Bu haberin ne kadar doğru olup olmadığını öğreneceğiz.12.(1)Bu dönem tiyatro yazarları, okunsun diye değil sahnede oynansın diye oyun yazarlardı.(2)Tiyatro oyunları, değerli edebiyat örnekleri sayılmadığı için bunlar genellikle yayımlanmazdı.(3)Bugün çoğunluk için film senaryoları neyse, o sıralarda yazılan tiyatro oyunları da oydu.(4)İşte bu yüzden o çağda üretilen tiyatro oyunlarının çoğu yok olup gitti.(5)O dönemde yazılanlardan elimizde sadece bu oyunlar kaldı.Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinden, altı çizili sözcüğün atılması cümlede anlam değişmesine yol açar?A) 1.ve 2. B) 1.ve 3. C) 2.ve 3. D) 3.ve 4. E) 4.ve 5.13.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Şiirlerinde bol bol abartılmış sözcükler seçmesi yüzünden hitabet havası taşımaktadır.B) Günümüzde dergiler ve gazeteler, deneme türünün gelişip yaygınlaşmasına uygun bir ortam hazırlamaktadır.C) Osmanlı İmparatorluğunda Lale Devrinde çeviri çalışmaları yapıldığı biliniyor.D) Bence edebiyat eleştirisinin edebiyat incelemesiyle bir arada, iç içe düşünülmesi gerekir.E) Sanatın başlıca amacının güzellik olduğunu savunan yazarın, bu konuda söylediklerine bir göz atalım. 14.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Bu işi onun başaracağını sanıyorum.B) Yapılanları doğru bulmadığıma inanıyorum.C) Alınan kararları sana da bildiriyorum.D) Yaptıklarının yeterli olmadığını anlatmaya çalışıyorum.E) Kamuoyunun bu konuda aydınlatılması gerektiğini düşünüyorum.15.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu, cümlenin uygun bir yere &#8216;onu&#8217; sözcüğü eklenerek giderilebilir?A) Elbiseler dolaplara özenle yerleştirilir, güve yemesin diye elbise aralarına naftalin konurdu.B) Çocuk biryandan yaralı kuşa korkuyla bakıyor; bir yandan da onu sevmek istiyor.C) Annesi çocuğun aç olmadığını biliyor; ama yinede pastadan yemesini istiyor.D) Ali, arkadaşı Mustafa&#8217;yı hem çok seviyor, hemde kimi davranışlarından dolayı kızıyor.E) Otobüsler buraya gelince duruyor, bekleyen yolcular bindikten sonra yeniden yola koyuluyor.16.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde &#8216;aşağı yukarı&#8217; sözü gereksizdir?A) Bu işyerinde aşağı yukarı üç dört yıldan beri çalışıyorum.B) aşağı yukarı beş yıl önce yine böyle şiddetli bir kış yaşamıştık.C) Buralarda ekinler, aşağı yukarı biçilecek duruma geldi.D) Şubat ayı sonunda bu ağaçların aşağı yukarı hepsi kesilecek.E) O gün sınıfın aşağı yukarı yarısı tören alanında toplanmıştı.17.Elbette onunla birlikte gitmiş olabilir.Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?A) Öğe eksikliğiB) Özne yüklem uyuşmazlığıC) Öznenin belirtilmemiş olmasıD) Aynı anlama sözcüklerin birlikte kullanılmasıE) Anlamca çelişen sözcüklerin birlikte kullanılması18.Bu konuda gençleri azımsamak doğru değildir.Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir.A) Gereksiz sözcük kullanılmasıB) Bir sözcüğün anlam bakımından yanlış kullanılmasıC) Tamlamanın yanlış yapılmasıD) Ekeylemin yanlış kullanulmasıE) Yüklemine göre olumsuz cümle olması19.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Sorunlara, onun daha nesnel bir tavırla yaklaşacağını ve çözüm getireceğini umuyordumB) Son günlerde tanık olduğum bazı, olaylar, onunla igili görüşlerimin değişmesine yol açtı.C) Amaçlarına ulaşabilmek için her türlü engeli aşmaya çalışan bu gençlere nimreniyorum.D) Araştırmamı istediğim yönde sördüre bilmem için öncelikle, yaralanacağım kaynakları saptamalıyım.E) Bu soru ben ve benim gibi sınava girmiş olan bir çok kişinin kafasını karıştırdı.20.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Dürüst biri olduğundan dün de bugün de kuşkuya düşmüyorum.B) Hukukçu olmadığımdan, işin bu yönünü sizinle tartışamam.C) Bu konuda bir araştırma yapılmasını,hazırlanacak raporun ilgili kuruluşlara gönderilmesini istedi.D) Ben, öyle olduğunu düşünüyorum, öyle olduğuna inanıyorum.E) Anımsanacağı gibi, bir yıldan beri bu konuda yazılar yazıyor, ilgilileri uyarıyorum.21.Muğla yöresindeki çıkan yangınlardan geriye, çırılçıplak ve simsiyah dağlar, tepeler kaldı.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?A) Çoğul ekinin gereksiz kullanılmasındanB) İlgi ekinin gereksiz kullanılmasındanC) Bağlacın yanlış yerde kullanılmasındanD) Yüklemin şimdiki zaman yerine geçmiş zamanda kullanılmasındanE) Özne ile yüklem arasında uymsuzluk bulunmasından22.Öğrenciyi, düşünmeye ve yaratıcı olmaya yönelten ve herhangi bir konu üzerinde eleştiri yapmasını sağlayan bir anlayış, eğitim sistemimize henüz yerleşmedi.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisinden kaynaklanmaktadır?A) Dolaylı tümlecin cümlenin başında kullanılmamasındanB) Öznenin birden fazla sözcükten oluşmasındanC) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasındanD) Tamlayan eksikliğiE) Gereksiz yere zarf tümleci kullanılmasından23.Türkçede bir cümlenin öznesi, birinci ve üçüncü tekil kişiden oluşuyorsa, yüklemi birinci çoğul kişi olur.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymamaktan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.A) O akşam ben kendi odama, Fatma da kendi odasına çekilmişti.B) teyzemkerin yeni evine taşınmasından sonra siz bu eve yerleştiniz.C) Havalar böyle giderse bir süre daha kahvaltımızı balkonda yapabileceğiz.D) Ben de bir tabak alıp sofraya oturdum.E) Babasıyla annesi bu evi üç yılda zar zor yapabildiler.24.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) O yıllarda hepimiz tiyatro tutkunuyduk ve çalışmaya susamıştık.B) Film, bir ailenin sıradan olaylar karşısındaki şaşırtıcı tutumunu ustalıkla yansıtıyor.C) Festivalin bu bölümünde müziğin farklı türlerinde adını duyurmuş sanatçılar sahneye çıkacak.D) Sanatçının bu karikatürleri başta Berlin ve paris olmak üzere Avrupa&#8217;nın çeşitli kentlerinde sergilecek.E) Bu kameralar, rahatça kullanılabildiği ve taşınmasının kolay olması nedeniyle tercih ediliyor.25.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir analtım bozukluğu vardır?A)Yetkililer bu konuda uluslar arası işbirliği yapılmasına karar verdiler.B)Siyasi,askeri ve ekonomi alanlarında görüştüler.C)Üye olan ülkerlere toplantı konusunda bilgi verilmesini gerekli gördüler.D)Toplantıda herkesin tartışmalara katılması gerektiğini söylediler.E)Gelecek toplantıda ele alınacak konuyu belirlediler.26.Yanlış bir şey yapsam da kızmaz ama inanılmayacak kadar anlayışlıdir.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?A)Yüklemin geniş zamanlı olmasından.B)Cümleciklerin ortak özneli olmasından.C)Yanlış ilgeç kullanılmasından.D)Gereksiz yere bağlaç kullan?lmasından.E)"bile" yerine "da" bağlacı kullanılmasından.27.Festival süresince her gün düzenli olarak çıkacak olan "ilk çekim" adlı siyah-beyaz dergi sinema severlere ücretsiz dağıtılacak.Bu cümledeki altı çizili sözlerden hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamında daralma olmaz.A)1    B)2    C)3    D)4    E)528.Yenileme dediğimiz anlatım kusuru , aynı anlama gelen birden çok sözcüğün gereksiz yere bir arada kullanılmasıdır.Bir kavramın Türkçesiyle yabancısının birlikte kullanılması bu tür kusurlardandır.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamada belirtilen türde bir anlatım kusuru vardır.A)Bunlar , belgesel özellikler taşıyan , birbirinden ilginç yazılardır.B)Bugün işyerinde tebrik ve kutlama ziyaretlerinde bulunduk.C)Eskiden , musikiyle uğraşan kişilere musikiğinas denirdi.D)Dil, varllığımızın en güçlü dayanağı , kimliğimizin en anlamlı kanıtıdır.E)Günümüz insanının vazgeçmediği araçların başında televizyonla bilgisayar gelmektedir.29.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün kullanılması uygun değildir.A)Onun büroda çalışmalara ayak uyduramayan , uyumsuz biri olduğunu düşünüyordu.B)Eş dost demeden herkesi kIyasIya eleStiriyordu.C)Arkadaşına sürekli olarak, o kişilerle ilişkilerini kesmesini öneriyordu.D)Beğenmediği sözcüğü ya da cümleyi çizip yerine etkili sözler uyduruyordu.Ê)Yıllardır tasarladığı romanına başlayamamanın sıkıntılarını yaşıyordu.30.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Olağanüstü kişiliği ve sıradışı dostluğuyla tanıdık tanımadık , herkes bir sevgi çemberinin içine alırdı.B)Tek başına gerçekleştirebileceği birçok tasarıya gençleri de katarak bilgisini onlarla paylaşmak isterdi.C)Gerek özgün çalışmaları , gerekse yetkin çeviri ve derlemeleriyle , bu alandaki araştırmacılara ışık tutmuştur.D)Onun düşünceleri , bilimle ilgilenen , yapıtlarını okuyan, anlayan ya da anlamaya çalışanlar aracılığıyla yaşıyor.E)Gençlerin deneyimsizllikten , bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorunlarını yanıtlayarak yönlendirirdi .31.Alınan bu karar , savaşta askerlerin daha çok ölmesine yol açtı?Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?A)"bu" sözcüğü atılarakB)"daha çok" sözü "askerin" sözcüğünden önce kullanılarakC)"yol açtı" sözü yerine "neden oldu" sözü getirilerekD)"alınan" sözcüğü atılarakE)"savaşta" sözcüğü "askerin" sözünden sonra kullanılarak32.1.Onun da görüşlerini öğrenmek , yararlanmak istediler2.Herkes birbirine zarar vermeden yaşamayı başarabiliyorlar.3.Onun aramızdan ayrılması yanlız bizim için değil , tüm toplum adına büyük bir kayıptır.4.Arkadaşının sıkıntı çektiğini biliyor , sezdirmeden yardım ediyordu.Yukardaki numaralandırılmış cümlelerin hangilerinde anlatım bozukluğu , tümleç eksikliğinden kaynaklanmamaktadır?A)1ve2    B)1 ve3    C)1ve4    D)2ve4    E)3ve433.Söz konusu yazarla benim düşüncelerimiz hatta duygularımız birbirine benziyor.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?A)İyelik eki almış kişi zamirinin gereksiz kullanılmasından.B)Özne ile yüklem arasında uyuşmazlık olmasından.C)Gereksiz yere kullanılmasından.D)Yüklemde anlam kayması olmasından.E)Belirteç eksikliğinden.34.Sergide tanıtılan antika eşyalar , geçmişte insanların inançlarını ve beğenilerini de yansıtıyor.Bu cümledeki anlam karışıklığı aşağıdaki değişiklilerden hangisiyle giderilebilir?A)"tanıtılan" sözcüğündne sonra "çok değerli" getirilerek.B)"geçmişte" den sonra "yaşamış" getirilerekC)"antika" sözcüğü atılarak.D)"inançlarını" sözcüğü yerine "geleneklerini" getirilerekE)"de" sözcüğü atılarak35.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Çalışma yaşamınızda bu tür güçlüklerle sık sık karşılaşacaksınız.B)Bizim için önemli olan , görevinizi en iyi biçimde yerine getirmenizdir.C)Bir sorunla karşılaştığınızda bizlerden yardım isteyebilirsiniz.D)Bu , sizlere verebileceğimiz en önemli ödül ve en önemli hedeftir.E)Bu işte de başarılı olacağınızdan hiç kuşkumuz yoktur.36.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Hava kirliliğine karşı çeşitli önlemler alınabilir.B)Çevre sorunlarıyla ilgili toplantılar yapılmalıdır.C)Bu gaz havada yoğun oranda bulunur.D)Akar sularımız sanayi atıklarıyla kirleniyor.E)Gençler , doğanın korunması konusunda bilinçleniyor.37.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?.A)Makinenizi , arkadaki açma - kapama düğmesine basarak kapatmanız gerekmektedir.B)Daha fazla bilgi edinmek için yetkili satıcınıza başvurabilirsiniz.C)Bilgisayarınızın bozuk olup olmadığını öğrenebilmek için onu bir teknisyene gösterebilirsiniz.D)Bu bölümde , bilgisayarınızı nasıl kuracağınız ve nasıl kullanacağınız açıklanmaktadır.E)Bu kılavuzda sizi belli türdeki bilgilere uyarmak için bazı özel işaretler kullanılmıştır.38.Görüntüden uzak , doğal güzelliklerle dolu parkın bir köşesinde , yaşlı bir hanım masanın üstüne koyduğu romanını bir karış uzaktan okumaya çalışıyor , bir şişman spor giyimli bir adam da dalgın dalgın uzaklara bakıyordu.Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için altı çizili sözcüüklerin hangisi atılmalıdır?A)1    B)2    C)3    D)4    E)539.Oraya gidersen , etnoğrafya ya da kurtuluş savaşı müzelerini gezmelisin.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?.A)Yanlış bağlaç kullanılmasından.B)Koşul cümlesi olmasından.C)Nesnenin yanlış yerde kullanınlmasından.D)Yüklemin gereklilik kipinde olmasından.E)Ad tamlamasınının gereksiz kullanılmasından40.Fiyatlar çok pahalı olduğu için satışlar çok durgun.Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?.A)"çok" sözcüğü atılmalı.B)"durgun" yerine "az" sözcüğü getirilmeli.C)"olduğu için" yerine "olduğundan"sözcüğü getirilmeliD)"satışlar" yerine "alışveriş" sözcüğü getirilmeliE)"pahalı" yerine "yüksek" sözcüğü getirilmeli41.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Bu konuda nas?l bir çalışma yapılması gerektiği , uzmanlarca tartışılacak.B)Olaydan büyük bir üzüntü duyduğunu , suçluların cezalandırılmasını istedi.C)Yeni binaların ne zaman hizmete açılacağını , basın aracılığıyla duyuracağını belirtti.D)Sorunlara sağ duyuyla yaklaşmanın , onların çözümünü kolaylaştıracağı sonucuna varıldı.E)Bölgede, kış mevsiminin uzun sürmesi nedeniyle alınması gerekli önlemler yetkililere bildirildi.42.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Ozan , 1940 yıllarında yeni şiirimizin başta gelen adlarından biriydi.B)O , 1946 yıllında düzenlenen bir yarışmada birinci olmuştu.C)Aradan yıllar geçmesine karşın şiir anlayışında bir değişiklik olmadı.D)Onun ilgi çekici yanlarından biri de konuları abartarak anlatmasıdır.E)Toplumsal ve bireysel olaylara , yan tutmada bakar.43.Yaptıklarını kendi ağzıyla itiraf etti.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?A)Yüklemin 3. tekil kişi olmasıdan.B)Nesnenin çoğul eki almasından.C)Gereksiz söz kullanılmasından.D)Yüklemin dili geçmiş zaman olmasından.E)Nesnenin yanlış yerde kullanılmasından.44.O kurumda eğitim görmüş herkes , saygılı , hoşgörülü ve esnek olmak gibi çok önemli erdemler kazanmışlardır.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?A)Gereksiz yere sıfat kullanılmasından.B)Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından.C)Yükleme ek fiil getirilmesinden.D)Öznenin sözcük öbeği olmasından.E)Özne yüklem uyumsuzluğundan.45.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Uzun süre ayakta kalabilmesi için bu yapı, neme dayanıklı camı , kireç ve tuğla tozundan oluşan harçla yapılmıştır.B)Bir kamu kuruluşuna ait sevimli konuk evinin önünde fotağraf çektirdikten sonra ordan ayrıldık.C)Oraya gitmeye karar verirseniz , bu gezi için en az iki gün ayırmanız gerekir.D)Her sabah erken kalkarak açık havada yürüyüş yapmanın kalp sağlığını olumlu yönde etkilediğini öğrendik.E)Adaylar 25 yaşından büyük olmalı ve sağlık kontrolünden geçmiş olması gerektiğini söyledi.46.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)İlk karşılaşmamızda bana bu kadar yakınlık göstermesine çok şaşırmıştım.B)Bu kadar yetenekli bir çocuğu , sanata yönlendirmekle çok iyi bir iş yaptığını düşünüyorum.C)Geçirdiğim rahatsızlığı , büyük bir başarıyla ameliyat ederek sağlığıma kavuşturdu.D)Bu aşamada , olayları doğal akışına bırakmanın doğru olacağı kanısındaydı.E)Aralarındaki sorunların görüş farklılıklarından kaynaklandığını biliyordum.47.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Takımlardan biri , ötekinin bitmek bilmeyen saldırılarına daha fazla dayanamadı.B)Maçlarda , taraftarların çıkardğı olaylar spora gölge düşürüyor.C)Sağlıklı kalabilmenin temel koşullarından biri de spor yapmaktır.D)Son yıllarda kimi takımlar , Avrupa takımlarıyla yaptıkları maçlarda yüzümüzü ağırtıyor.E)Ancak düzenli olarak yapılan spor yararlı olur.48.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Bu anlaşılmazlıkların giderilebilmesi için zamana gerek var.B)Bu konunun öncelikli ve ayrıntılı biçimde ele alınması gerekiyor.C)Üyeler , onunla ilgili görüşlerini daha sonra açıklayacaklarını belirttiler.D)Mimar ya da mimarlıkla ilgileniyorsanız bu kitabı okuyun.E)Herkesin yaşamında birtakım sorunlar olduğunu hepimiz biliriz.49.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Sanayide gelişmiş ülkelerde , bu tür sorunlar hızlı çözülüyor.B)Düzenlenen toplantı ve törenlerde bütün öğrenciler görev alıyor.C)Bu konuda yapılan açıklamaların anlaşılmayacak bir yanı bulunmuyor.D)Kurumda çalışanların başarısının , bu koşullara bağlı olduğu düşünülüyor.E)Teknoloji ne kadar artarsa da el emeğinin önemi azalmıyor.50.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Buluştukları zaman sanattan , edebiyattan konuşuyor , kimi sanatçıları eleştiriyorlardı.B)Ortada , karamsar olmayı gerektirecek bir durum yoktu.C)Bu kitapları okumak , çocuğun ufkunu genişletiyor , ona farklı dünyaların kapılarını açıyordu.D)Bu , kendi resimleri için açtığı ilk kişisel sergisi olacağı için çok heycanlıydı.E)Çok yorgun olduğu için o akşam erken yatmak istedi.51Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Burada , tiyatro salonundan internet kafeye kadar birçok etkinlik bulunuyor.B)Kentteki yaşam , öğretim kurumlarının sayısı arttıkça hareketleniyor.C)Öğrencilerin sporla ilgili gereksinimlerinin karşılanması için girişimlerde bulunuyor.D)Kütüphaneden yararlanacak ö?rencilerin önce kütüphaneye üye olmaları gerekiyor.E)Bilimsel araştırma yapacaklara her türlü olanak sağlanıyor.52.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Gazetelerde bu tür haberlere hemen her gün rastlanıyor.B)Yazar yaşadıklarını etkili bir biçimde anlatmakta başarılı olamıyor.C)Yemeği erken yemesi gerektiği halde hasta bu yasağa uymuyor.D)Bu alandaki çalışmaların hala yeterli bir düzeye ulaşmadığı söyleniyor.E)Trafikle ilgili sorunların çözümü için geniş kapsamlı bir toplantı düzenleniyor.53.Hiç kimse ona gerçeği anlatmamış; onu yalan yanlış sözlerle oyalamıştı.Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?A)"gerçeği" yerine "doğruyu" sözcüğü getirilerekB)"anlatmamış" tan sonra "herkes" sözcüğü getirilerekC)"anlatmamış" yerine "söylememiş" getirilerekD)"onu" sözcüğü atılarakE)"oyalamıştı" yerine "kaldırmıştı" getirilerek54.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Dünyada en çok yağış alan bölge burası.B)Ürettiklerinin çoğunu komşu ülkelere satıyorlar.C)Bu toprakların büyük bir bölümü ormanlarla kaplı.D)Ülkenin kuzeyinde elde edilen ürünlerin yarıdan fazlasını elma oluşturuyor.E)Ekonomileri daha çok , yetiştirdikleri hayvancılığa dayalı.55.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Yol kenarındaki çöp kutuları kaldırılarak bunların yerine çiçekler dikiliyor.B)Yeni fidanlar dikilerek yeşillendiriliyor.C)Kaldırımların kırık taşları , yenileriyle değiştiriliyor.D)İçinde oturulmayacak derecedeki binaların yıktırılması gerekiyor.E)Eski yapılar boyanarak daha güzel bir görünüme kavuşturuluyor.56.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Deneyimli bir yönetici , değerli bir bilim adamıydı.B)Maddi durmu yetmediği için eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.C)Kültürel varlıklara sahip çıkıp onları korumaya çalışan insanlardan biriydi.D)Geleceğe umutla bakan ve zorluklar karşısında yılmayan bir gençti.E)Ele aldğı her işi, başkalarından daha iyi, daha güzel yapmak isterdi.57.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Çevremizdeki kişilerle kuracağımız ilişkilerde özenli olmalıyız.B)Sorunların bütün yönleriyle ele alınması iyi olur.C)Bu alanda başarıya ulaşanların sayısı oldukça azdır.D)Araştırmalar, eldeki bilgilerin doğru olmadığını kanıtlıyor.E(Bu konudaki iftiralar tamamen uydurmadır.58.Bu kararların uygulanıp uygulanmayacağının, yöneticilerin seçeceği tutuma bağlı olduğu bildirildi.Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?A)"seçeceği tutuma" yerine "tutumuna" getirilerek.B)"yöneticilerin" yerine "ilgililerin" getirilirekC)"bu kararların" yerine "bunların" getirilerek.D)"başlı" yerine "yönelik" getirlilerekE)"bildirildi" yerine "biliniyordu" getirilerek.59.Tarihte bu uluslar, öteki ulusların arasına kaynaşmışlardır.Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir?A) &#8216;tarihte&#8217;yerine&#8217;tarih boyunca&#8217;sözcü getirilerekB) &#8216;uluslar&#8217;yerine&#8217;devletler&#8217;sözcüğü getirilmeliC) &#8216;bu&#8216; sözcüğü atılmalıD) &#8216;ulusların arasına&#8217;yerine&#8217;uluslarla sözcüğü getirilmeliE) &#8216;öteki&#8217;sözcüğü atılmalı60.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Yapıtlarındaki kişilerin, kendi aralarında didişmeleri, eğlenceleri, oynanan oyunlarıyla kasaba yaşamı hakkında ipuçları veriyorlardı.B) Güldürü öğelerine bolca yer verdiği ilk dönem romanlarıyla geniş bir okur kitlesine ulaştı.C) Güç koşollar altında yaşayan insanların sorunlarını toplumsal açıdan ele almış, dönemin ahlak anlayışını yansıtmıştır.D) Bu dergiyi okumaya başladıktan sonra adebiyata ve tarihe duyduğu ilgi artmış.E) Türkçenin inceliklerinden yararlanarak yaptığı çevirilerle dilimize elliye yakın yapıt kazandırmıştır.61.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Bu çarşının en eski, en tanınmış esnafı benim.B) Bu kitabında yazar, başkalarından duyduklarını değil, yanlızca gördüklerini anlatıyor.C) Yetersiz kalan ilgi yoksunluğundan bir sanat unutulmuş.D) Bu aileden birçok çalışkan ve başarılı insan çıkmış.E) Bu kitabı okursan, bilmediklerini öğrenir, unuttuklarını anımsarsın.62.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Zarftan bir mektup, bir de fotoğraf çıktı.B) Ondan böyle bir yalanlama olayı beklemiyordum.C) Kendimi bildim bileli bu mahallede, bu evde aturuyoruzD) Toplantımıza katılarak bizlere destek olan dotlarımıza yürekten teşekkür ederiz.E) Evimize taşındık, yavaş yavaş yerleşmeye çalışıyoruz.63.Çok çalıştığımız için başarı grafiğimiz ister istemez yükseliyor.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?A) Yüklemin şimdiki zamanlı olmasındanB) Yanlış ilgeç kullanılmasındanC) Ad tamlamasının yanlış kurulmasındanD) Gereksiz zarf tümleci kullanulmasındanE) Yüklemin 3. tekil kişili olmasındanCEVAPLAR 1.B&#8217;deki cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cümle &#8216;onları desteklemeliyiz&#8217;şeklinde düzeltilmelidir.Cevap : B2.Anlatım bozukluğu A&#8217;dadır.Cümlede iki şahıs vardır yüklem &#8216;istemeyiz&#8217; yapılırsa cümle düzeltilebilir.Cevap : A3.D&#8217;deki cümlede bir anlatım bozukluğu var yarar verilmez sağlanır yani cümle&#8217;zarar mı veriyor, yarar mı sağlıyor&#8217;şeklinde olmalıydı.Cevap : D4.C&#8217;de bir anlatım bozukluğu vardır.Cümlenin sonu&#8217;...kitap okumakta vardır.&#8217;şeklinde olmalıdır.Cevap : C5.E&#8217;de bir anlatım bozukluğu vardır.&#8217;onların durumu&#8217;şeklinde düzeltilebilir.Cevap : E6.C&#8217;de bir anlatım bozukluğu vardır.Özne yüklem uyuşmazlığı görülmektedir.Cevap : C7.B&#8217;de aynı anlama gelen sözcükler bir arada kullanılmıştır.&#8217;can çekişmek&#8217;veölmek üzere olmak&#8217;aynı anlamdadır.Cevap : B8.Anlatım bozukluğu C&#8217;de vardır.Gereksiz sözcük kullanmaktan kaynaklanmaktadır.Cevap : C9.Anlatım bozukluğu A&#8217;da vardır.Cümlede öznenin eksikliği anlatım bozukluğuna sebep olmuştur.Cevap : A10.Anlatım bozukluğu D&#8217;de yzpılmıştır.Bozukluğun nedeni eylem eksikliğidir.Cevap : D11.Anlatım bozukluğu E&#8217;de yapılmıştır.Cümlede&#8217;ne kadar&#8217;sözü gereksizdir.Cevap : E12.3. cümledeki &#8216;yaxılan&#8217;sözü &#8216;sözlü tiyatro oyunları olduğundan.4. cümledeki &#8216;üretilen&#8217; sözü öncekilerden kalan oyunlar da olabileceğinden gereklidir.Cevap : D13.A&#8217;daki cümlede özne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cümleye &#8216;şiirleri&#8217; şeklinde özne konmalıdır.Cevap : A14.Anlatım bozukluğu B&#8217;dedir.Kişi bir durumu ya doğru buluyor ya da bulmuyordur.Kendi kararına inanmaması münkün olmaz.&#8217;Yapılanları doğru bulmuyorum&#8217;demelidir.Cevap : B15.&#8217;Onu&#8217; sözü cümlede dolaylı tümleç eksikliğinin olduğu yere getirilmelidir.Bu da D&#8217;dedir.&#8217;kızıyor&#8217;sözünden önce&#8217;ona&#8217; sözü getirilmelidir.Cevap : D16.&#8217;Aşağı yukarı&#8217;sözü cümleye ihtimal anlamı katar.A&#8217;da &#8216;Üç dört yıldan beri&#8217;sözü zaten yaklaşıklık anlamı katıyor.Aynı anlamı sağlaynn&#8217;aşağı yukarı&#8217;sözü bu cümlede gereksizdir.Cevap : A17.Örnek cümlede &#8216;ellbette&#8217; sözü cümleye kesinlik &#8216;olabilirler sözü ihtimal anlamı katmaktadır.Bu iki anlam aynı cümlede kullanılmaz aksi taktirde çelişki olur.Cevap : E18.Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni&#8217;azımsamak&#8217;sözcüğünün yanlış anlamda kullanılmasıdır.&#8217;küçümsemek&#8217; sözcüğü getirilmelidir.Cevap : B19.Seçenekleri incelediğimizde E&#8217;de bir yapısal bozukluk görüyoruz.&#8217;Bu soru benim kafamı karıştırdığı gibi benim gibi sınava girmiş bir çok kişinin kafasını da karıştırmış&#8217;şeklinde düzeltilebilir.Cevap : E20.Anlatım bozukluğu A&#8217;da yapılmıştır.&#8217;Kuşkuya düşmüyorum&#8217; sözü şimdiki zamanda olan bir durum için söylenebilir.&#8217;Dün kuşkuya düşmüyorum&#8217; denemez .Cevap : A21.Örnek cümlede geçen &#8216;yöresindeki&#8217; sözündeki &#8216;ki&#8217; aitlik, bulunma bildirir.&#8217;Çıkan&#8217; sözüde yangınların yerini bildiriyor.&#8217;ki&#8217; &#8216;nin atılması gerekiyor.Cevap : B22.Cümledeki analatım bozukluğu tamlayan eksikliğinden kaynaklanmaktadır.&#8217;öğrencinin&#8217; şeklinde bir tamlayana ihtiyaç vardır.Cevap : D23.Soruda verilen kuralı incelersek şu sonuca varırız; &#8216;ben sen; ben o; ben siz; ben onlar&#8217;şahıslarından oluşuyorsa yüklem &#8216;biz&#8217; zamirina göre çekimlenir.A&#8217;daki cümle bu kurala uymamaktadır.Cevap : A24.Anlatım ozukluğu E&#8217;de yapılmıştır.Cümlede geçen &#8216;nedeniyle&#8217; sözcüğü cümleye uyum sağlamamaktadır.Cevap : E25.Anlatım bozukluğu B&#8217;de yapılmıştır.Bu cümlede isim ve sıfat tamlamalarında ortak tamlanan kullanılması anlatım bozukluğuna neden olmuştur.Cevap : B26.Örnek cümledeki anlatım bozukluğu &#8216;ama&#8217; sözcüğünün cümleye uymamasından kaynaklanmaktadır.Cevap : D27.Parçada sözü edilen dergi festival süresince hergün çıkarılacağına göre elbette &#8216;düzenli olarak&#8217; çıkacaktır.3 numaralı söz öbeği atılabilir.Cevap : C28.Seçeneklere baktığımızda açıklamaya uygun türden bir anlatım bozukluğu B&#8217;de görülmektedir.&#8217;tebrik ve &#8216;kutlama&#8217; aynı anlamı karşılamaktadır.Cevap : B29.D&#8217;deki altı çizili sözcük kullanıldığı cümleye uygun değildir.&#8217;uyduruyordu&#8217; olumsuz cümleler için kullanılır.Cevap : D30.E&#8217;de nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cevap : E31.Örnek cümledeki anlatım bozukluğu &#8216;daha çok&#8217; sözcüğünün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanmaktadır.Cevap : B32.Tümleç eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğunun olduğu cümle 1.ve 4. cümledir.Cevap : C33.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni &#8216;benim&#8217; sözcüğünün gereksiz kullanılmasıdır.Cevap : A34.Örnek cümledeki anlatım karışıklığı &#8216;geçmişte&#8217; sözcüğünün &#8216;yansıtıyor&#8217; eylemine bağlıymış gibi anlaşılmasından kaynaklanıyor.Bunu gidermek için B&#8217;de önerilen değişiklik yapılmalıdır.Cevap : B35.Anlatım bozukluğu D&#8217;de yapılmıştır.Sözcüklerin yanlış eyleme bağlanmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cevap : D36.Anlatım bozukluğu C&#8217;de yapılmıştır.&#8217;orandan&#8217; yerine &#8216;olarak&#8217; sözü getirilmelidir.Cevap : C37.Anlatım bozukluğu E&#8217;de yapılmıştır.&#8217;uyarmak&#8217; sözü anlatım bozukluğuna neden olmuştur.Cevap : E38.Anlatım bozukluğu 4 numaralı sözcüğün gereksiz yere kullanılmasından kaynaklanmaktadır.Cevap : D39.Anlatım bozukluğu &#8216;ya da&#8217; sözcüğünden kaynaklanmaktadır.&#8217;ya da&#8217; yerine &#8216;ve&#8217; gelmelidir.Yani yanlış bağlaç kullanılmıştır.Cevap : A40.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni &#8216;pahalı&#8217; sözcüğünün yanlış kullanılmasıdır.Cevap : E41.Seçeneklere baktığımızda B&#8217;de birden fazla nesne aynı yükleme bağlandığından anlatım bozukluğu vardır.Birinci cümlede yüklem eksik olduğu için anlatım bozukluğu olmuştur.Cevap : B42.A seçeneğinde çoğol ekinin gereksiz kullanımından doğan bir anlatım bozukluğu vardır.Cevap : A43.Örnek cümlede gereksiz yere sözcük kullanılmasından doğan bir anlatım bozukluğu vardır. &#8216;kendi ağzıyla&#8217; sözü gereksizdir.Cevap : C44.Örnek cümlede özne yüklem uyşmazlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cevap : E45.Seçeneklere baktığımızda E&#8217;de &#8216;ve&#8217; bağlacından önce kullanılan &#8216;bitmek&#8217; sözcüğü gereksiz kullanıldığı için anlatım bozukluğu söz konusudur.Cevap : E46.Seçenekleri incelediğimizde C&#8217;de sözün yanlış anlamda kullanılmasından doğan anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.Cevap : C47.A&#8217;da anlatım bozukluğu vardır.&#8217;karşılıklı sözü gereksizdir.&#8217;saldırı sözcüğüde yanlış anlamda kullanılmıştır.Cevap : A48.D&#8217;de&#8217;Mimar&#8217; sözcüğünün gereksiz kullanımından doğan anlatım bozukluğu söz konusudur.&#8217;ya da&#8217; bağlacı da gereksizdir.Cevap : D49.Seçenekleri incelediğimizde E&#8217;de anlatım bozukluğunun olduğunu görüyoruz.Buradaki &#8216;artarsa&#8217; sözcüğü yanlış kullanılmıştır.Cevap : E50.D&#8217;de gereksiz söz kullanımından doğan anlatım bozukluğu vardır.&#8217;kendi resimleri için&#8217; sözü gereksizdir.Cevap : D51.Seçenekleri incelediğimizde A&#8217;da bir anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.Burada &#8216;etkinlik&#8217; sözcüğü yanlış anlamda kullanılıştır.Cevap : A52.C seçeneğindeki &#8216;yasak&#8217; sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır.Cevap : C53.Örnek cümlede özne yüklem uyuşmazlığından doğan anlatım bozukluğu vardır.bozukluğu giderm için ikinci cümleye özne görevindeki &#8216;herkes&#8217; sözcüğünü getirmektir.Cevap : B54.Seçenekleri incelersek E&#8217;de anlatım bozukluğu aolduğunu görüyoruz.&#8217;yetiştirdikleri&#8217; sözcüğü cümleden çıkarılarak bozukluk giderilebilir.Cevap : E55.Seçenekleri incelersek anlatım bozukluğunun D&#8217;de olduğunu görürüz.Bu cümlede &#8216;içinde&#8217; sözcüğü gereksiz kullanılmıştır.Cevap : D56.B seçeneğinde &#8216;yetmediği&#8217; sözcüğü anlamına ve işlevine uygun kullanılmadığı için anlam bozukluğu vardır.Cevap : B57.Seçenekleri incelediğimizde E&#8217;de gereksiz kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu olduğunu anlıyoruz.Cevap : E58.Cümlede &#8216;seçeceği tutumu&#8217; ifadesi anlatım bozukluğuna neden olmuştur. &#8217;seçeceği&#8217; sözcüğünün cümleden çıkarılıp &#8216;tutum&#8217; sözcüğünün &#8216;tutumuna &#8216; şeklinde değiştirilmesi gerekir.Cevap : A59.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun giderilmesi için &#8216;ulausların arası&#8217; sözü yerine &#8216;uluslarla&#8217; sözü getirilmelidir.Cevap : D60.Seçenekleri incelediğimizde anlatım bozukluğunun A&#8217;da yer aldığını görüyoru.&#8217; Yapıtlarındaki kişilerin&#8217;sözünün fazladan &#8216;-ın&#8217; tamlayan ekini almasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.Cevap : A61.Seçenekleri incelediğimizde C&#8217;de gereksiz sözcük kullanılmasından doğan anlatım bozukluğu olduğunu anlıyoruz.Cümlede &#8216;Yetersiz kalan&#8217; sözü gereksizdir.Cevap : C62.Cümlede &#8216;olay&#8217; sözcüğünün anlamına ve işlevine uygun kullanılmamasından dolayı anlatım bozukluğu olmuştur.Cevap : B63.Cümlede anlatım bozukluğu &#8216;ister istemez&#8217; zarf tümlecinin gereksiz kullanımından kaynaklanmıştır.Cevap : D					 Başka ÖSS'de çıkmış anlatım bozukluğu soruları ve çözümleri - cevapları]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SON 10 YILDA ÖSS'DE SORULMUŞ ANLATIM BOZUKLUĞU SORULARI ve CEVAPLARI SORULAR1.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Genellikle kitap okuyarak vaktimi geçiriyorum.B) Arkadaşlarımızın sorununa sahip çıkarak desteklemeliyiz.C) Bu yıl,tatilimi İstanbul&#8217;da geçirmek istiyorum.D) Orada, eski arkadaşlarımla görüşeceğim.E) Onunla geçen yıl burada karşılaşmıştık.2.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) İş konusunda ben onu, onu o da beni etkilemek istemez.B) Onun bu durumda nasıl davranacağınısen benden iyi bilirsin.C) Görüşlerinizi sözle değil, yazıyla belirmelisiniz.D) Yazılarında ayrıntılara girmeyip konunun özünü vurgular.E) Söylediği sözün doğruluğuna inanırsa onu asla geri almaz.3.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Eldeki sonuçlar, bügüne geğin yanlış bir yol izlediğini açıkça ortaya koyuyor.B) Olayla ilgili herkes başka başka şeyler söylüyorC) Çoğu kişi, sorunun bir başka çözümünün olmadığı kanısında.D) Bu tutumuyla ailesine zarar mı veriyor yarar mı anlayamadık.E) Dostlrın birbirlerini eleştirmekten kaçınmaları gerektiğine inanıyorum.4.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Böyle bir yarışmaya ilk kez katılıyorumB) Yarışmaya katılmadan önce özel bir hazırlrk yapmadım.C) Özel zevklerim arasında kitap okumayı severim.D) Bu tür yarışmalarda sorula n souları kolay buluyorum.E) Öteki arkadaşlara başarılar dilerim.5.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Okula yeni başlayan çocukların okulu sevmesinde öğretmenin rolü büyüktür.B) Çocuklara, okula başlamadan önce aileler, okulda da öğretmenler okulun yaralarını anlatmalı.C) İlk okula başlayan çocuklara, yeni arkadaşlar edinecekleri söylenmelidir.D) Okula giden çocuk sonra anne-babasıyla olduğu gibi öğretmenleriyle de iletişim kurmayı öğrenir.E) Anne ve babalar çocuklarıyla sürekli ilgilenmeli, öğretmenine durumunu sormalıdır.6.Aşağıdaki dizelerin hangisinde özne-yüklem uyşmazlığı vardır?A) Gözümün değdiği yere gül düşer.B) Dinle de gönlümü alıver gitsin.C) Yer yüzünde bir sen bir de ben varım.D) İstersen dünyayı çağır imdada.E) Arkandan gelecek hep ayak sesi.7.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen sözler gereksiz yere bir arada kullanılmıştır?A) Kahvaltıdan önce tüm öğrenciler, ellerinde süpürgeler, derslikleri ve spor salonunu temizliyorlar.B) Bu gençler, ölmek üzere olan, can çekişen bir sanat dalını canlandırmak için yetiştiriliyorlar.C) Onlar, işyerlerini temiz ve düzenli tutmayı, vazgeçilmesi olanaksız bir görev bilmişler.D) Öğrenciler öğretmenlerine ve arkadaşlarına her zaman saygılı davranıyorlar.E) bu eğitim merkezinde, gençler oyma mobilya ve dekorasyon işleri öğretiliyor.8.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Üyelerimize derneğimizin çalışmaları konusunda bilgi vermek istiyoruz.B) Bu yılki etkinliklerimiz arasında çeşitli geziler de yer alacaktır.C) İşte bu yüzden dolayı sizleri buraya toplamış bulunuyoruz.D) Çevre ile ilgili çalışmalarımızda başarıya ulaştığımız söylenebilir.E) Bu komuları yeni üyelerimizle ayrıca görüşmeyi düşünüyoruz.9.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Türkiye&#8217;nin birkaç bölgesi hariç henüz kar görmedi.B) Hava sıcaklığının bir kaç derece daha düşmesi bekleniyor.C) Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için belirli saatlerde dışarıya çıkmak gerekir.D) Şiddetli rüzgârın deniz trafiğini aksattığı söyleniyor.E) Kar yağışı sürerse okulların tatil edilmesi düşünülebilir.10.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Çocukların eğitiminde hem ailenin hem de okulun önemli rolü vardır.B) Okuma sevgisi konusunda çocukların en çok anne ve babalarını örnek aldıkları unutulmamalıdır.C) Çocuklara, yeteneklerini geliştirmek için gerekli olanaklar sağlanmalıdır.D) Çocuklar bundan en az zarar ya da hiç zarar görmeden kurtarılmalıdır.E) Oyuncak seçerken çocuğun yaşına uygun olanlar tercih edilmelidir.11.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Toplantıya katılırsak biz de düşüncelerimizi açıklayacağız.B) Sorunu çözebilmek için sizden de bilgi isteyeceğiz.C) Bu konuyla ilgili açıklamayı yarın yapacağız.D) Oraya zamanında varabilmek için erkenden yola çıkacağız.E) Bu haberin ne kadar doğru olup olmadığını öğreneceğiz.12.(1)Bu dönem tiyatro yazarları, okunsun diye değil sahnede oynansın diye oyun yazarlardı.(2)Tiyatro oyunları, değerli edebiyat örnekleri sayılmadığı için bunlar genellikle yayımlanmazdı.(3)Bugün çoğunluk için film senaryoları neyse, o sıralarda yazılan tiyatro oyunları da oydu.(4)İşte bu yüzden o çağda üretilen tiyatro oyunlarının çoğu yok olup gitti.(5)O dönemde yazılanlardan elimizde sadece bu oyunlar kaldı.Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinden, altı çizili sözcüğün atılması cümlede anlam değişmesine yol açar?A) 1.ve 2. B) 1.ve 3. C) 2.ve 3. D) 3.ve 4. E) 4.ve 5.13.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Şiirlerinde bol bol abartılmış sözcükler seçmesi yüzünden hitabet havası taşımaktadır.B) Günümüzde dergiler ve gazeteler, deneme türünün gelişip yaygınlaşmasına uygun bir ortam hazırlamaktadır.C) Osmanlı İmparatorluğunda Lale Devrinde çeviri çalışmaları yapıldığı biliniyor.D) Bence edebiyat eleştirisinin edebiyat incelemesiyle bir arada, iç içe düşünülmesi gerekir.E) Sanatın başlıca amacının güzellik olduğunu savunan yazarın, bu konuda söylediklerine bir göz atalım. 14.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Bu işi onun başaracağını sanıyorum.B) Yapılanları doğru bulmadığıma inanıyorum.C) Alınan kararları sana da bildiriyorum.D) Yaptıklarının yeterli olmadığını anlatmaya çalışıyorum.E) Kamuoyunun bu konuda aydınlatılması gerektiğini düşünüyorum.15.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu, cümlenin uygun bir yere &#8216;onu&#8217; sözcüğü eklenerek giderilebilir?A) Elbiseler dolaplara özenle yerleştirilir, güve yemesin diye elbise aralarına naftalin konurdu.B) Çocuk biryandan yaralı kuşa korkuyla bakıyor; bir yandan da onu sevmek istiyor.C) Annesi çocuğun aç olmadığını biliyor; ama yinede pastadan yemesini istiyor.D) Ali, arkadaşı Mustafa&#8217;yı hem çok seviyor, hemde kimi davranışlarından dolayı kızıyor.E) Otobüsler buraya gelince duruyor, bekleyen yolcular bindikten sonra yeniden yola koyuluyor.16.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde &#8216;aşağı yukarı&#8217; sözü gereksizdir?A) Bu işyerinde aşağı yukarı üç dört yıldan beri çalışıyorum.B) aşağı yukarı beş yıl önce yine böyle şiddetli bir kış yaşamıştık.C) Buralarda ekinler, aşağı yukarı biçilecek duruma geldi.D) Şubat ayı sonunda bu ağaçların aşağı yukarı hepsi kesilecek.E) O gün sınıfın aşağı yukarı yarısı tören alanında toplanmıştı.17.Elbette onunla birlikte gitmiş olabilir.Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?A) Öğe eksikliğiB) Özne yüklem uyuşmazlığıC) Öznenin belirtilmemiş olmasıD) Aynı anlama sözcüklerin birlikte kullanılmasıE) Anlamca çelişen sözcüklerin birlikte kullanılması18.Bu konuda gençleri azımsamak doğru değildir.Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir.A) Gereksiz sözcük kullanılmasıB) Bir sözcüğün anlam bakımından yanlış kullanılmasıC) Tamlamanın yanlış yapılmasıD) Ekeylemin yanlış kullanulmasıE) Yüklemine göre olumsuz cümle olması19.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Sorunlara, onun daha nesnel bir tavırla yaklaşacağını ve çözüm getireceğini umuyordumB) Son günlerde tanık olduğum bazı, olaylar, onunla igili görüşlerimin değişmesine yol açtı.C) Amaçlarına ulaşabilmek için her türlü engeli aşmaya çalışan bu gençlere nimreniyorum.D) Araştırmamı istediğim yönde sördüre bilmem için öncelikle, yaralanacağım kaynakları saptamalıyım.E) Bu soru ben ve benim gibi sınava girmiş olan bir çok kişinin kafasını karıştırdı.20.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Dürüst biri olduğundan dün de bugün de kuşkuya düşmüyorum.B) Hukukçu olmadığımdan, işin bu yönünü sizinle tartışamam.C) Bu konuda bir araştırma yapılmasını,hazırlanacak raporun ilgili kuruluşlara gönderilmesini istedi.D) Ben, öyle olduğunu düşünüyorum, öyle olduğuna inanıyorum.E) Anımsanacağı gibi, bir yıldan beri bu konuda yazılar yazıyor, ilgilileri uyarıyorum.21.Muğla yöresindeki çıkan yangınlardan geriye, çırılçıplak ve simsiyah dağlar, tepeler kaldı.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?A) Çoğul ekinin gereksiz kullanılmasındanB) İlgi ekinin gereksiz kullanılmasındanC) Bağlacın yanlış yerde kullanılmasındanD) Yüklemin şimdiki zaman yerine geçmiş zamanda kullanılmasındanE) Özne ile yüklem arasında uymsuzluk bulunmasından22.Öğrenciyi, düşünmeye ve yaratıcı olmaya yönelten ve herhangi bir konu üzerinde eleştiri yapmasını sağlayan bir anlayış, eğitim sistemimize henüz yerleşmedi.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisinden kaynaklanmaktadır?A) Dolaylı tümlecin cümlenin başında kullanılmamasındanB) Öznenin birden fazla sözcükten oluşmasındanC) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasındanD) Tamlayan eksikliğiE) Gereksiz yere zarf tümleci kullanılmasından23.Türkçede bir cümlenin öznesi, birinci ve üçüncü tekil kişiden oluşuyorsa, yüklemi birinci çoğul kişi olur.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymamaktan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.A) O akşam ben kendi odama, Fatma da kendi odasına çekilmişti.B) teyzemkerin yeni evine taşınmasından sonra siz bu eve yerleştiniz.C) Havalar böyle giderse bir süre daha kahvaltımızı balkonda yapabileceğiz.D) Ben de bir tabak alıp sofraya oturdum.E) Babasıyla annesi bu evi üç yılda zar zor yapabildiler.24.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) O yıllarda hepimiz tiyatro tutkunuyduk ve çalışmaya susamıştık.B) Film, bir ailenin sıradan olaylar karşısındaki şaşırtıcı tutumunu ustalıkla yansıtıyor.C) Festivalin bu bölümünde müziğin farklı türlerinde adını duyurmuş sanatçılar sahneye çıkacak.D) Sanatçının bu karikatürleri başta Berlin ve paris olmak üzere Avrupa&#8217;nın çeşitli kentlerinde sergilecek.E) Bu kameralar, rahatça kullanılabildiği ve taşınmasının kolay olması nedeniyle tercih ediliyor.25.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir analtım bozukluğu vardır?A)Yetkililer bu konuda uluslar arası işbirliği yapılmasına karar verdiler.B)Siyasi,askeri ve ekonomi alanlarında görüştüler.C)Üye olan ülkerlere toplantı konusunda bilgi verilmesini gerekli gördüler.D)Toplantıda herkesin tartışmalara katılması gerektiğini söylediler.E)Gelecek toplantıda ele alınacak konuyu belirlediler.26.Yanlış bir şey yapsam da kızmaz ama inanılmayacak kadar anlayışlıdir.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?A)Yüklemin geniş zamanlı olmasından.B)Cümleciklerin ortak özneli olmasından.C)Yanlış ilgeç kullanılmasından.D)Gereksiz yere bağlaç kullan?lmasından.E)"bile" yerine "da" bağlacı kullanılmasından.27.Festival süresince her gün düzenli olarak çıkacak olan "ilk çekim" adlı siyah-beyaz dergi sinema severlere ücretsiz dağıtılacak.Bu cümledeki altı çizili sözlerden hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamında daralma olmaz.A)1    B)2    C)3    D)4    E)528.Yenileme dediğimiz anlatım kusuru , aynı anlama gelen birden çok sözcüğün gereksiz yere bir arada kullanılmasıdır.Bir kavramın Türkçesiyle yabancısının birlikte kullanılması bu tür kusurlardandır.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamada belirtilen türde bir anlatım kusuru vardır.A)Bunlar , belgesel özellikler taşıyan , birbirinden ilginç yazılardır.B)Bugün işyerinde tebrik ve kutlama ziyaretlerinde bulunduk.C)Eskiden , musikiyle uğraşan kişilere musikiğinas denirdi.D)Dil, varllığımızın en güçlü dayanağı , kimliğimizin en anlamlı kanıtıdır.E)Günümüz insanının vazgeçmediği araçların başında televizyonla bilgisayar gelmektedir.29.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün kullanılması uygun değildir.A)Onun büroda çalışmalara ayak uyduramayan , uyumsuz biri olduğunu düşünüyordu.B)Eş dost demeden herkesi kIyasIya eleStiriyordu.C)Arkadaşına sürekli olarak, o kişilerle ilişkilerini kesmesini öneriyordu.D)Beğenmediği sözcüğü ya da cümleyi çizip yerine etkili sözler uyduruyordu.Ê)Yıllardır tasarladığı romanına başlayamamanın sıkıntılarını yaşıyordu.30.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Olağanüstü kişiliği ve sıradışı dostluğuyla tanıdık tanımadık , herkes bir sevgi çemberinin içine alırdı.B)Tek başına gerçekleştirebileceği birçok tasarıya gençleri de katarak bilgisini onlarla paylaşmak isterdi.C)Gerek özgün çalışmaları , gerekse yetkin çeviri ve derlemeleriyle , bu alandaki araştırmacılara ışık tutmuştur.D)Onun düşünceleri , bilimle ilgilenen , yapıtlarını okuyan, anlayan ya da anlamaya çalışanlar aracılığıyla yaşıyor.E)Gençlerin deneyimsizllikten , bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorunlarını yanıtlayarak yönlendirirdi .31.Alınan bu karar , savaşta askerlerin daha çok ölmesine yol açtı?Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?A)"bu" sözcüğü atılarakB)"daha çok" sözü "askerin" sözcüğünden önce kullanılarakC)"yol açtı" sözü yerine "neden oldu" sözü getirilerekD)"alınan" sözcüğü atılarakE)"savaşta" sözcüğü "askerin" sözünden sonra kullanılarak32.1.Onun da görüşlerini öğrenmek , yararlanmak istediler2.Herkes birbirine zarar vermeden yaşamayı başarabiliyorlar.3.Onun aramızdan ayrılması yanlız bizim için değil , tüm toplum adına büyük bir kayıptır.4.Arkadaşının sıkıntı çektiğini biliyor , sezdirmeden yardım ediyordu.Yukardaki numaralandırılmış cümlelerin hangilerinde anlatım bozukluğu , tümleç eksikliğinden kaynaklanmamaktadır?A)1ve2    B)1 ve3    C)1ve4    D)2ve4    E)3ve433.Söz konusu yazarla benim düşüncelerimiz hatta duygularımız birbirine benziyor.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?A)İyelik eki almış kişi zamirinin gereksiz kullanılmasından.B)Özne ile yüklem arasında uyuşmazlık olmasından.C)Gereksiz yere kullanılmasından.D)Yüklemde anlam kayması olmasından.E)Belirteç eksikliğinden.34.Sergide tanıtılan antika eşyalar , geçmişte insanların inançlarını ve beğenilerini de yansıtıyor.Bu cümledeki anlam karışıklığı aşağıdaki değişiklilerden hangisiyle giderilebilir?A)"tanıtılan" sözcüğündne sonra "çok değerli" getirilerek.B)"geçmişte" den sonra "yaşamış" getirilerekC)"antika" sözcüğü atılarak.D)"inançlarını" sözcüğü yerine "geleneklerini" getirilerekE)"de" sözcüğü atılarak35.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Çalışma yaşamınızda bu tür güçlüklerle sık sık karşılaşacaksınız.B)Bizim için önemli olan , görevinizi en iyi biçimde yerine getirmenizdir.C)Bir sorunla karşılaştığınızda bizlerden yardım isteyebilirsiniz.D)Bu , sizlere verebileceğimiz en önemli ödül ve en önemli hedeftir.E)Bu işte de başarılı olacağınızdan hiç kuşkumuz yoktur.36.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Hava kirliliğine karşı çeşitli önlemler alınabilir.B)Çevre sorunlarıyla ilgili toplantılar yapılmalıdır.C)Bu gaz havada yoğun oranda bulunur.D)Akar sularımız sanayi atıklarıyla kirleniyor.E)Gençler , doğanın korunması konusunda bilinçleniyor.37.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?.A)Makinenizi , arkadaki açma - kapama düğmesine basarak kapatmanız gerekmektedir.B)Daha fazla bilgi edinmek için yetkili satıcınıza başvurabilirsiniz.C)Bilgisayarınızın bozuk olup olmadığını öğrenebilmek için onu bir teknisyene gösterebilirsiniz.D)Bu bölümde , bilgisayarınızı nasıl kuracağınız ve nasıl kullanacağınız açıklanmaktadır.E)Bu kılavuzda sizi belli türdeki bilgilere uyarmak için bazı özel işaretler kullanılmıştır.38.Görüntüden uzak , doğal güzelliklerle dolu parkın bir köşesinde , yaşlı bir hanım masanın üstüne koyduğu romanını bir karış uzaktan okumaya çalışıyor , bir şişman spor giyimli bir adam da dalgın dalgın uzaklara bakıyordu.Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için altı çizili sözcüüklerin hangisi atılmalıdır?A)1    B)2    C)3    D)4    E)539.Oraya gidersen , etnoğrafya ya da kurtuluş savaşı müzelerini gezmelisin.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?.A)Yanlış bağlaç kullanılmasından.B)Koşul cümlesi olmasından.C)Nesnenin yanlış yerde kullanınlmasından.D)Yüklemin gereklilik kipinde olmasından.E)Ad tamlamasınının gereksiz kullanılmasından40.Fiyatlar çok pahalı olduğu için satışlar çok durgun.Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?.A)"çok" sözcüğü atılmalı.B)"durgun" yerine "az" sözcüğü getirilmeli.C)"olduğu için" yerine "olduğundan"sözcüğü getirilmeliD)"satışlar" yerine "alışveriş" sözcüğü getirilmeliE)"pahalı" yerine "yüksek" sözcüğü getirilmeli41.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Bu konuda nas?l bir çalışma yapılması gerektiği , uzmanlarca tartışılacak.B)Olaydan büyük bir üzüntü duyduğunu , suçluların cezalandırılmasını istedi.C)Yeni binaların ne zaman hizmete açılacağını , basın aracılığıyla duyuracağını belirtti.D)Sorunlara sağ duyuyla yaklaşmanın , onların çözümünü kolaylaştıracağı sonucuna varıldı.E)Bölgede, kış mevsiminin uzun sürmesi nedeniyle alınması gerekli önlemler yetkililere bildirildi.42.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Ozan , 1940 yıllarında yeni şiirimizin başta gelen adlarından biriydi.B)O , 1946 yıllında düzenlenen bir yarışmada birinci olmuştu.C)Aradan yıllar geçmesine karşın şiir anlayışında bir değişiklik olmadı.D)Onun ilgi çekici yanlarından biri de konuları abartarak anlatmasıdır.E)Toplumsal ve bireysel olaylara , yan tutmada bakar.43.Yaptıklarını kendi ağzıyla itiraf etti.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?A)Yüklemin 3. tekil kişi olmasıdan.B)Nesnenin çoğul eki almasından.C)Gereksiz söz kullanılmasından.D)Yüklemin dili geçmiş zaman olmasından.E)Nesnenin yanlış yerde kullanılmasından.44.O kurumda eğitim görmüş herkes , saygılı , hoşgörülü ve esnek olmak gibi çok önemli erdemler kazanmışlardır.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?A)Gereksiz yere sıfat kullanılmasından.B)Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından.C)Yükleme ek fiil getirilmesinden.D)Öznenin sözcük öbeği olmasından.E)Özne yüklem uyumsuzluğundan.45.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Uzun süre ayakta kalabilmesi için bu yapı, neme dayanıklı camı , kireç ve tuğla tozundan oluşan harçla yapılmıştır.B)Bir kamu kuruluşuna ait sevimli konuk evinin önünde fotağraf çektirdikten sonra ordan ayrıldık.C)Oraya gitmeye karar verirseniz , bu gezi için en az iki gün ayırmanız gerekir.D)Her sabah erken kalkarak açık havada yürüyüş yapmanın kalp sağlığını olumlu yönde etkilediğini öğrendik.E)Adaylar 25 yaşından büyük olmalı ve sağlık kontrolünden geçmiş olması gerektiğini söyledi.46.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)İlk karşılaşmamızda bana bu kadar yakınlık göstermesine çok şaşırmıştım.B)Bu kadar yetenekli bir çocuğu , sanata yönlendirmekle çok iyi bir iş yaptığını düşünüyorum.C)Geçirdiğim rahatsızlığı , büyük bir başarıyla ameliyat ederek sağlığıma kavuşturdu.D)Bu aşamada , olayları doğal akışına bırakmanın doğru olacağı kanısındaydı.E)Aralarındaki sorunların görüş farklılıklarından kaynaklandığını biliyordum.47.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Takımlardan biri , ötekinin bitmek bilmeyen saldırılarına daha fazla dayanamadı.B)Maçlarda , taraftarların çıkardğı olaylar spora gölge düşürüyor.C)Sağlıklı kalabilmenin temel koşullarından biri de spor yapmaktır.D)Son yıllarda kimi takımlar , Avrupa takımlarıyla yaptıkları maçlarda yüzümüzü ağırtıyor.E)Ancak düzenli olarak yapılan spor yararlı olur.48.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Bu anlaşılmazlıkların giderilebilmesi için zamana gerek var.B)Bu konunun öncelikli ve ayrıntılı biçimde ele alınması gerekiyor.C)Üyeler , onunla ilgili görüşlerini daha sonra açıklayacaklarını belirttiler.D)Mimar ya da mimarlıkla ilgileniyorsanız bu kitabı okuyun.E)Herkesin yaşamında birtakım sorunlar olduğunu hepimiz biliriz.49.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Sanayide gelişmiş ülkelerde , bu tür sorunlar hızlı çözülüyor.B)Düzenlenen toplantı ve törenlerde bütün öğrenciler görev alıyor.C)Bu konuda yapılan açıklamaların anlaşılmayacak bir yanı bulunmuyor.D)Kurumda çalışanların başarısının , bu koşullara bağlı olduğu düşünülüyor.E)Teknoloji ne kadar artarsa da el emeğinin önemi azalmıyor.50.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Buluştukları zaman sanattan , edebiyattan konuşuyor , kimi sanatçıları eleştiriyorlardı.B)Ortada , karamsar olmayı gerektirecek bir durum yoktu.C)Bu kitapları okumak , çocuğun ufkunu genişletiyor , ona farklı dünyaların kapılarını açıyordu.D)Bu , kendi resimleri için açtığı ilk kişisel sergisi olacağı için çok heycanlıydı.E)Çok yorgun olduğu için o akşam erken yatmak istedi.51Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Burada , tiyatro salonundan internet kafeye kadar birçok etkinlik bulunuyor.B)Kentteki yaşam , öğretim kurumlarının sayısı arttıkça hareketleniyor.C)Öğrencilerin sporla ilgili gereksinimlerinin karşılanması için girişimlerde bulunuyor.D)Kütüphaneden yararlanacak ö?rencilerin önce kütüphaneye üye olmaları gerekiyor.E)Bilimsel araştırma yapacaklara her türlü olanak sağlanıyor.52.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Gazetelerde bu tür haberlere hemen her gün rastlanıyor.B)Yazar yaşadıklarını etkili bir biçimde anlatmakta başarılı olamıyor.C)Yemeği erken yemesi gerektiği halde hasta bu yasağa uymuyor.D)Bu alandaki çalışmaların hala yeterli bir düzeye ulaşmadığı söyleniyor.E)Trafikle ilgili sorunların çözümü için geniş kapsamlı bir toplantı düzenleniyor.53.Hiç kimse ona gerçeği anlatmamış; onu yalan yanlış sözlerle oyalamıştı.Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?A)"gerçeği" yerine "doğruyu" sözcüğü getirilerekB)"anlatmamış" tan sonra "herkes" sözcüğü getirilerekC)"anlatmamış" yerine "söylememiş" getirilerekD)"onu" sözcüğü atılarakE)"oyalamıştı" yerine "kaldırmıştı" getirilerek54.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Dünyada en çok yağış alan bölge burası.B)Ürettiklerinin çoğunu komşu ülkelere satıyorlar.C)Bu toprakların büyük bir bölümü ormanlarla kaplı.D)Ülkenin kuzeyinde elde edilen ürünlerin yarıdan fazlasını elma oluşturuyor.E)Ekonomileri daha çok , yetiştirdikleri hayvancılığa dayalı.55.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Yol kenarındaki çöp kutuları kaldırılarak bunların yerine çiçekler dikiliyor.B)Yeni fidanlar dikilerek yeşillendiriliyor.C)Kaldırımların kırık taşları , yenileriyle değiştiriliyor.D)İçinde oturulmayacak derecedeki binaların yıktırılması gerekiyor.E)Eski yapılar boyanarak daha güzel bir görünüme kavuşturuluyor.56.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Deneyimli bir yönetici , değerli bir bilim adamıydı.B)Maddi durmu yetmediği için eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.C)Kültürel varlıklara sahip çıkıp onları korumaya çalışan insanlardan biriydi.D)Geleceğe umutla bakan ve zorluklar karşısında yılmayan bir gençti.E)Ele aldğı her işi, başkalarından daha iyi, daha güzel yapmak isterdi.57.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A)Çevremizdeki kişilerle kuracağımız ilişkilerde özenli olmalıyız.B)Sorunların bütün yönleriyle ele alınması iyi olur.C)Bu alanda başarıya ulaşanların sayısı oldukça azdır.D)Araştırmalar, eldeki bilgilerin doğru olmadığını kanıtlıyor.E(Bu konudaki iftiralar tamamen uydurmadır.58.Bu kararların uygulanıp uygulanmayacağının, yöneticilerin seçeceği tutuma bağlı olduğu bildirildi.Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?A)"seçeceği tutuma" yerine "tutumuna" getirilerek.B)"yöneticilerin" yerine "ilgililerin" getirilirekC)"bu kararların" yerine "bunların" getirilerek.D)"başlı" yerine "yönelik" getirlilerekE)"bildirildi" yerine "biliniyordu" getirilerek.59.Tarihte bu uluslar, öteki ulusların arasına kaynaşmışlardır.Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir?A) &#8216;tarihte&#8217;yerine&#8217;tarih boyunca&#8217;sözcü getirilerekB) &#8216;uluslar&#8217;yerine&#8217;devletler&#8217;sözcüğü getirilmeliC) &#8216;bu&#8216; sözcüğü atılmalıD) &#8216;ulusların arasına&#8217;yerine&#8217;uluslarla sözcüğü getirilmeliE) &#8216;öteki&#8217;sözcüğü atılmalı60.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Yapıtlarındaki kişilerin, kendi aralarında didişmeleri, eğlenceleri, oynanan oyunlarıyla kasaba yaşamı hakkında ipuçları veriyorlardı.B) Güldürü öğelerine bolca yer verdiği ilk dönem romanlarıyla geniş bir okur kitlesine ulaştı.C) Güç koşollar altında yaşayan insanların sorunlarını toplumsal açıdan ele almış, dönemin ahlak anlayışını yansıtmıştır.D) Bu dergiyi okumaya başladıktan sonra adebiyata ve tarihe duyduğu ilgi artmış.E) Türkçenin inceliklerinden yararlanarak yaptığı çevirilerle dilimize elliye yakın yapıt kazandırmıştır.61.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Bu çarşının en eski, en tanınmış esnafı benim.B) Bu kitabında yazar, başkalarından duyduklarını değil, yanlızca gördüklerini anlatıyor.C) Yetersiz kalan ilgi yoksunluğundan bir sanat unutulmuş.D) Bu aileden birçok çalışkan ve başarılı insan çıkmış.E) Bu kitabı okursan, bilmediklerini öğrenir, unuttuklarını anımsarsın.62.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?A) Zarftan bir mektup, bir de fotoğraf çıktı.B) Ondan böyle bir yalanlama olayı beklemiyordum.C) Kendimi bildim bileli bu mahallede, bu evde aturuyoruzD) Toplantımıza katılarak bizlere destek olan dotlarımıza yürekten teşekkür ederiz.E) Evimize taşındık, yavaş yavaş yerleşmeye çalışıyoruz.63.Çok çalıştığımız için başarı grafiğimiz ister istemez yükseliyor.Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?A) Yüklemin şimdiki zamanlı olmasındanB) Yanlış ilgeç kullanılmasındanC) Ad tamlamasının yanlış kurulmasındanD) Gereksiz zarf tümleci kullanulmasındanE) Yüklemin 3. tekil kişili olmasındanCEVAPLAR 1.B&#8217;deki cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cümle &#8216;onları desteklemeliyiz&#8217;şeklinde düzeltilmelidir.Cevap : B2.Anlatım bozukluğu A&#8217;dadır.Cümlede iki şahıs vardır yüklem &#8216;istemeyiz&#8217; yapılırsa cümle düzeltilebilir.Cevap : A3.D&#8217;deki cümlede bir anlatım bozukluğu var yarar verilmez sağlanır yani cümle&#8217;zarar mı veriyor, yarar mı sağlıyor&#8217;şeklinde olmalıydı.Cevap : D4.C&#8217;de bir anlatım bozukluğu vardır.Cümlenin sonu&#8217;...kitap okumakta vardır.&#8217;şeklinde olmalıdır.Cevap : C5.E&#8217;de bir anlatım bozukluğu vardır.&#8217;onların durumu&#8217;şeklinde düzeltilebilir.Cevap : E6.C&#8217;de bir anlatım bozukluğu vardır.Özne yüklem uyuşmazlığı görülmektedir.Cevap : C7.B&#8217;de aynı anlama gelen sözcükler bir arada kullanılmıştır.&#8217;can çekişmek&#8217;veölmek üzere olmak&#8217;aynı anlamdadır.Cevap : B8.Anlatım bozukluğu C&#8217;de vardır.Gereksiz sözcük kullanmaktan kaynaklanmaktadır.Cevap : C9.Anlatım bozukluğu A&#8217;da vardır.Cümlede öznenin eksikliği anlatım bozukluğuna sebep olmuştur.Cevap : A10.Anlatım bozukluğu D&#8217;de yzpılmıştır.Bozukluğun nedeni eylem eksikliğidir.Cevap : D11.Anlatım bozukluğu E&#8217;de yapılmıştır.Cümlede&#8217;ne kadar&#8217;sözü gereksizdir.Cevap : E12.3. cümledeki &#8216;yaxılan&#8217;sözü &#8216;sözlü tiyatro oyunları olduğundan.4. cümledeki &#8216;üretilen&#8217; sözü öncekilerden kalan oyunlar da olabileceğinden gereklidir.Cevap : D13.A&#8217;daki cümlede özne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cümleye &#8216;şiirleri&#8217; şeklinde özne konmalıdır.Cevap : A14.Anlatım bozukluğu B&#8217;dedir.Kişi bir durumu ya doğru buluyor ya da bulmuyordur.Kendi kararına inanmaması münkün olmaz.&#8217;Yapılanları doğru bulmuyorum&#8217;demelidir.Cevap : B15.&#8217;Onu&#8217; sözü cümlede dolaylı tümleç eksikliğinin olduğu yere getirilmelidir.Bu da D&#8217;dedir.&#8217;kızıyor&#8217;sözünden önce&#8217;ona&#8217; sözü getirilmelidir.Cevap : D16.&#8217;Aşağı yukarı&#8217;sözü cümleye ihtimal anlamı katar.A&#8217;da &#8216;Üç dört yıldan beri&#8217;sözü zaten yaklaşıklık anlamı katıyor.Aynı anlamı sağlaynn&#8217;aşağı yukarı&#8217;sözü bu cümlede gereksizdir.Cevap : A17.Örnek cümlede &#8216;ellbette&#8217; sözü cümleye kesinlik &#8216;olabilirler sözü ihtimal anlamı katmaktadır.Bu iki anlam aynı cümlede kullanılmaz aksi taktirde çelişki olur.Cevap : E18.Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni&#8217;azımsamak&#8217;sözcüğünün yanlış anlamda kullanılmasıdır.&#8217;küçümsemek&#8217; sözcüğü getirilmelidir.Cevap : B19.Seçenekleri incelediğimizde E&#8217;de bir yapısal bozukluk görüyoruz.&#8217;Bu soru benim kafamı karıştırdığı gibi benim gibi sınava girmiş bir çok kişinin kafasını da karıştırmış&#8217;şeklinde düzeltilebilir.Cevap : E20.Anlatım bozukluğu A&#8217;da yapılmıştır.&#8217;Kuşkuya düşmüyorum&#8217; sözü şimdiki zamanda olan bir durum için söylenebilir.&#8217;Dün kuşkuya düşmüyorum&#8217; denemez .Cevap : A21.Örnek cümlede geçen &#8216;yöresindeki&#8217; sözündeki &#8216;ki&#8217; aitlik, bulunma bildirir.&#8217;Çıkan&#8217; sözüde yangınların yerini bildiriyor.&#8217;ki&#8217; &#8216;nin atılması gerekiyor.Cevap : B22.Cümledeki analatım bozukluğu tamlayan eksikliğinden kaynaklanmaktadır.&#8217;öğrencinin&#8217; şeklinde bir tamlayana ihtiyaç vardır.Cevap : D23.Soruda verilen kuralı incelersek şu sonuca varırız; &#8216;ben sen; ben o; ben siz; ben onlar&#8217;şahıslarından oluşuyorsa yüklem &#8216;biz&#8217; zamirina göre çekimlenir.A&#8217;daki cümle bu kurala uymamaktadır.Cevap : A24.Anlatım ozukluğu E&#8217;de yapılmıştır.Cümlede geçen &#8216;nedeniyle&#8217; sözcüğü cümleye uyum sağlamamaktadır.Cevap : E25.Anlatım bozukluğu B&#8217;de yapılmıştır.Bu cümlede isim ve sıfat tamlamalarında ortak tamlanan kullanılması anlatım bozukluğuna neden olmuştur.Cevap : B26.Örnek cümledeki anlatım bozukluğu &#8216;ama&#8217; sözcüğünün cümleye uymamasından kaynaklanmaktadır.Cevap : D27.Parçada sözü edilen dergi festival süresince hergün çıkarılacağına göre elbette &#8216;düzenli olarak&#8217; çıkacaktır.3 numaralı söz öbeği atılabilir.Cevap : C28.Seçeneklere baktığımızda açıklamaya uygun türden bir anlatım bozukluğu B&#8217;de görülmektedir.&#8217;tebrik ve &#8216;kutlama&#8217; aynı anlamı karşılamaktadır.Cevap : B29.D&#8217;deki altı çizili sözcük kullanıldığı cümleye uygun değildir.&#8217;uyduruyordu&#8217; olumsuz cümleler için kullanılır.Cevap : D30.E&#8217;de nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cevap : E31.Örnek cümledeki anlatım bozukluğu &#8216;daha çok&#8217; sözcüğünün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanmaktadır.Cevap : B32.Tümleç eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğunun olduğu cümle 1.ve 4. cümledir.Cevap : C33.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni &#8216;benim&#8217; sözcüğünün gereksiz kullanılmasıdır.Cevap : A34.Örnek cümledeki anlatım karışıklığı &#8216;geçmişte&#8217; sözcüğünün &#8216;yansıtıyor&#8217; eylemine bağlıymış gibi anlaşılmasından kaynaklanıyor.Bunu gidermek için B&#8217;de önerilen değişiklik yapılmalıdır.Cevap : B35.Anlatım bozukluğu D&#8217;de yapılmıştır.Sözcüklerin yanlış eyleme bağlanmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cevap : D36.Anlatım bozukluğu C&#8217;de yapılmıştır.&#8217;orandan&#8217; yerine &#8216;olarak&#8217; sözü getirilmelidir.Cevap : C37.Anlatım bozukluğu E&#8217;de yapılmıştır.&#8217;uyarmak&#8217; sözü anlatım bozukluğuna neden olmuştur.Cevap : E38.Anlatım bozukluğu 4 numaralı sözcüğün gereksiz yere kullanılmasından kaynaklanmaktadır.Cevap : D39.Anlatım bozukluğu &#8216;ya da&#8217; sözcüğünden kaynaklanmaktadır.&#8217;ya da&#8217; yerine &#8216;ve&#8217; gelmelidir.Yani yanlış bağlaç kullanılmıştır.Cevap : A40.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni &#8216;pahalı&#8217; sözcüğünün yanlış kullanılmasıdır.Cevap : E41.Seçeneklere baktığımızda B&#8217;de birden fazla nesne aynı yükleme bağlandığından anlatım bozukluğu vardır.Birinci cümlede yüklem eksik olduğu için anlatım bozukluğu olmuştur.Cevap : B42.A seçeneğinde çoğol ekinin gereksiz kullanımından doğan bir anlatım bozukluğu vardır.Cevap : A43.Örnek cümlede gereksiz yere sözcük kullanılmasından doğan bir anlatım bozukluğu vardır. &#8216;kendi ağzıyla&#8217; sözü gereksizdir.Cevap : C44.Örnek cümlede özne yüklem uyşmazlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.Cevap : E45.Seçeneklere baktığımızda E&#8217;de &#8216;ve&#8217; bağlacından önce kullanılan &#8216;bitmek&#8217; sözcüğü gereksiz kullanıldığı için anlatım bozukluğu söz konusudur.Cevap : E46.Seçenekleri incelediğimizde C&#8217;de sözün yanlış anlamda kullanılmasından doğan anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.Cevap : C47.A&#8217;da anlatım bozukluğu vardır.&#8217;karşılıklı sözü gereksizdir.&#8217;saldırı sözcüğüde yanlış anlamda kullanılmıştır.Cevap : A48.D&#8217;de&#8217;Mimar&#8217; sözcüğünün gereksiz kullanımından doğan anlatım bozukluğu söz konusudur.&#8217;ya da&#8217; bağlacı da gereksizdir.Cevap : D49.Seçenekleri incelediğimizde E&#8217;de anlatım bozukluğunun olduğunu görüyoruz.Buradaki &#8216;artarsa&#8217; sözcüğü yanlış kullanılmıştır.Cevap : E50.D&#8217;de gereksiz söz kullanımından doğan anlatım bozukluğu vardır.&#8217;kendi resimleri için&#8217; sözü gereksizdir.Cevap : D51.Seçenekleri incelediğimizde A&#8217;da bir anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.Burada &#8216;etkinlik&#8217; sözcüğü yanlış anlamda kullanılıştır.Cevap : A52.C seçeneğindeki &#8216;yasak&#8217; sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır.Cevap : C53.Örnek cümlede özne yüklem uyuşmazlığından doğan anlatım bozukluğu vardır.bozukluğu giderm için ikinci cümleye özne görevindeki &#8216;herkes&#8217; sözcüğünü getirmektir.Cevap : B54.Seçenekleri incelersek E&#8217;de anlatım bozukluğu aolduğunu görüyoruz.&#8217;yetiştirdikleri&#8217; sözcüğü cümleden çıkarılarak bozukluk giderilebilir.Cevap : E55.Seçenekleri incelersek anlatım bozukluğunun D&#8217;de olduğunu görürüz.Bu cümlede &#8216;içinde&#8217; sözcüğü gereksiz kullanılmıştır.Cevap : D56.B seçeneğinde &#8216;yetmediği&#8217; sözcüğü anlamına ve işlevine uygun kullanılmadığı için anlam bozukluğu vardır.Cevap : B57.Seçenekleri incelediğimizde E&#8217;de gereksiz kullanılmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu olduğunu anlıyoruz.Cevap : E58.Cümlede &#8216;seçeceği tutumu&#8217; ifadesi anlatım bozukluğuna neden olmuştur. &#8217;seçeceği&#8217; sözcüğünün cümleden çıkarılıp &#8216;tutum&#8217; sözcüğünün &#8216;tutumuna &#8216; şeklinde değiştirilmesi gerekir.Cevap : A59.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun giderilmesi için &#8216;ulausların arası&#8217; sözü yerine &#8216;uluslarla&#8217; sözü getirilmelidir.Cevap : D60.Seçenekleri incelediğimizde anlatım bozukluğunun A&#8217;da yer aldığını görüyoru.&#8217; Yapıtlarındaki kişilerin&#8217;sözünün fazladan &#8216;-ın&#8217; tamlayan ekini almasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.Cevap : A61.Seçenekleri incelediğimizde C&#8217;de gereksiz sözcük kullanılmasından doğan anlatım bozukluğu olduğunu anlıyoruz.Cümlede &#8216;Yetersiz kalan&#8217; sözü gereksizdir.Cevap : C62.Cümlede &#8216;olay&#8217; sözcüğünün anlamına ve işlevine uygun kullanılmamasından dolayı anlatım bozukluğu olmuştur.Cevap : B63.Cümlede anlatım bozukluğu &#8216;ister istemez&#8217; zarf tümlecinin gereksiz kullanımından kaynaklanmıştır.Cevap : D					 Başka ÖSS'de çıkmış anlatım bozukluğu soruları ve çözümleri - cevapları]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ÖSS İçin Mol-atom Çözümlü Sorular (36 Sayfa)]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5049</link>
			<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 20:03:00 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5049</guid>
			<description><![CDATA[oss hazırlık için  çeşitli kaynaklardan derlenmiş  kimya  mol-atom  soru ve çözümleri  http://www.dosya.cc/SINAVBANKASI-MOLATOMFORM_L.zip.html]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[oss hazırlık için  çeşitli kaynaklardan derlenmiş  kimya  mol-atom  soru ve çözümleri  http://www.dosya.cc/SINAVBANKASI-MOLATOMFORM_L.zip.html]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2008 ÖSS Soru ve Cevapları]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5048</link>
			<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 20:01:51 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5048</guid>
			<description><![CDATA[2008 ÖSS Soru ve Cevapları... ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2008 ÖSS Soru ve Cevapları... ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Türkçe dersi desek ve sınavlara hazırlık programı]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5047</link>
			<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 20:01:14 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5047</guid>
			<description><![CDATA[http://rapidshare.com/files/137589557/TueRK_E.rar.html   ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[http://rapidshare.com/files/137589557/TueRK_E.rar.html   ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[4 Sınavlı ÖSS Geliyor]]></title>
			<link>http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5046</link>
			<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 19:59:53 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.superfrm.org/showthread.php?tid=5046</guid>
			<description><![CDATA[Yeni sisteme göre, üniversiteye girişte artık tek değil, dört sınav uygulanacak. Yeni sisteme göre öğrenciler, 10, 11 ve 12&#8217;nci sınıfın sonunda,&#8221;Olgunlaşma Sınavı&#8221; adı verilen bir sınava girecek. ÖSS&#8217;nin uygulanmasına da bu sınavların ardından devam edilecek. Böylece öğrenciler, dört sınava girmiş olacak. Sistem oturduktan sonra zamanla ÖSS&#8217;ye alternatif bir sistem haline getirilecek.Başlangıçta yılsonu sınavlarının yüzde 25, ÖSS&#8217;nin yüzde 75 oranında etki etmesi planlanıyor. Yıl sonu sınavlarının etki oranının zamanla artırılması ve dört sınavın eşit hale getirilmesi düşünülüyor. Uygulamanın hızlanması ve sistemin alt yapısının kurulması için, atanacak yeni Milli Eğitim Bakanı bekleniyor.ÇALIŞMA TAMAMİrfan Erdoğan başkanlığındaki Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu, üniversiteye girişte uygulanacak yeni bir sistem hazırladı. ÖSYM ile de görüş alışverişinde bulunan başkanlık, ilk taslak çalışmayı tamamladı. Yeni sistemle, tartışmalı katsayı problemi de çözülecek. Buna göre, meslek liseleri, kendi alanlarındaki üniversitelerin 4 yıllık bölümlerini katsayı engeli olmadan tercih edebilecek. Kendi alanı dışında tercih yapanlar için ise katsayı uygulaması devam edecek. Yeni sistemde meslek liseliler katsayı sorunu yaşamayacak10, 11 ve 12&#8217;nci sınıfların sonunda, öğrencilerin yıl boyunca gördüğü beden, müzik, resim dersleri dışındaki dersleri kapsayan bir sınav yapılacak. Bu sınavda öğrencilere, alanlarındaki ders ağırlıklarına göre soru sorulacak. Öğrenciler, yıl boyunca işledikleri tüm derslerden soru ile karşılaşacak.Meslek lisesi öğrencileri, kendi alanlarıyla ilgili ek soru çözecek.Bu sınavların soruları, MEB ve ÖSYM tarafından ortak olarak hazırlanacak. Olgunlaşma sınavlarının ardından, ÖSS&#8217;ye de girilecek. Olgunlaşma sınavlarından alınan puanların ortalamaları, ÖSS puanına eklenecek. Puan yüzdeleri, ÖSYM ile yapılacak toplantıyla netleşecek. Olgunlaşma sınavı, iki güne yayılacak. Soru sayıları, haftalık ders saatinin 6 ile çarpılması ile tespit edilirken, haftada 6 saat matematik dersi veriliyorsa, sınavda 36 matematik sorusu olacak.Meslek lisesi öğrencileri, temel alan derslerini genel lise öğrencileri kadar yoğun almadıkları için, bu alanlarda 30-40 daha az soru ile karşılaşacak. Bu öğrenciler, kendi okudukları alanla ilgili olarak fazladan 30-40 soru çözerek, diğer genel liseliler ile eş seviyede soruyla karşılaşmış olacak. Örneğin, Motor bölümünde okuyan öğrenci, bu alanda, İmam Hatip lisesi öğrencisi de yine kendi alanında soru çözecek.Meslek liseleri öğrencileri, kendi alanlarıyla ilgili üniversite bölümlerini tercih ettiğinde, katsayı sorunu ile karşılaşmayacak. İmam Hatip lisesi mezunları İlahiyat Fakültesi&#8217;ni, İletişim Meslek lisesi mezunları İletişim Fakültesi&#8217;ni, Makine bölümü mezunları Makine Mühendisliği bölümlerini tercih edebilecek.Sınavla, ortaöğretim sisteminin performans değerlendirmesi de yapılacak. Bakanlık, hangi sınıflarda hangi alanlardaki ve hangi derslerde sıkıntı olduğunu görecek. Sınıflar, illere göre de değerlendirilebilecek. Sınav, ÖSS&#8217;den önce öğrencilerin başarı durumlarını tespit etmeyi de sağlayacak.  YÖK ve yeni bakan karar verecekÖncelikle Talim Terbiye Kurulu&#8217;nun hazırladığı bu taslak, kabinenin yeni Milli Eğitim Bakanı&#8217;nın onayına sunulacak. Eğer Bakan, ÖSS&#8217;de sistem değişikliği için &#8220;düğmeye basın&#8221; talimatı verirse gözler YÖK&#8217;e çevrilecek. Yasa gereği üniversiteye öğrenci alımı işlemleri YÖK tarafından yapılıyor. YÖK, olgunlaşma sınavlarını yeterli bulursa ÖSS&#8217;yi kaldırabilecek. YÖK&#8217;ün ÖSS&#8217;yi kaldırmaması halinde olgunlaşma sınavları ile ÖSS&#8217;nin sınavdaki ağırlık derecelerini eşitlemesi de gündeme gelebilecek. Taslak çalışmada, ders ağırlıklarına göre öğrencilere sorulacak soru sayıları şöyle hesaplandı:Türkçe-Matematik Alanı:10&#8217;uncu sınıf: 162 soru 11&#8217;inci sınıf: 138 soru 12&#8217;nci sınıf: 120 soruSosyal Bilimler Alanı:10&#8217;uncu sınıf: 138 soru 11&#8217;inci sınıf: 144 soru 12&#8217;nci sınıf: 144 soru Fen Bilimleri Alanı:10&#8217;uncu sınıf: 156 soru 11&#8217;inci sınıf: 156 soru 12&#8217;nci sınıf: 132 soru Yabancı Dil Alanı:Her sınıf için:186 soruMesleki okullara yönlendirme yapılması şartEğitim-İŞ Genel Başkanı Yüksel Adıbelli de, sistemin ne kadar iyi kurulursa kurulsun öğrencilerin dersanelere bağlanacağını söyledi. Adıbelli, &#8220;Herkes üniversiteye girecek diye bir şey yok. Yüzde 70 oranında mesleki okullara yönlendirilirse ve yüzde 30&#8217;u da üniversiteye yölendirilirse bu sistemde bir sıkıntı yaşanmaz. Öğrencilerin eğitime ve okullara güvenmesi gerekir. Ama öğrencilerin yüzde 100&#8217;ü üniversiteye gidecekmiş gibi bir akıldan hareket edilirse sıkıntı doğar. Bu durum öğrencileri dershaneye bağlı hale getirecek. Öğrenciler ve veliler dershaneye gitmeden bir şey yapılamayacağına inanmış durumda. Zaten dershane sektörü 2.5 milyar doları buldu. Bu rakam da giderek artacak. Çocuklar iyice yarış atına dönmüş olacak. Sınavlar, iyi rehberlik hizmetleri verilmezse sıkıntılı bir süreç yaşatabilir&#8221; değerlendirmesi yaptı.Dershaneye talep artarEğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, yeni sistemin dershanelerin önüne geçmek için hazırlanmış gibi görünse de iyi uygulanamadığı takdirde dershanelere olan talebi artıracağını söyledi. Dinçer, &#8220;Öğrenciler belki dershane bağımlılığından kurtulacak ama başka bağımlılıklar doğabilecek. Öğrencilere yapılacak sınavlar, bilgiyi ölçmeyi değil, yetenek ve becerilerini ölçmeyi hedeflemeli. Sadece bilgi ölçüldüğü sürece dershanelere bağlı kalınabilir&#8221; dedi.Alıntı = EnSonHaber.Com ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yeni sisteme göre, üniversiteye girişte artık tek değil, dört sınav uygulanacak. Yeni sisteme göre öğrenciler, 10, 11 ve 12&#8217;nci sınıfın sonunda,&#8221;Olgunlaşma Sınavı&#8221; adı verilen bir sınava girecek. ÖSS&#8217;nin uygulanmasına da bu sınavların ardından devam edilecek. Böylece öğrenciler, dört sınava girmiş olacak. Sistem oturduktan sonra zamanla ÖSS&#8217;ye alternatif bir sistem haline getirilecek.Başlangıçta yılsonu sınavlarının yüzde 25, ÖSS&#8217;nin yüzde 75 oranında etki etmesi planlanıyor. Yıl sonu sınavlarının etki oranının zamanla artırılması ve dört sınavın eşit hale getirilmesi düşünülüyor. Uygulamanın hızlanması ve sistemin alt yapısının kurulması için, atanacak yeni Milli Eğitim Bakanı bekleniyor.ÇALIŞMA TAMAMİrfan Erdoğan başkanlığındaki Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu, üniversiteye girişte uygulanacak yeni bir sistem hazırladı. ÖSYM ile de görüş alışverişinde bulunan başkanlık, ilk taslak çalışmayı tamamladı. Yeni sistemle, tartışmalı katsayı problemi de çözülecek. Buna göre, meslek liseleri, kendi alanlarındaki üniversitelerin 4 yıllık bölümlerini katsayı engeli olmadan tercih edebilecek. Kendi alanı dışında tercih yapanlar için ise katsayı uygulaması devam edecek. Yeni sistemde meslek liseliler katsayı sorunu yaşamayacak10, 11 ve 12&#8217;nci sınıfların sonunda, öğrencilerin yıl boyunca gördüğü beden, müzik, resim dersleri dışındaki dersleri kapsayan bir sınav yapılacak. Bu sınavda öğrencilere, alanlarındaki ders ağırlıklarına göre soru sorulacak. Öğrenciler, yıl boyunca işledikleri tüm derslerden soru ile karşılaşacak.Meslek lisesi öğrencileri, kendi alanlarıyla ilgili ek soru çözecek.Bu sınavların soruları, MEB ve ÖSYM tarafından ortak olarak hazırlanacak. Olgunlaşma sınavlarının ardından, ÖSS&#8217;ye de girilecek. Olgunlaşma sınavlarından alınan puanların ortalamaları, ÖSS puanına eklenecek. Puan yüzdeleri, ÖSYM ile yapılacak toplantıyla netleşecek. Olgunlaşma sınavı, iki güne yayılacak. Soru sayıları, haftalık ders saatinin 6 ile çarpılması ile tespit edilirken, haftada 6 saat matematik dersi veriliyorsa, sınavda 36 matematik sorusu olacak.Meslek lisesi öğrencileri, temel alan derslerini genel lise öğrencileri kadar yoğun almadıkları için, bu alanlarda 30-40 daha az soru ile karşılaşacak. Bu öğrenciler, kendi okudukları alanla ilgili olarak fazladan 30-40 soru çözerek, diğer genel liseliler ile eş seviyede soruyla karşılaşmış olacak. Örneğin, Motor bölümünde okuyan öğrenci, bu alanda, İmam Hatip lisesi öğrencisi de yine kendi alanında soru çözecek.Meslek liseleri öğrencileri, kendi alanlarıyla ilgili üniversite bölümlerini tercih ettiğinde, katsayı sorunu ile karşılaşmayacak. İmam Hatip lisesi mezunları İlahiyat Fakültesi&#8217;ni, İletişim Meslek lisesi mezunları İletişim Fakültesi&#8217;ni, Makine bölümü mezunları Makine Mühendisliği bölümlerini tercih edebilecek.Sınavla, ortaöğretim sisteminin performans değerlendirmesi de yapılacak. Bakanlık, hangi sınıflarda hangi alanlardaki ve hangi derslerde sıkıntı olduğunu görecek. Sınıflar, illere göre de değerlendirilebilecek. Sınav, ÖSS&#8217;den önce öğrencilerin başarı durumlarını tespit etmeyi de sağlayacak.  YÖK ve yeni bakan karar verecekÖncelikle Talim Terbiye Kurulu&#8217;nun hazırladığı bu taslak, kabinenin yeni Milli Eğitim Bakanı&#8217;nın onayına sunulacak. Eğer Bakan, ÖSS&#8217;de sistem değişikliği için &#8220;düğmeye basın&#8221; talimatı verirse gözler YÖK&#8217;e çevrilecek. Yasa gereği üniversiteye öğrenci alımı işlemleri YÖK tarafından yapılıyor. YÖK, olgunlaşma sınavlarını yeterli bulursa ÖSS&#8217;yi kaldırabilecek. YÖK&#8217;ün ÖSS&#8217;yi kaldırmaması halinde olgunlaşma sınavları ile ÖSS&#8217;nin sınavdaki ağırlık derecelerini eşitlemesi de gündeme gelebilecek. Taslak çalışmada, ders ağırlıklarına göre öğrencilere sorulacak soru sayıları şöyle hesaplandı:Türkçe-Matematik Alanı:10&#8217;uncu sınıf: 162 soru 11&#8217;inci sınıf: 138 soru 12&#8217;nci sınıf: 120 soruSosyal Bilimler Alanı:10&#8217;uncu sınıf: 138 soru 11&#8217;inci sınıf: 144 soru 12&#8217;nci sınıf: 144 soru Fen Bilimleri Alanı:10&#8217;uncu sınıf: 156 soru 11&#8217;inci sınıf: 156 soru 12&#8217;nci sınıf: 132 soru Yabancı Dil Alanı:Her sınıf için:186 soruMesleki okullara yönlendirme yapılması şartEğitim-İŞ Genel Başkanı Yüksel Adıbelli de, sistemin ne kadar iyi kurulursa kurulsun öğrencilerin dersanelere bağlanacağını söyledi. Adıbelli, &#8220;Herkes üniversiteye girecek diye bir şey yok. Yüzde 70 oranında mesleki okullara yönlendirilirse ve yüzde 30&#8217;u da üniversiteye yölendirilirse bu sistemde bir sıkıntı yaşanmaz. Öğrencilerin eğitime ve okullara güvenmesi gerekir. Ama öğrencilerin yüzde 100&#8217;ü üniversiteye gidecekmiş gibi bir akıldan hareket edilirse sıkıntı doğar. Bu durum öğrencileri dershaneye bağlı hale getirecek. Öğrenciler ve veliler dershaneye gitmeden bir şey yapılamayacağına inanmış durumda. Zaten dershane sektörü 2.5 milyar doları buldu. Bu rakam da giderek artacak. Çocuklar iyice yarış atına dönmüş olacak. Sınavlar, iyi rehberlik hizmetleri verilmezse sıkıntılı bir süreç yaşatabilir&#8221; değerlendirmesi yaptı.Dershaneye talep artarEğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, yeni sistemin dershanelerin önüne geçmek için hazırlanmış gibi görünse de iyi uygulanamadığı takdirde dershanelere olan talebi artıracağını söyledi. Dinçer, &#8220;Öğrenciler belki dershane bağımlılığından kurtulacak ama başka bağımlılıklar doğabilecek. Öğrencilere yapılacak sınavlar, bilgiyi ölçmeyi değil, yetenek ve becerilerini ölçmeyi hedeflemeli. Sadece bilgi ölçüldüğü sürece dershanelere bağlı kalınabilir&#8221; dedi.Alıntı = EnSonHaber.Com ]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>